Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MUSTAFA Sandal da tıpkı Bülent Ersoy gibi eski popülerliğinden uzaklaşan bir isim. Magazin dünyasında çok alışkınız, popülerite azaldıkça çene ishali isimli amansız bir hastalık peydahlanır insanlarda. Sandal'a da bir ilham gelmiş. Akşam'dan Nurbanu Elbir'e tuhaf bir açıklamada bulunmuş. Demiş ki: "Bir sanatçı belli bir yaşa gelmiş ve maddi manevi bir takım şeyler elde etmiş, doygunluğa ulaşmıssa, buna rağmen evlenip aile kuramıyorsa orada bir problem vardır!" Hadi ya, hakikaten mi? Ama Mustafa bu cümle ile yetinmemiş ve eklemiş: "Belli bir noktaya gelmiş sanatçı neden evlenmez? Hâlâ evlenip aile kurmaktan çekiniyorsa onda bir arıza vardır." Bakın kelimeler çok tuhaf seçilmiş. "Çekiniyorsa", "arıza" gibi kelimeler sizde neyi çağrıştırıyor. Vallahi bende doğrudan cinsel arızayı çağrıştırıyor. Sanki "Evlenmeyen nah böyledir" gibi bir şeyler söylemeye çalışıyor. Tabii sanatçıdan kimi kastettiğini anlamadım. Fazıl Say mı, Bedri Baykam mı? Gerçi Baykam evli, Fazıl da evlenip boşanmış. Ama pop dünyasını ve kendisi gibi şarkıcıları kast ediyorsa iş daha da ilginçleşiyor. Mustafa evlenmiş, mahallenin ahlak bekçisi olmuş, bir de hangi arada becerdiyse olgunlaşıp evlenmemiş insanlarla ilgili ahkam kesiyor. Şahaneymiş. Utanmasa bir de "Üç çocuk yapın" diyecek. Mustafacım, aferin sen evlenmiş çocuk yapmışsın. Maşallah arızan filan yokmuş. İşine bak, albüm filan yap. Başkalarının arızalarına da karışma!

        İnsan haham değil, papa olur

        ERGENEKON soruşturması ile hayatımıza giren Tuncay Güney çok antipatik bir adam. Haham olması, tuhaf tavırları ile ondan hoşlanmak çok kolay değil. Ama dün internette işkence altında ifadesi alınırken kaydedilmiş seslerini dinleyince çok kötü oldum. Ağlaması, kusması, polislerin iyi-kötü polis oyunları, "sıkın t..aklarını" diye bağrışları ve sesindeki derin korku onu bir parça anlamamı sağladı. Vallahi insan o korkuyla bırakın Kanada'ya kaçıp haham olmayı, papa bile olur. Tabii bir de şunu çok merak ediyorum: işkenceci polislere bunca yıldır ne oldu? Herhangi bir idari işleme uğradılar mı? Uğrayacaklar mı? Bu ülkede bunlar ne kadar saçma sorular değil mi?

        Bülent Ersoy diye biri vardı

        HAKİKATEN, bilmem hatırlar mısınız Bülent Ersoy diye şahane, rengarenk, güzel bağıran, ezan duydu mu ellerini açan bir ekran karakteri vardı. Popstar Alaturka bitti ve o da gitti. Sanki hiç olmamış gibi, sanki günlerce onun söylediği, saçmaladığı şeyleri konuşmamışız gibi. Sanki günlerce onun giydiği o imkansız kıyafetlerin fotoğraflarına bakmamışız gibi. Evlendikten sonra onlarca polemikle sarsılmamışız gibi. Televizyon programı bitti, Bülent gitti. Hafta başında şöyle hafifçe magazin dünyasının kapısından başını gösterir gibi oldu. "Ben evlendiğim erkeklerin piyangosuyum" filan gibi iddialı laflar da etti üstelik. Hatta upuzun elbisesi ile merdi-çıkarken iki yardımcının eteği tuttuğu detayı bile sızdırılmıştı. Ama olmadı. Bülent Ersoy ile kimse ilgilenmedi. Sanırım bu noktada Murat Bardakçı haklı çıktı. Bardakçı, yıllar önce Bülent Ersoy'un ekrandan kudurduğunu Türk Sanat Müziği söylemenin Bülent Ersoy'un yaptığı şey ile alakasının olmadığını yazmıştı. Bardakçı haklı, Türk Sanat Müziği klasiklerini Ersoy'un ağdalı yorumundan dinlemek adeta azap oluyor. Uzun zamandır albüm yapmayan, müzikal kimliğini geliştirmeyen Ersoy, bir ekran figürü olarak girdiği hayatımızdan yavaşça Bülent kayıp gitti...

        Beni güzel gösteren adam

        KİŞİ kendini bilmeli. Öyle dünyalar güzeli filan değilim. Hele üzerine bir de şişmanlık eklenince bu ülkede güzel sayılmam çok da kolay değil. Bu nedenle fotoğraf çektirmek çok meşakkatli bir iş benim için. Bundan altı yıl önce Faik Sönmezin moda çekimlerinde bulunup kilolu mankenle fotoğraf çektirmiştim. Fotoğrafı çeken Tamer Yılmaz'dı ve sonra altı yıl boyunca o fotoğraf köşe fotoğrafım oldu. Gazete Habertürk çıkmadan önce de Tamer'in kapısını çaldım. Yüzlerce kare fotoğraf çektik. Ve köşe fotoğrafım olan fotoğrafı kendim için çektirmiştim. Tüm görgüsüzlüğümle evime koyacaktım. Ama Memet Güler yüzlerce karizmatik, seksi foto arasından "budur" deyince bir şey diyemedim. Şimdi sizlerden gelen olumlu tepkiler karşısında önce (Tabii ki Memet'e edicem ne de olsa magazin gazetemizin patronu o, Allah korusun kızdırmaya gelmez:) Memet Güler'e seçimi için, sonra da beni bu dünyada en güzel gösteren adam Tamer Yılmaz'a teşekkür ederim.

        rahsangulsan@htgazete.com.tr

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar