Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Gece yarısını bayağı bir zaman geçe, Türkiye'nin en azılı isimleri bir evde toplandık. Rock'çılar, oyuncular, fotoğrafçılar, mankenler ve moda editörlerinden oluşan müthiş bir 'ünlü' kadrosu içki eşliğinde sohbete başladık. Sakın yanlış anlamayın, bu bir "Dün gece birbirinden ünlü isimlerle takıldım, sabaha kadar da eğlendim" yazısı değil. Ünlü olduklarının altını çiziyorum çünkü ekranlarda görüp hiç derdi, tasası yokmuş diye düşündüğünüz isimlerin ortak bir noktada buluşma durumu var ki, o da aşk! Programlarda görüp "Kesin her gece başka kızla yatıyordur" dediğimiz adamın derdi de aşk, "Bu güzelliği kim terk edebilir ki?" dediğimiz kadının derdi de! Herkesin iyi ya da kötü bir aşk macerası var aklında, onunla yaşıyor. Kimi bitmiş aşkını anlatıyor, "Ama ben bitirdim" diye bir parantez açıp hikâyesini paylaşıyor. Kimi de inanamadığımız bir şekilde aldatılma hikâyesini. Tamam para pul ve güzellik yerinde de konu aşka gelince durum aynı. Geçen gün Medya Kralı'nda gözlerini süze süze "Ben hiç terk etmedim ki, hep terk edildim" diyen Mert Fırat'ı görünce de kendimi iyi hissettim doğrusu. Hani aldatılan topmodellerin ardından kadınlar nasıl kendilerini "O aldatıldıysa ben hayli hayli aldatılırım" diye rahatlatabiliyorlarsa, bunu biz erkeller de pekâlâ yapabiliriz. Zaten aşklar hep böyle...

        ***

        Tuhaf parti mekânı

        Yaratıcılıkta sınır tanımayan İstanbul gece hayatı bu sefer bizi eğlenmek için bitmemiş bir inşaatın ortasına götürdü. Feriköy'deki Feri Loft' un inşaat alanında yapılan partiye gidiş hayli olaylı oldu. Feriköy hiç bilmediğimiz bir yer. Aslında şehir merkezinde olmasına rağmen keşfetmediğimiz köşelerde. Yerleşim o bölgelere kaymış da haberimiz yok, gökdelenler yükselmiş bile çoktan. Tabii evleri görelim diye gitmedik, o kadar deli değiliz. Simay Bülbül yeni kreasyonundan bazı elbiseleri sergiledi o gece. Mehmet Turgut'un çekimini yaptığı görseller de parti alanının dört bir yanındaydı. Beki de İstanbul'un en yağmurlu gecesi olmasına rağmen particilerin doldurduğu mekânda bir de yaz parti si fena olmaz. Biz göremedik ama yapım halindeki havuz başı bana çekici geldi.

        ***

        Can Bonomo meselesi

        Can Bonomo patlamasını bu şekilde yapabileceğini hiç düşünmüş müydü bilmiyorum ama şu dönemin en popüler kişisi şüphesiz o! Eurovision'a gidecek, bizi temsil edecek. Ve eminim bu işi çok da başarıyla yapacak. Evet Türkiye'nin çok tanımadığı bir isim. Sonuçta ilk albümü çıkalı çok olmadı. Tanışırız, onda problem yok. Eurovision yahu bu, milli mesele değil! En olmadı Almanya'dan, Hollanda'dan 12 puan alır otururuz yine. Konu Türkiye'nin imajıysa, Can süper bir isim, cayır cayır bir Türk genci! Kendi adıma beni temsil etmesine sevindim. Dikkat çekmenin bir yolunu bulacaktır eminim. Merakla beklediklerimden...

        ***

        Halil Sezai konusu...

        Milletle yaptığım Halil Sezai kavgaları bitmiyor. Benim dediğim "Dinlemeye doyamıyorum" sözlerinin karşılığında, "Çok bayık yaaa" laflarını duyunca sinirleniyorum artık. Bakın, herkesin bir arabesk ihtiyacı var ama başka yönlerde. Bazı mekânlarda gecenin sonlarına doğru çalınmaya başlayan 'Batsın Bu Dünya'ya herkes elleri havada eşlik ederken ben suratımı buruşturmak suretiyle eşlik ediyorum. Kimse kusura bakmasın, sizin Orhan Baba'nız benim babam değil! Sadece ona da değil, katlanamıyorum arabeske! Dünyanın en arabesk kanalında 4 yıl çalışmışlığım var, konuyu bilmiyor da değilim. Ama bu konudaki zevkim asla değişmedi. Halil Sezai ise başka bir durum. Her kesin sevebileceği bir müzik yapmadığı için de daha fazla seviyorum sanırım. Bir içine girseniz çıkamayacaksınız aslında.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar