Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KAYBEDENLER Kulübü'nü izledim geçen pazartesi. Yarın vizyona girdiğinde kendiniz de görebilirsiniz, izlediğim Türk filmleri arasında en estetik sevişme sahneleri bu filmde var. Herkesin araya yastık koyduğu, yok "O ben değildim, dublörümün bacaklarıydı" demeyi eksiklik değil de marifet saydığı bu dönemde iyi geldi. Sinemada gerçek bir şeyler izlemek, sahnelere inanmak, Türk filmlerinde çok başıma gelmeyen bir şey. Öyle ki 'Babam ve Oğlum'da bile tek damla gözyaşı dökmemiş biriyimdir. Konuya filmin sevişme sahnesinden başlamak ise biliyorum bir tuhaf oldu ama hatırlarsınız Av Mevsimi'nde Cem Yılmaz ve Melisa Sözen'in öpüşme sahnelerini beğenmediğimi yazınca Hıncal Uluç'la başım belaya girmişti. Uyarımı da buradan yapayım, Hıncal Abi o filmdeki öpüşmeleri dozunda bulduysa, bu filmi izlerken kalbine dikkat etsin!

        YALNIZLIK SENFONİSİ

        Bir kere Tolga Örnek gerçekten başka yönden bakarak olaya, tam bir sinema filmi çıkarmış ortaya. Sahne geçişlerini ve akıcılığını çok sevdim. Nejat İşler'in neredeyse kendini oynadığı kadar mutlu olduğu bir rol, bu uyumu hissediyorsunuz. Diğer başrol Yiğit Özşener için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çok düz oynamış, fark edilmiyor filmde. Ahu Türkpençe de rolünün hakkını verenlerden. Filmin asıl kahramanı ise Rıza Kocaoğlu desem yalan olmaz. Benim izlediğimde o ne zaman çıksa salonda bir tepki gerçekleşiyordu. Çoğunlukla kahkaha tabii. Tolga Ornek'i herkesin gittiği yoldan gitmeyip, ajitasyonu bol, draması fazla bir film çekmediği için ayrıca desteklemek istiyorum. İnsanın en büyük acısının hayattaki yalnızlığı olduğunun altını çizmiş ama anlamak isterseniz anlıyorsunuz. Ve sağlam, huzurlu bir hayat kurmuşsanız yara almadan çıkabiliyorsunuz filmden. Ama gerçekten yalnızlık sorununuz varsa, sonunda gözyaşları kaçınılmaz...

        Ne buluyorsunuz Nejat İşler'de?

        GENELLİKLE erkeklerin, Nejat İşler için eriyen kız arkadaşlarına sarf ettiği bir sorudur bu; "Ne buluyorsunuz şu Nejat İşler'de, anlamıyorum." Hakikaten baktığın zaman çok yakışıklı bir adam değil, hatta biraz sıradan bile durabiliyor. Giyim desen, onda da bir numara yok. Ama yaşam tarzı ve fikirleri bir insanı bambaşka bir yönden çekici hale getirebiliyor işte. Kaybedenler Kulübü'nde aslında Nejat İşler gibi erkeklerin kadınları nasıl etkilediği de gösterilmiş. Yani aranızda bu konuyu cidden dert etmiş birileri varsa, Nejat İşler'in o enerjiyi nasıl m yaydığına dair ipuçlarını bu filmde görebilir.

        Cesur şefler

        YENİ yarışmamız Master Chef gecelerimize eğlence katıyor. Aslında Show TV hemen her gece karşımıza çıkardığı için sıkılmamız da sevmemiz kadar çabuk olacak ama yine de başladık bir kere. Herkesin dilinde de Cipriani'nin şefi Batuhan'ın yarışmacılara davranış tarzı var! Ben de izlerken Batuhan'a daha çok üzülüyorum aslında, kimbilir hangi mutfakta neler geldi başına da, nasıl azarlar işitti ki şimdi aynısını yarışmacılara yapıyor. Erol Kaynar ve Murat Bozok her zamanki efendilikleriyle hareket ederken Batuhan'ın sinirli şirin tripleri bir tuhaf kaçıyor. Hayır bir şey değil, bağırdığı yer mutfak! Bıçakların, tavaların her boyunun olduğu bir mekânda birinin bir şey kapıp onu kovalaması an meselesi. Kazasız belasız biter umarım bu program!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar