İstanbul'un ortasındaki seks açılımı
New York dönüşü kaldığım yerden vazifeme devam edeyim diye İstanbul gecelerine direkt giriş yaptım. En son New York’ta bir gökdelenin 54. katının terasında partiye katıldıktan sonra insan biraz bocalıyor tabii. Bir de Amerika insanı rahat, pistte dans ederken biriyle konuşmaya başlaman ya da barda gülümsediğin bir adamın hemen yanında bitmesi olağan. Ama aynı şeylere ve daha fazlasına İstanbul’da rastlayınca şaşırıverdim. Gayet usturuplu başlayan partinin ortalarına gelindiğinde pistte bir gruplaşma olduğunu fark ettim ilk önce. Neredeyse tamamı İstanbul sosyetesi, şarkıcılar ve oyunculardan oluşan kalabalıkta herkes gözüne birini kestirmişti. Bir baktım daha sonra gözüne kestirmekten çok daha fazlasını yapıyorlar! Uykusu geldiğini bahane ederek eve gitmek isteyen bir kız, o gece tanıştığı adama “Ben eve gidiyorum, hem kalıp da ne yapacağım?” diye iş attı mesela. Çocuğumuz hazır; “Bu saatten sonra ne yapılacağını ben mi öğreteceğim sana!” Biz şok içinde konuşmaya şahit olurken kız da gülerek uzaklaştı. Başka bir köşede çevrelerindeki kişileri umursamadan öpüşen çift, “Ne âşıklar” diye düşünmemize sebep olurken erkek tarafının kadının bacağını kaldırıp elini eteğinin içine sokması “Yuh ne ateşliler!” dememize yol açtı. Sonra biraz hava alalım diye dışarı çıktık ki orada da duvara yaslanmış şık elbiseli kadınlarla “Sana gidelim-bana gidelim” konuşması yapan erkekler. Bir başka kadın bağıra bağıra evini tarif ediyor, “10 dakika sonra oradayım çok eğleneceğiz, hazırlan” deyip gülmeye başlıyor. Hani havaların ısınması bünyeleri etkiliyor ama bu kadarı da bir tuhaf geldi bana. İstanbul sokaklarında seks açılımı olmuş benim haberim yok, sizin var mıydı?
Trend Oben!
Geçen hafta yapılan adidas Street Party’de Tuba Ünsal, Zeynep Tosun ve Mercan gibi isimlerin yanında ben de “kendi çapında” trend belirleyici olarak yer aldım. Korelyan’ın çektiği fotoğraflarım çok havalıydı. Çocukluğumda annemi “Onu giymem-bunu giymem” sözlerimle delirterek başladığım farklı giyinme kariyerim beni buralara taşımış haberim yok! Kıyafet seçme uğruna harcadığım saatlerin, lap top başında ebay’den katıldığım açık artırmaların boşa gitmediğini görmek güzel. Ama bu yol o kadar da kolay tınlamasın kulağınızda. En son geçen sene papyon moda olsun diye az uğraşmadım, siz şahitsiniz. Yeni bir şeyler deniyorsanız ilk önce dalga geçilmeye göğüs germeniz gerekiyor baştan belirteyim.
Konser kuşatması
Geçen haftaki Harry Connick Jr konserini işten güçten kaçırınca ağlamaklı oldum resmen. Bu yüzden yazlık olarak Turkcell Kuruçeşme Arena’yı kullanmak istiyorum bu sene. Gelen isimleri alt alta koyunca yazın hangi ara tatile gideceğini şaşırıyor insan. Bir kere 25 Mayıs – 2 Haziran arası çocukluk aşkım Grease sergileniyor. Londra konserini kıl payı kaçırdığım Rihanna 3 Haziran’da, kaç kere gelirlerse gelsinler orada olacağım Massive Attack ise 13 Temmuz’da Arena’da. Tabii her sene olan Sertab Erener, Serdar Ortaç ve Ajda Pekkan konserlerini saymıyorum bile. Ama ilginç gelen 26 Haziran’daki Deniz Seki konseri. Deniz’in yeter artık kendini sakladığı, aramıza gelsin şöyle...