Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TARIK Akan, Edip Akbayram, Ataol Behramoğlu ve Levent Kırca gibi birçok sanatçıdan oluşan "Sanatçılar Girişimi", "Reddediyoruz/Ferman Padişahın Ülke Bizimdir" sloganıyla Bostancı Gösteri Merkezi'nde bir araya geldiler. "Büyük Buluşma" adını taşıyan etkinlikte, kadınlarla ilgili tiksindirici ifadeler kullanıldı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ağız dolusu hakaret edildi. AKP'nin padişahlığa çevirdiği ülkeye yeniden demokrasi getirmeyi iddia eden konuşmalar sırasında en çok atılan slogan "Mustafa Kemal'in askerleriyiz!" sloganı oldu. Buluşma büyüktü ama ne üzerinde buluşacağına karar verememiş bu sanatçı ve aydınların ışıltısı bırakın kitleleri, kendi zihinlerini açacak pırıltıdan bile yoksun görünüyordu. Etkinliğin davetlilerinin eve dönüş yolunda kara kara düşünüp "Aydınlarımızın ışığı buysa, iyi ki 'ampul' var" dediğini düşünüyorum.

        Siz de düşünün...

        Öyle ki, düzenlenen etkinliğe CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı katılmakta. CHP bugün % 27'lere varmış oy oranıyla ülkenin en önemli anamuhalefet partisi. Düzenlenen etkinlik de azametli oy oranlarıyla iktidara gelmiş AK Parti'ye karşı "beraberce" bir hayır diyebilmek için kurgulanmış, belli. Fakat sonuç ne? Levent Kırca adındaki "aydın kişi"nin sırf Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasını daha erken yapıp ayrılmak istemiş diye küplere binmesi ve "Bu geceye geliyorsan, bekleyeceksin. İşi varmış diye gidiyormuş. Benim de işim var, belki bir karı buldum gidip onu dü...ğim" gibi, iğrençlikte zirveyi zorlayan ifadeler kullanarak geceye damgasını vurması.

        Yıllar yılı avam bir müstehcenlikle açıkça seksist ve ayrımcı bir mizahın öncülüğünü yapmış Kırca'yı muhalif aydın klişesi altında izlemeye ve alkışlamaya gelen "çağdaş" kadının düştüğü duruma mı üzüleyim... Yoksa rakibinden değil konjonktür gereği kendisine "refik" olması gereken Kırca'dan bile tekme tokat muamele gören Kemal Kılıçdaroğlu adına mı esef edeyim, bilemedim.

        MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİ

        Ama şu kesin: Muhalif olmak hiç bu kadar ucuz olmamıştı. "Büyük Buluşma" nasıl da muhalif bir geceymiş, bakalım:

        ■ Demokrasi bitiyor tükeniyor, hukuksuzluk aldı başını gitti diye ortalara düşeceksiniz ama gece boyu attığınız slogan "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" olacak... Televizyonlarda hep "demokrasi ayıbı", "hukuk skandalı" gibi argümanlar kullanacaksınız ama kendi özel gecelerinizde militarizmin kolon ve kirişlerine yaslanmakta hiç sakınca görmeyeceksiniz.

        ■ Hem Silivri'nin; tutuklu öğrencilerin haklarını savunacaksınız, hem askerleri olduğunuz Mustafa Kemal'in; protesto ve isyanın bir "olasılık" halini aldığı anlarda bile ne denli şedit cevaplar, çözümler(!) ürettiğini bilmeyecek, bilmezlikten geleceksiniz.

        Kadın haklarını savunmanın tek ve benzersiz adresi olarak hükümetin kadına şiddete karşı mücadele yöntemlerine bile her fırsatta çamur atacaksınız ama "nefret dili"nde kardeşlik etme adına "muhalif çağdaş aydın" sıfatıyla payelendirdiğiniz Levent Kırca, beş bin kişinin huzurunda "karı dü...k"ten bahsedebilecek.

        ■ "Düşmanımın düşmanı dostumdur" şeklinde betimlenebilecek ortaçağ siyaset felsefesiyle dost edindiğiniz adam, iktidara muhalefet etme noktasında fazla imkâna sahip olan muhalefet partisinin liderine, binbaşının emir erine davrandığı gibi davranabilecek. Kendinize aydın ve sanatçı diyeceksiniz ve hükümeti devirmek gibi pek de sanatkârâne olmayan güçlü motivasyonlarla ortaya çıkacaksınız ama daha anamuhalefet partisinin liderine asgari düzeyde saygı göstermekten bile aciz olacaksınız...

        ■ "Ferman padişahın, ülke bizimdir" diyerek ülkenin asıl sahiplerinin sizler olduğunu haykıracaksınız ama anamuhalefet liderine bile sahip çıkamayacaksınız.

        Ve hâlâ her nasılsa siz "çağdaş, modern, ilerici sanatçı" olacaksınız, halk "AKP" denen partiye oy verdiği için geri, cahil, kaba saba bir yekûn...

        İktidardakileri Menemen provokasyonunda kullanılan maşaların uzantısı olmak gibi akıl almaz ithamlarla suçluyor, sahneyi düşünce kalıplarından sloganlarına ve hatta küfürbazlığına varana kadar kopyaladığınız militarist bir vodville dolduruyor ve sonra demokrasi istediğinizi söylüyorsunuz öyle mi? İnsanlar size niye inansınlar? Yalanınız paçalarınızdan akıyor.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar