Ahmet Bey'in yasağı
MÜZİK yazarı ve yayıncısı Ahmet Say, geçen gün Cumhuriyet Gazetesi'nde Atatürk'ün radyolarda alaturka müziği yasaklaması konusuna temas etmiş ve böyle birşeyin yaşanmadığını söylemiş.
Kaynağı da, bundan 18 sene önce kendisinin yayınladığı bir kitap: Atatürk'ün fasıl heyetinin şefliğini yapan Hafız Yaşar'ın hatıraları...
Hafız Yaşar, İncesaz Heyeti'nin radyolarda çalmasının Atatürk zamanında bir ara yasaklandığını söylemiş, "Bir eyyâm böyle geçti" demiş ve bu ifade Ahmet Say'a göre alaturka müziğin yasaklanması değil, İncesaz Heyeti'nin yayınlarının geçici olarak kaldırılması imiş...
Ahmet Bey bu kadarla da kalmamış, yasaklamanın olduğunu ileri sürenlere hakaret üstüne hakaretler yağdırmış.
Beyefendiye göre, "tarihçi" geçinen bazı suratı ve kafası karışık kişiler, Atatürk'e ilişkin kimi olgu ve olaylara "yitik geçmiş" olarak bakmakla kalmıyor, olayları her fırsatta çarpıtarak tarihi kirletiyorlarmış. Bir radyo programının kaldırılmasını, Türkiye'de geleneksel sanat müziğinin yasaklandığı biçiminde çarpıtmak ruhsal hastalıkmış ve hastalığın kökeninde "Osmanlılık özlemi" varmış.
MÜZİSYEN NEZAKETİ!
Ne kadar güzel, nazik ve bir müzisyene yakışan kibar ifadeler değil mi?
Ahmet Bey'in "yalan" dediği konuları defalarca yazıp çizmiş bir kişi olarak, bu tuhaf hakaretleri kendime ve meseleye benim gibi âşinâ olanlara yapılmış kabul ediyorum. Bu yüzden, konuyu bilmeyen, araştırmayan ama buna rağmen kulaktan dolma ve kırık-dökük söylentileri ideoloji sosuyla ortaya sürmeye çekinmeyen Ahmet Bey'e işin aslını anlatıyorum:
■ "İncesaz", o devirde radyoda icra edilen alaturka müziğin ismidir. "İncesazın yasaklanması" bir müzik grubuna değil, müziğin tamamına gelen yasak demektir. Hafız Yaşar'ın kullandığı "Bir eyyâm böyle geçti..." ifadesi de "alaturka musiki bir müddet yasaklanmıştı" anlamına gelir!
ASIL YASAK, 1935'TEDİR
■ Alaturka müziğin 1926'da yasaklanması diye birşey sözkonusu değildir, yasak 1935'te gelmiştir. 1926'da alınan ve 1976'ya kadar uygulanan karar ise, okullarda Türk Musikisi öğretimine getirilen yasaktır. Eğitimdeki bu yasaklama, o zamanın gazetelerinde "Alaturka musikiye elvedâ. Resmî müesseselerde alaturka musiki ilga edildi. Artık bu musikiden tarih derslerinde bahsolunacaktır" şeklinde yeralmıştır ve Ahmet Bey şayet eski harflere âşina ise, bu sayfaya koyduğum kupürü okuyup işin aslını öğrenebilir.
■ Türk Müziği yasağı, Atatürk'ün 1934 Kasım'ında yaptığı Meclis'i açış konuşmasından sonra, 1935 Ocak'ında konmuş ve sekiz ay devam etmiştir. Ahmet Beyefendi, yine bu köşede yer verdiğim ve karardan sonra çizilip altına "Eski devrin bozuk sazını dinleyemezdik ya!" sözlerinin yazıldığı manidar karikatüre bir nazar buyurduğu takdirde, meselenin ne olduğunu anlama yolunda ilk adımı atmış olacaktır.
Ahmet Say, bu yazısı ile işin içine kısır ideolojik tartışmalar girdiğinde cehaletin sınırlarının tahminlerden de ötelere gittiğini ispat etmiştir, o kadar!