Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MİLLÎ Kütüphane’nin plânladığı tıpkıbasım cinayetinden, yani bazı elyazmalarının “tıpkıbasım” adı altında perişan edilmesi hazırlıklarından geçen gün bahsetmiştim...

        Kültür Bakanlığı taammüden işlenmek üzere olan bu bilimsel katliamı şimdilik durdurdu ve toplantılar, araştırmalar, soruşturmalar, sorgu-sual faslı başladı...

        İş askıya alındı ya, Bakanlık şimdi İstanbul’daki elyazması kitap birimlerine “Abdülkadir Meragî’nin tıpkıbasıma lâyık eserlerinin neler olduğunu” soruyor...

        Abdülkadir’in kim olduğunu, bilmeyenler için kısaca söyleyeyim: 1350’li seneler ile 1435 arasında yaşamıştır, Timur’un başmüzisyenidir ve Şark-İslam Musikisi’nin en önemli üstadlarındandır.

        Bakanlığın yayın konusundaki sorusunun muhatabı gerçi ben değilim ama bu alanda senelerdir yayın yapan, kaynak olarak hâlâ kullanılan, başka dillere de çevrilen, üzerine bir başka çalışmanın maalesef yapılmadığı Abdülkadir Meragî biyografisinin de yazarı olarak cevap vermeye kendimi mecbur hissediyorum.

        Tekrar ve daha açık şekilde ifade edeyim: Abdülkadir bahsini gazeteci kimliğimle değil, sözkonusu alanda yayını olan bir musiki tarihçisi kimliğim ile yazıyorum...

        ANKARA’DA ESER YOKTUR!

        Yayın konusunda şu hususun öncelikle ve mutlaka bilinmesi gerekir: Millî Kütüphane kolleksiyonlarında İslam Musikisi Tarihi alanında birinci sınıf kaynak olabilecek bir elyazması maalesef yoktur. Mevcut eserler ya önemli elyazmalarının kopyaları veya mikrofilmleri; yahut ikinci, hattâ üçüncü veya dördüncü derecede önem taşıyan kitaplardır ve tıpkıbasımı yapılmaya lâyık eserler başka kütüphanelerde, özellikle de İstanbul’daki elyazması kitaplıklarındadır.

        İşte, Abdülkadir’in eserlerinin tıpkıbasımı yapılmaya lâyık bizdeki nüshaları:

        - “Câmiu’l-Elhân”, yani “Nağmeleri Toplayan Kitap”: Abdülkadir Meragî’nin en önemli eseridir; “müellif hattı”, yani bizzat Abdülkadir’in kaleminden çıkmış olan nüsha İstanbul’da, Nuruosmaniye Kütüphanesi’nde 3644 numaradadır ve Timur’un oğlu Şahruh’a ithaf edilmiştir ve Abdülkadir’in tpkıbasımı öncelikle şart olan kitabı budur, üstelik maksada uygundur, yani renklidir! Fakat unutmayalım: Eserin tıpkıbasımı değil ama metni, rahmetli Taki Biniş tarafından 1987’de Tahran’da yayınlanmıştır.

        - “Şerhu’l-Kitâbü’l-Edvâr” ve “Fevâid-i Aşere”, yani “13. Asır Musiki Nazariyatçısı Safiyüddîn’in Devirler Kitabı’nın Şerhi” ve “On Fayda”: Birarada ciltlenmiş ve Abdülkadir’in elyazısı ile olan tek nüshaları da yine Nuruosmaniye Kütüphanesi’nde, 3651’dedir. Ama ilk eseri, yani “Şerh...”i, yine Taki Biniş 1991’de aynı şekilde Tahran’da yayınlamıştır.

        - “Makasıdu’l-Elhân”, yani “Nağmelerin Maksatları”: Millî Kütüphane’nin tıpkıbasımını yapmaya pek hevesli göründüğü ve eksik bir nüshasını katlederek yayınlamaya hazırlandığı bu eserin Türkiye’de artık müellif hattı, yani Abdülkadir’in elyazısı ile olan bir nüshası yoktur. “Artık” diyorum, zira daha önce İstanbul’da özel bir kolleksiyonda bulunan ve Abdülkadir’in kaleminden çıkmış olan elyazması 1985 Nisan’ında Londra’da yapılan bir açık arttırmada satılmıştır!

        Millî Kütüphane’nin rahmetli başkanı Müjgân Cumbur, son derece önemli olan bu kayıp nüshanın mikrofilmini temin etmiş ve kütüphaneye aldırmıştı. Mikrofilmden yayın yapıldığı takdirde tıpkıbasım siyah-beyaz olacak ve etrafa hava atma imkânı getirecek rengârenk bir görüntü vermeyecektir, ancak hatırlatayım: Makasıdu’l-Elhân’ın en önemli ve tam olanı bizde şimdi sadece mikrofilmi kalan bu nüshadır, Millî Kütüphane basmaya karar verir ama filmi bulamaz ise bendenizde de bir kopyası vardır, derhal takdim ederim!

        İLMÎ CİNAYETİN HATIRLATTIĞI!

        Ama, Makasıdu’l-Elhân’ın illâ ki rengârenk bir tıpkıbasımının yapılması isteniyorsa, Topkapı Sarayı’nda Revan Kitapları 1726’daki muhteşem elyazması kullanılmalıdır. Bu nüsha gerçi Abdülkadir’in elyazısı ile değildir ama hattı da, tezhibi de, cildi de mükemmeldir ve katledilmeden, yani Photoshop’a görgüsüzce kurban edilmeden yayınlandığı takdirde kalıcı ve ciddî bir iş yapılmış olur. Ve, yine unutmadan: Taki Biniş, 1966’da Makasıdu’l-Elhân’ın metnini de yayınlamış ve kitap iki baskı yapmıştır!

        Kültür Bakanlığı Müsteşarı Prof. Haluk Dursun, elyazmalarımızı Millî Kütüphane’nin girişmek üzere olduğu katliamdan şimdilik kurtardı ama tuhaflığa bakın: Şark-İslam Musikisi’nin Abdülkadir gibi çok önemli bir ismi, gazete sütunlarında bu taammüden cinayet hazırlığı sayesinde yer bulabiliyor!

        Bitmediiii... Sırada şimdi kendi kabahatlerini başkalarına yüklemek için bakanlığın üst düzeyine iki günden buyana “Biz böyle bir şey istemedik” diye gerçekdışı beyanlarda bulunan Millî Kütüphane yetkililerinin hazırlamış oldukları elyazması cinayeti şartnamesi ile tutanaklar var; onları da yayınlayacağım!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar