Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Gazetecinin de bir gün emekli olabileceğini ilk gösterenlerden oldu. “Hayatın keyfini çıkarayım” deyip memleketi Antalya’ya yerleşti.

        Arkadaşlardan zaman zaman haberini alıyordum.

        Her gün bisiklete bindiğinden, her sabah erkenden yaz kış demeyip denizde yüzdüğünden, genç görünümünde bir gram eksilme olmadığından söz ediyorlardı.

        Geçen ay açtığı “Siyah Beyazlı Yıllar” albümünün sergisinde görünce söylenenlerin ne kadar gerçek olduğu fark ettim. Sözünü ettiğim, foto muhabirlerinin üstadı; öğreticisi Sökmen Baykara...

        YAŞAR YAŞAMAZ

        Sabah yüzerken çocukluk arkadaşlarımdan birine rastlamış.

        Telefondaki sesi yine neşe doluydu, “Senden söz ettik” diye başladı.

        Biraz hal hatır sorduktan sonra başından geçen hikâyeyi anlatmaya başladı.

        Daha bir ay önce TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in elinden ödül alan Sökmen Baykara’nın nüfus kaydı kaybolmuş.

        “Öyle şey mi olur?” dememe fırsat kalmadan anlatmaya başladı.

        Yıllardır yurtdışına gitmediğinden; doğum yeri Antalya’dan çok fazla uzaklaşmadığından söz etti.Ardından ilginç hikâyesini aktarmayı sürdürdü.ABD’de bulunan büyük oğlu kalp rahatsızlığı geçirip ameliyat olunca, yanına gitmek için süresi biten pasaportunu yenilemek amacıyla Emniyet’e gitmiş; nüfus bilgilerini aktarmış. Ancak görevli memur, “Siz Antalya değil, Antakya doğumlusunuz” deyince şaşırmış.“Ben 1936’da Antalya’da doğdum; yıllarca da bu nüfus bilgileri ile pasaport aldım” ısrarına rağmen görevli memurdan aldığı yanıt aynı olmuş:“Burada doğum yeriniz Antakya yazıyor...”

        Bilgisayar sorgulamasından Antakya nüfusunda da kaydı bulunamamış.“Yaşar yaşamaz” pozisyonunda kalmış.

        ATLANTA YAZSAYDI

        “Ben 1936’da doğduğumda Antakya, Türkiye sınırları içinde bile değildi” dese de sorununu çözememiş.Nüfus kütüklerinin yenilenmesi sırasında görevli memurun yanlış bilgi girmesinden dolayı yanlışlığın yaşandığı ortaya çıkmış.“Yanlışlık anlaşıldı, verin pasaportumu” dediğinde itiraz gelmiş: “Olmaz, ancak dava açıp mahkeme kararıyla yanlış bilgiyi düzeltebilirsiniz...”

        Sökmen Ağabey dayanamamış: “Madem yanlış yazdı Antakya yerine Atlanta yazsaydı ya; hiç değilse oğlanın yanına rahat giderdim...”

        Sökmen Ağabey, oğlunun yanına gidebilmek için 6 Ekim’deki mahkemenin sonucunu bekliyor.

        OBJEKTİFİ YALAYINCA

        Sohbet ederken eski günlerden de konuştuk.

        Kenan Evren, Kızılcahamam kaplıcalarını denetlerken tek fotoğrafı Sökmen Ağabey çekmişti.

        Kaplıcaya girince objektifleri buğulanan foto muhabirleri ne yapacağını şaşırmış; Sökmen Ağabey ise objektifini diliyle yalayıp temizledikten sonra fotoğrafı çekmişti. Vizöre gözünü dayar, dakikalar boyunca da ayırmazdı; sonunda istediği görüntüyü de elde ederdi.

        Sordum, fotoğraf çekimini bırakmamış.

        Dijital fotoğraf makinesi almış; “Film gibi değil, istediğin kadar çek” deyip kahkahayı bastı. Sağlığın nasıl diye sorduğumda ise yanıtı yine espriliydi:

        “Doktor bisiklete binme diyor; ileride dizlerimde sorun çıkar diye...” Sen çok yaşa Sökmen Ağabey...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar