Gonz-Abazan magazincilere karşı
Geçenlerde ağaçların Calvino Calvino baktığı, kuşların Borges Borges uçtuğu bir gün gazetede oturmuş, "Ulan ne zamandır şöyle Edip Cansever'i kıskandıracak, Oktay Rıfat'ı ağlatacak, Turgut Uyar'la İlhan Berk'in ruhlarını şad edecek bir şiir yazamadım" diye kara kara düşünürken Twitter'da taymlayna bir tivit düştü. "Gupse Özay mı oooo?" diye atılan tiviti iki kez okudum. Şu yalan dünyada travmalarımı kristal kutularda saklamayı bir türlü öğrenemediğimden Gupse Özay'n tivitini okurken travmalardan travma beğenip kendime en yakışanını üstüme alındım!
140 KARAKTERLİK BİR TİVİTLE DERS
Dışarıdaki ağaçlar Dostoyevski Dostoyevski diye bir o yana bir bu yana sallanırken Gupse Özay, üç gün önce eski sevgilisi Mehmet Turgut'un kucağında Sezen Aksu konserini izleyen üç gün sonra da yeni sevgilisiyle el ele gece gezmesinde görüntülenen Gonca Vuslateri'nin haber yapan gazetecilerin suçunu ve cezasını 140 vuruşluk bir tivitte ortaya döküyordu: "gonz sen ne hakla arka arkaya hem eski hem yeni sevgilinle gözüküp bütün abazan magazincileri ayaklandırırsın yav günah be"
O HABERİ CASANOVA BİLE MANŞET YAPAR
Millet evcilik oynarken, kendisi "Hadi gidelim kavga edelim, küfür edelim" diye tutturduğu çocukluk çağlarını çok gerilerde bırakmasına rağmen 'hâlâ da ağzı bozuk' olan, 'sinirlenince direkt bel altı giren' Gupse Özay'ın, "Ne çektin be" diyerek rol arkadaşı Gonca Vuslateri'yi sahiplenmesine bir sözüm olamaz elbette. Ama insan merak ediyor, bu haberi yapmakla abazanlık arasında nasıl bir bağ var?
Jennifer Aniston'un her yeni sevgili bulduğunda hâlâ Brad Pitt'in eski sevgilisi diye anıldığı, Rihanna'yla dayakçı eski sevgilisi Chris Brown'ın adlarının ısrarla her haberde aynı cümle içinde kullanıldığı dünyada, 'üç gün önce eski sevgilisinin kucağında konser izleyip, üç gün sonra yeni sevgilisiyle el ele gece gezmesine çıkan' Gonca Vuslateri'nin haberini değil bizim gibi 'abazan magazinciler', Casanova'nın paparazzi, Don Juan'ın editör olduğu bir gazete bile manşet yapar...
CANDY CRUSH'LAR ANGRY BIRD'LER
Ağaçlar yapraklarını Beckett Beckett diye birbirine vururken Gupse Özay, Twitter'da takipçilerini Godot kadar bekletmeyip gelen tepkiler anında şak diye cevabı yapıştırdı: "Magazinci tweetimi bütün magazinciler üstüne alınmış. Alınmasın. Suçu olanlar alınsın. Haber yapmak başka. Üstüne çirkin başlık atmak başka"
Gupse Özay, bununla da yetinmeyip hemen ardından Twitter'da nurlu bir hayat dersi de verdi hepimize, "Bu küçücük çocukların ellerine kalem, makina, mikrofon veriyorsunuz, sonra bilgisayar oyunu sanıyorlar magazinciliği ya. Üzülüyorum" Zamanında ayakkabı altı yalamayıp, mürekkep yalayan küçücük çocuklar umarım Gupse ablalarının bu dersinden çakmazlar; zira kendisinin çok güzel belirttiği gibi magazincilik 'candy crush' değil sık sık 'angry bird'lerle muhattap olacaklar...
BENİM MAGAZİNCİ DOSTLARIM DA VAR
Dışarıda Oscar Wilde Oscar Wilde duran ağaçların dallarına konmuş Salinger Salinger öten kuşların sesi biraz Tanpınar 'Huzur'u vermişti ki Gupse Özay, yeldeğirmenlerine son darbeyi vuran Don Kişot gibi yeni bir tivitini sapladı böğrümüze: "Gonca ile ilgili terbiyesiz haber yapan magazincileri idi lafım. Çok kaliteli magazinci dostlarım var" 140 karakterden az bu tiviti okurken son nefesinde "Işık biraz daha ışık" diye inleyen Goethe geldi aklıma. Gupse Özay da tıpkı Goethe gibi magazinciliği bilgisayar oyunu sanan, ellerinde kalem, mikrofon, makina ordan oraya koşturan kalitesiz küçücük çocuklar karşısında "kalite biraz daha kalite" diye haykırıyordu sanki. 'Abazan magazincilerin' dışında abazan olmayan 'kaliteli magazinci' dostları olduğunu belirterek, "Benim Kürt arkadaşlarım da var", "Benim Ermeni dostlarım da var" tadında bir insanlık dersi verip şu yalan dünya da her şeyin boş 'kaliteli dostların' baki olduğunu hepimize hatırlattı. Sağolasın Gupse Özay, var ol...