Çok ağrım var ağır küfür ederim
Son bir haftadır benim için dünyanın merkezi sol kolum!
Ağrı kesicilerle alay eden bir ağrı öldürüyor beni...
Ayakta duramıyorum, otura-mıyorum, yatamıyorum! Binlerce kilometre üstümüzde uzayda dünyanın etrafında dönüp duran uydular gibiyim, sürekli yer değiştiriyorum. Ancak ben nereye gidersem gideyim ağrım da benimle geliyor.
Ağrı, belli süreler azalsa da topa daha sert vurabilmek için gerilen futbolcular gibi koşarak gelip olanca gücüyle omzuma bir tekme indiriveriyor.
Bütün bu ağrıların nedeni omurgamdaki 5-6 ve 6-7'nci disklerden pörtleyen fıtık!
Soğuk füzyonla ilgili ne biliyorsa hastalıklarla, ilaçlarla ilgili de onu bilen bir adam olarak son bir haftadır tüm yaptığım ağrı kesici haplar alıp, kalabalıklar içinde olabildiğince sessiz, yalnızken ise avaz avaz, "Ah, of, oy, vay" diye çığlıklar atıp, bol bol da sol kolumda bir aşağı bir yukarı gezinip duran ağrıya küfürler etmek!
küfür iyi geliyor
Ben kendi kendime ağrıma küfür ederken İngiltere'de Keele Üniversitesi'nde bir grup bilim insanı da küfrün ağrıya iyi gelip gelmediğini araştırıyormuş! Üniversitenin psikoloji bölümünden Richard Stephens gündelik hayatta küfür etmeyi pek tasvip etmemekle birlikte acı çekerken edilen küfrün bayağı faydalı olduğunu söylüyor! Stephens'ın sözlerini okurken, kendimi kendi kendimin Richard Stephens ve ekibi yaptıkları deneyde küfür eden kişilerin ellerini buz gibi soğuk sudayken 2 dakika, küfür etmeyip efendi efendi ahlayıp vahlayanla-rın ise sadece 1 dakika tutabildiklerini görünce, "Vay anasını" diyerek yaptıkları buluş karşısında birbirlerine sarılmışlar mıdır bilmem. Ancak yaptıkları deneyin, (benim üzerimde de çalışan) sonucuna göre hastanelerin acil servislerinde bundan sonra hastaların sedyelerinde yüzlerinde acıdan eser olmadan ana avrat dümdüz gitmeye başlayacaklarına eminim...
HİÇ ÇEKİNME
Keele Üniversitesi'nin değerli bilim insanları yüzlerce denekten ağza alınmayacak küfürler dinlemek yerine Montaigne'in 'Denemeler'ini okusalardı acı çekerken bağırmanın (muhtemelen küfür etmenin) dertlere nasıl derman olduğunu görürlerdi. Montaigne, 'Hastalık' başlıklı denemesinde, "Acılara dayanırken hiç istifimizi bozmamayı, mağrur ve sakin bir tavır takınmayı bir ahlak kuralı yapmak bana anlamsız bir gösteriş gibi geliyor" diyor...
Boynumdaki sinirlere baskı yapan fıtıklarımın hatırını mütemadiyen sorarken, "İnsan yüreği sağlamsa acıları yenmek için ağlayıp sızlamaktan çekinmesin" diyen Fransız yazar için de okkalı birkaç küfür Iettiğimi buradan açıklamakta mahzur görmüyorum. Sol kollumda aşağı yukarı gezinen ağrının şiddetiyle kıvrım kıvrım kıvranırken, "Bu kadar çetin hallerde insandan hiç istifini bozmamasını istemek zalimliktir" sözleri için Montaigne'e teşekkür edip avazım çıktığı kadar "Ahhhhh!" diye bağırıyordum.
BEN BÖYLE AĞRININ
Keele Üniversitesi'nden Richard Stephens'ın araştırmasına saygı duymakla birlikte Helenistik felsefenin önemli düşünürlerinden Epikür'ün bağırmanın ve küfrün acıya iyi geldiğini 2500 yıl önce çözdüğünü ve insanlara acı çekerken bağırmalarını öğütlediğini de belirteyim.
M.Ö 300'lerde yaşayan Epikür, 1500'lü yıllarda yaşayan Montaigne ve Richard Stephens yanılıyor olamaz anasını satayım! Artık aldığım her ağrı kesiciden sonra günde üç öğün yemeklerden sonra tok karnına, sabahları aç karnına, yatmadan önce ağrımı dindirmek için ana avrat dümdüz gideceğim... Hay ben böyle ağrının...