Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Aslında bugün MHP yazmak gibi bir niyetim yoktu.

        O kadar çok yazılıp çizildi ki, bunların üzerine eklenecek bir şey kalmadı sanmıştım.

        Meğer yanılmışım.

        Sosyal medyadaki yorumları yüzünden bir çırpıda ile başkanları görevden alıveren zihniyetin akıllara zarar uygulamaları hiç de göründüğü kadarla kalmamış.

        Şu an MHP’ye öyle bir atmosfer hakim ki, tarifi mümkün değil.

        ***

        Giyotinin fazla mesai yaptığı partide neler olup bittiğini öğrenmek için Ülkücülüğünden zerre kadar şüphe etmediğim, parti felsefesini hayat modeli olarak benimsemiş, yıllar boyunca partinin her kademesinde görev yapmış eski bir dostun kapısını çaldım.

        Olağanüstü kurultay için imza hareketinini başladığı günlerde, “cadı avı” başlayacak sözleriyle aylar öncesinden yaşananları gören bu arkadaş öyle şeyler anlattı ki, resmen ağzım açık kaldı.

        ***

        Partide imzacıların ötekileştirildiği, dahası “veba”lı muamelesi gördüğü herkesin malumu.

        Oysa iş bu kadarla sınırlı değilmiş.

        Sadece imzacılar ve onların yakın çevresi değil, onlara selam verenlerin bile hain ilan edildiği günler yaşanıyor şu anda MHP’de.

        Bunları belirlemek için her türlü yöntem kullanılıyor.

        Yönetimin gözünde sakıncalı bir kişinin sosyal medyadaki bir paylaşımını beğenmek veya yorum yapmak bile suç haline gelmiş durumda.

        Bu belirlendiği anda anında kalem kırılıyor.

        ***

        MHP’li dostumla, son durum üzerine yaptığı sohbetten çıkardığım bir başka sonuç da, genel merkezin talimatı ile bu hafiyecilik oyunu için özel bir ekip oluşturulduğu oldu.

        Bugüne kadar bir yerlere gelmeye çalışıp da bir yere gelememiş bazı tipler, Devlet Bahçeli’nin koltuğunu koruyabilmesi için asker olmuş durumdalar.

        Onların kuşkuları ve yorumları bile en sağlam ülkücünün çizik yemesine yetiyor.

        “Aslanı kediye yem etme” olarak nitelendirilen bu organizasyonun arkasında Oktay Vural’ın olduğu konusunda da herkes hem fikir.

        ***

        Tabii ki bu sohbette en can alıcı nokta “bundan sonra ne olacak?” sorusu oldu.

        Olağanüstü kurultayın toplanması halinde Devlet Bahçeli döneminin sona ereceğine herkes emin.

        Peki sonrası diye detay istediğimde duyduklarım yaşananlardan daha da şaşırtıcı...

        Ülkücü hareket üzerinde bu akıl almaz baskı yöntemlerini uygulamaya çalışanlarla artık aynı çatı altında olunamayacağına kesin gözüyle bakılıyor.

        İhtimal dahilinde görünmüyor ama Devlet Bahçeli ve beraberindekilerin böylesine ağır itham altında bırakmaya çalıştıkları insanları bir daha partiye sokmaları pek ihtimal dahilinde değil.

        Ama beklenen olur da, kurultayla birlikte Bahçeli de valizini toplamak zorunda kalırsa...

        Ki büyük çoğunluğun öngörüsü ve beklentisi bu yönde;

        O zaman da bugün o koltuklarda oturanlar kendilerine başka bir kapı bulacaklar.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar