Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Turizm gelirlerimiz ne zaman düşmeye başlasa, sektörden feryatlar yükselir.

        Kimi alternatif turizm yaratılmasını ister, kimisi de turizmi 12 aya yayacak önlemler.

        Ama sezon açılıp da odalar dolmaya başladığında, bir dahaki düşük dönemde kullanılmak üzere bu aralar buzdolabına kaldırılır.

        Son dönemlerde düşük sezonlarda en çok dillendirilen formül sağlık turizmi olmaya başladı.

        İzmir ve Ege’nin jeotermal zenginliği düşünülürse en iyi çözüm yolu bu.

        Hele buna bir de İzmir’in sağlık turizmi yatırımlarında 5. Bölge Teşvik Kapsamına alındığı eklenince, hayata geçirilmemesi için önünde hiç bir engel olmayan bir çıkış yolu gibi görünüyor.

        Dönemsel olarak turizmin dip yaptığı bir dönemdeyiz.

        Buna bir de uluslararası krizin göbeğinde olduğumuz gerçeğini ekleyin.

        Varın siz düşünün turizmin mevcut durumunu.

        Doğal olarak yukarıda sözünü ettiğim feryatların en yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz.

        Sektörün gündemi yine alternatif turizm ve özellikle de sağlık turizmi.

        Peki, son dönemlerde ağızlara sakız olan bu kurtuluş reçetesinin hayata geçirilmesi konusunda ne kadar mesafe kaydedildi hiç düşündünüz mü?

        Ben söyleyim;

        Sadece bir arpa boyu.

        Bazı bireysel girişimler dışında doğru düzgün bir organizasyon yapan yok.

        Sağlık turizminin devreye sokulması durumunda elde edilecek kazanımları herkes biliyor bilmesine.

        Ama hayata geçirilmesi konusunda bir somut adım ara ki bulasın...

        Oysa yapılması gereken belli.

        Ortada teşvik denilen özendirici bir silah var.

        Bunu değerlendirebilecek yatırımcıları özendirmek için bir şeyler yapmak gerekir doğal olarak.

        Örneğin belli bölgelerde sağlık turizmi bölgeleri oluşturmak bunun bir parçası.

        Planlamayı yapmak yerel yönetimlerin görevi.

        Gelin görün ki, şu ana kadar neredeyse hiç birinde böyle bir gayret yok.

        Hatta gayreti bırakın, bölgelerindeki termal zenginliklerden bile haberdar değiller.

        Bu yüzden İzmir sınırları içindeki termal kaynakları çoğu atıl duruyor.

        Böyle giderse daha uzun süre de bekleyecek gibi görünüyor.

        Sağlık turizmi konusunda sadece belediyelere yüklenmek de doğru değil tabii ki...

        Nedense İzmirli yatırımcılar da pek ilgi göstermiyor bu zenginliğe.

        Ortada böylesine bir vurdum duymalık olduğuna göre;

        Daha çok feryat ederiz.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar