Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        CHP, en güçlü olduğu illerden biri olan İzmir’de bugün sandık başına gidiyor.

        650 delege, oylarıyla yeni il başkanını seçecek.

        İşte bu seçim nedeniyle Ana Muhalefet Partisi’nin İzmir kanadında oldukça hareketli günler yaşandı.

        Parti içindeki gruplar, sandıktan zaferle çıkabilmek için müthiş bir kampanya yürüttü.

        Bu kampanya sürecinde de sosyal medya dahil olmak üzere delegeyi etkileyebilecek tüm olanaklar seferber edildi.

        Kampanya dedim diye sakın ola normal bir seçim kampanyasından söz ettiğimi sanmayın.

        Adayların ve grupların, partiyi iktidara taşımak için yazdıkları reçeteleri yarıştırdığı süreç değil bu.

        Bu, resmen karalama kampanyası.

        Neredeyse herkes için iddialar havada uçuşuyor.

        Parti içinde muktedir olmak isteyenler parti disiplinini, nezaketi buruşturup çöpe atmış ağzına geleni söylüyor, yazıyor.

        Ben bu yazıyı yazarken ortaya atılan ithamları buraya taşımış olsam, kesin yarın hakaretten kendimi hakim karşısında bulurum. Çoğu belden aşağı ve öylesine ağır suçlamalar yani.

        Adaylar için söylenenleri geçtim.

        Destekçileri için bile söylenenler yenir-yutulur gibi değil.

        Neymiş, ‘falanca ekibinin arkasında olması karşılığında filanca belediyeden ihale alacakmış!’

        Veya son ihalelerin diyetini ödüyormuş.

        Oy karşılığı partili belediyelerden yakınlarına kadro koparttığı iddia edilenler de var, yasa dışı imar uygulamalarına vize aldığı savunulanlar da. Anlayacağınız var oğlu var. Bunlardan hangisi etkili olacak, hangisi etkisiz bugün ortaya çıkacak.

        Doğaldır ki, adaylardan sadece birisi kazanacak, diğerleri kaybedecek. Peki ya sonra? ‘Söz ağızdan, ok yaydan, kurşun namludan çıktı mı dönüşü olmaz’ der büyüklerimiz.

        Sırf parti içinde iktidar olabilmek için uluorta söylenen bunca söz, atılan bunca çamur unutulacak mı sanılıyor acaba?

        Unutulacağını düşünen saflara ben şunları hatırlatmak isterim;

        1-Düşüncesizce atılan bu adımlar, sokaktaki insanlarda, CHP’de siyasetin toplum için değil, kişisel çıkarlar için yapıldığını düşündürmeye başlamıştır.

        2-Çıkar suçlamaları, seçim meydanlarında temiz siyaset, dürüst yönetim ilkesini savunan CHP’nin yerel yönetimleri partililerin çiftliğine dönüştürdüğü kanaati uyandırmıştır.

        3- Ve en önemlisi: Rakip partililer için yaratılmaya çalışılan algı, toplumda ‘bunlar belediyelerde böyle yapıyorsa, iktidara gelirlerse acaba neler yaparlar?’ kuşkusu yaratmıştır.

        **

        Kongre sürecine bu mantıkla bakarsak seçimin sonucu şimdiden bellidir. Sandıktan A veya B çıkabilir. Ama bu yarışta kaybeden CHP’dir.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar