Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “O gün benim yanlış anlamamdan dolayı bir olay yaşandı. Ben Aykut Hoca ile nasıl kavga ederim? Ben Aykut Hoca ile kavgalı olsam, kendisini sevmesem Fenerbahçe’ye dönmezdim.”

        Emre’yi saat 13.00 gibi aradım. Ferudun Niğdelioğlu’nun “Tamam bitti. Kulüpler anlaştı” haberinin hemen ardından.

        Daha ikinci çalışta açtı. Bir gün önce yine konuşmuştum. Ama biraz tedirgindi. İstanbul’a dönmeyi çok istiyordu ama Simeone’nin ve Atletico Madrid’in kendisini bırakmayacağı ihtimali konusunda biraz gergindi.

        Ancak menajeri Ahmet Bulut dün sabah saatlerinde işi çözdü ve Emre Belözoğlu resmen Fenerbahçe’ye geldi.

        Ve hafta sonu Fenerbahçe’nin Sivasspor ile oynayacağı maçta olacak. Oynar mı oynamaz mı onu bilemiyorum. Ama hafta sonu yeniden Kadıköy’de Emre.

        Tabii Emre’nin gelişi büyük ses getirdi. Türk futbolunun en renkli simalarından birisi olan Emre, saha dışında müthiş sakinliği ve sevimliliği ile dikkat çekerken, saha içindeki inanılmaz hırsı bir çok kez başını derde soktu.

        Ama Emre bu kez daha dikkatli. Diyor ki:

        “Madrid’de geçirdiğim süre içinde hücrelerimi yeniledim. Çok başka bir şekilde geliyorum.”

        Ardından da konuyu şöyle açtı:

        “Halil ağabey hayat çok kısa. Hiç kimseyle derdim yok. Benim için her konu kapandı. Kimseye ne kinim var ne düşmanlığım var. Zokora olayı dahi benim için tamamen kapanmış durumda. Çoktan kapanmıştı.”

        Tabii ardından Emre’ye şu anda bile herkesin dilinde olan Aykut Kocaman ile Bursa’da yaşanan kavgasını hatırlattım. Bu konu belli ki onu çok rahatsız ediyor.

        “O gün benim yanlış anlamamdan dolayı bir olay yaşandı. Ben Aykut hoca ile nasıl kavga ederim. Ben Aykut hoca ile kavgalı olsam, kendisini sevmesem Fenerbahçe’ye dönmezdim.

        ” Ardından Emre’ye saha içindeki agresif yapısının devam edip etmeyeceğini sordum.

        “Elbette takımım için sonuna kadar mücadele edeceğim. Ancak şu var; ben, Madrid’de kendimi çok dinledim ve yeniledim. Hatalarımdan ders almasını öğrendim. Kavgam sadece futbol için olacak. Ama bu tamamen sahada kalacak. Futbol dışı etkenlere hiç bir şekilde aldırmayacağım. Ve onlardan asla etkilenmeyeceğim, kafama takmayacağım. Her şey futbolun içinde olacak. Sadece futbolumu oynayacağım. Artık 33 yaşındayım ve yaptığım hiç bir şey bundan sonra futbolun dışında olmayacak.”

        Emre’nin özellikle annesi, oğlu yeniden İstanbul’a döndüğü için çok mutluymuş. Ancak Emre’nin İstanbul’a dönmekten tek bir üzüntüsü var. O da Arda’yı Madrid’de bırakmak. Laf arasında Fenerbahçe’nin Arda’yı isteyip istemediğini sordum ama bunun doğru olmadığını söyledi ve şöyle ekledi:

        “Arda çok iyi bir insan. Onu arkada bırakmak gerçekten çok zor. Kendisi ile ağabey-kardeş gibi olduk. Dostluğumuz gerçekten doruk noktasındaydı. Çok temiz kalpli bir insan. Tek üzüntüm onu geride bırakmak.”

        Emre ile yaptığımız kısa telefon sohbetinde konu yine Fenerbahçe’ye geldi.

        “Abi, Allah utandırmasın. İnşallah hayırlı olur. Orayı çok özledim. Stadı özledim. Taraftarları özledim. Takımımı özledim. Bundan sonra sadece sahaya konsantre olacağım. Bunu herkes bilsin. Takım zaten iyi gidiyor. Üç kupada da var. Ben de elimden geldiğince katkıda bulunmak istiyorum. İnanıyorum ki bütün rüzgarlar kısa bir süre sonra bizim lehimize dönecek. Bundan sonra da futbol hayatımın sonuna kadar benim için artık sadece Fenerbahçe var. Takımımın başarısı için bütün gücümle mücadele edeceğim. Hayattan ders almış ve yeni bir transfer gibi hissediyorum kendimi.”

        Emre’yi şu futbol dünyasında belki de en önce tanıyanlardan birisiyim. Kendisinin yapısını ve karakterini çok iyi bilirim. Türkiye’de yaşanan bir çok olayda bile Emre Belözoğlu’nun hakkındaki yargılarım asla değişmedi. Sadece şu kısa telefon konuşması bile Emre’nin artık ne kadar olgunlaştığının göstergesiydi. Ben artık yeniden dönüşte herkes için bambaşka bir Emre izleyeceğimize inanıyorum.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar