Kahraman Suarez ve Lima
Suarez’in yaptığı centilmenliğe aykırıymış. Şimdi herkes bu konuyu konuşuyor. Yani Suarez o pozisyonda ellerini indirecek ve gol olmasına izin verecek. Sonra kendisine “İşte centilmen” diye fair-play ödülü verilecek, hakkında övgüler yazılacak. İnsanın “Hadi oradan” diyesi geliyor. Fair-play diye diye tadını kaçırmaya başladık. Ne fair-play’i. Suarez’in arkasında 3.5 milyon Uruguaylı var. Dinler mi onlar fair-play filan. Adam neredeyse ulusal kahraman. Sorun bakalım Suarez’e “Fair-play ödülünü mü almak istersin, yoksa Montevideo’da meydanlarda toplanan, maç izleyen yüz binlerin sabaha kadar eğlenmesini, mutlu olmasını mı?” diye. Herhalde “Fair-play” diye yanıt vereceğini hiç düşünmüyorsunuzdur. Bu soruyu kendinize sorun bir de. Bakalım ne çıkacak ortaya? Benim için Suarez gerçek bir futbol savaşçısıdır. Ülkesi için kendisini feda eden ve ülkesine bir şans daha yaratan gerçek bir futbol gladyatörüdür.
Konuya doğrudan girdik. Yine Johannesburg’da ve bu kez İspanya-Paraguay maçındayım. Bu defa mekan farklı. ‘Bal kabağı’ndan esinlenerek yapılan Soccer City yerine bir diğer stat olan Mandela’nın hapisten çıkınca ilk mitingini yaptığı Ellis Park’ın basın merkezindeyiz. Erken gelip bir koltuğa çöktük. Arjantin-Almanya maçını izledik. Yine yüzlerce basın mensubu ile. Tribündeki yerim bu kez X değil E sırasında. Koltuk numaram 266. Basın merkezindeki sandalyemin yanında bu defa Brezilyalı bir gazeteci var. Tam karşımda bilin bakalım kim var? Hasan Cemal. Brezilyalı gazetecinin ismi Jose Antonio Lima. Adriana Lima ile bir akrabalığı var mı yok mu diye soracaktım ama soramadım. Ancak yine bir bağlantı yakaladık. Lima, Alex hayranı çıktı. Bilgisayarında Alex’in attığı gollerin özel dosyası var. Bir de açıp bana izletti. “Ama o koşmuyor, adam kovalamıyor, defansına yardım etmiyor” dedim. Öyle bir bakış attı ki neredeyse bana saldıracak sandım. “Limacığım, ben değil bizim futbol bilginleri eleştiriyor” diyerek durumu düzelttim. Yine de çok şaşırdı adam.
Lima’nın, sanki ailesinden yakın birini kaybetmiş gibi bir yüz ifadesi var. Adam acayip üzgün. Sonra anladım neden üzgün olduğunu. Acıklı bir hikâyesi var. Bir magazin dergisinde çalışıyormuş Lima. Kupanın ilk bölümünü arkadaşı izleyecekmiş. Çeyrek finalden finale kadar olan bölümünü de Lima. Ama adam Güney Afrika’ya geldiği gün Brezilya elendi. Muhtemelen gazetesinde uğursuz olarak ilan edilmiştir. Dün sabah telefonu çalmış. Arayan editörü. “Limacığım elendik. Dön geri.” Kem küm etmiş ama olmamış. Galiba müdürü elenmenin faturasını Lima’ya kesmiş. Şimdi kara kara düşünüyor. Yarın bir daha konuşacakmış müdürüyle. Belki yumuşacağını düşünüyor. Sırtına vurdum iki kere, “Olur böyle şeyler” dedim. Laf olsun diye teselli ettim. Arada göz ucu ile “Bilgisayarında ne yapıyor?” diye bakıyorum. Liste hazırlıyor. Şu andaki Brezilya takımında bulunan oyuncular bundan sonraki Dünya Kupası’nda kaç yaşında olacak... Tek tek çıkardı. Sonra uyandı, benim baktığımı anladı. Sahte bir gülüşten sonra işime döndüm. Yani onu yazmaya. Adam efendi, hiç bakmıyor. Baksa kendisini yazdığımı görecek. Anlamayacak ama en azından ismini görecek. İyi ki bakmıyor.
Dikkat ederseniz, 3 gündür yazıyorum, bir kere bile vuvuzeladan söz etmedim. Etmem de. THY gelirken kulak tıkacı verdi. Maçlarda onu takıyorum. Yine de dayanamıyorum, yazıyorum. Uruguay maçından sonra Ganalı bir taraftar kulağımın dibinde çaldı. Hem de tam dibinde. Kardeşim elenmişsin zaten. Git evine ağla. Kulağımda hâlâ çınlama var. O anda kafa göz, Allah ne verdiyse dalmayı bile düşündüm. Sakın ola “Abartma” demeyin. Öyle diyorsanız, kulağınızın dibinde çalması benden. Yine maça gelelim... “Son yıllardaki en kötü İspanya’yı izledik” dersek yalan olmaz. Karşılaşma bitiminde bütün futbolcuların kutlamak için Casillas’ın üzerine koşması zaten mücadelenin özeti gibiydi. 1 penaltı ve maçın son dakikasında 2 net pozisyonu kurtaran Casillas, gecenin kahramanı oldu. Tabii ki bir de David Villa... Onda golcü şansı var. Nasıl vurursa vursun bir şekilde top gidip gol oluyor, yeter ki pozisyon gelsin. Dün 83. dakikada geldi, iki direk arası yaptı, golü attı. İspanya yarı finalde ama bu Paraguay önündeki İspanya’nın Almanya karşısında çok fazla şansı olmaz.
hozer@htgazete.com.tr