Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Trans Anadolu Boru Hattı Projesi (TANAP), Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) tarafından gündeme getirildiğinde, olumlu yaklaşım sergilemekle birlikte bu çalışmanın Azerbaycan'ın değil, İngilizlerin bir eseri olduğunu biliyordum. Fakat Türkiye kamuoyundan olumlu yaklaşım için İngiliz BP'nin değil, SOCAR yetkililerinin ön planda durmasının da bir strateji olduğunun altını çizeyim. Petrol ve doğalgaz üretiminde Hazar Bölgesi'nin başatı olan İngilizlerin ne zaman devreye gireceğini de merak ediyordum. Bir Rus yetkili de benzer tespitlerimi anlattığımda bana inanmamıştı. Ama işin bu tarafını düşünmedikleri için, özellikle Azerbaycan'ın PETKİM yatırımı sebebiyle bu projeye Türkiye tarafından ikna edildiğini sanıyorlardı.

        Netice itibarıyla BP Türkiye'nin yeni Başkanı Bud Fackrell, Azeri doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması için gerekli açıklamaları yapınca durum anlaşılmış oldu. Şahdeniz II, 6 ayrı projeyle 40 milyar dolarlık bir yatırım büyüklüğüne sahip olacakmış. Buradan petrol ve gaz rezervlerin ne kadar büyük olduğunu tahmin edebilirsiniz. Dolayısıyla Azeri gazını Türkiye üzerinde Avrupa'ya taşıyacak boru hattının da Nabucco veya başka bir isimle İngiltere ve Amerika öncülüğünde gerçekleşebileceğini söyleyebiliriz. İngilizler için bu bir rüya ise olacak demektir.

        Halbuki aynı BP, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı'nı (BTC) engellemek için de zamanında ilginç girişimlerde bulunmuştu. Şimdi ise Şahdeniz II sahasından çıkarılacak doğalgazın Avrupa'ya taşınması amacıyla TANAP'tan ortaklık için BP'nin de davet aldığını Fackrell ifade ediyor. Bence TANAP zaten bir BP projesi, ortaklık tarafı teferruat. Türkiye'nin dikkat etmesi gereken, BP'nin Türk-Azeri kardeşlik hukukunu kullanarak proje peşinde olmasını engellemek olmalı. Her iki tarafın menfaatleri de korunmalıdır. BTC'de olduğu gibi zararımıza çalışan detayların sonradan ortaya çıkması engellenmelidir. BTC'de eski zararları kapatıp TANAP'ta yeni zarar kalemleri ortaya çıkarılmamalı...

        Yerli kömüre Amerika referansı

        "Yerli kömürümüz neden yerde yatıyor?" sorusuyla konuyu gündeme getirdiğimden bu yana epeyce mesafe kat edildiğini söylersem yanlış olmaz. Gerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, gerekse Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürü Halil Alış ciddi adımlar attılar. Devreye Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yönetimi de kime, neden ve nasıl lisans vereceğini sorgulayarak girerse, yerli kaynaklarımızın enerjiye, istihdama, paraya dönüşmesinin önünde pek fazla bir engel kalmayacak.

        Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürü Halil Alış, bir ekiple dünyada kömürden en yüksek oranda elektrik üreten, çevreyi kirletmeyen, yanma optizasyonunu artırarak verimlilik oranını yükselten ve son dönemlerde de karbon emisyonunu önceleyen gelişmiş yöntemler kullanarak son sistem santralları hayata geçirmiş olan Amerika'da incelemeler yaptılar.

        Genel Müdür Alış, Amerika'da 4-5 santral gezip nasıl bir adım atacakları yönünde bilgi ve birikim elde etmişler. Ayrıca Amerika'da önemli bir üniversiteyle ve bazı akademisyenlerle de danışmanlık hizmeti için anlaşmışlar. Önce üniversite tarafı EÜAŞ'ın elindeki mevcut santrallarının değerlendirmesini yapacak, sonra bu çalışma üzerine ihaleye çıkılacak.

        Bursa Doğalgaz, Çan ve Afşin termik santralları yeni olduğundan bunların dışında 13 civarında santral için rehabilitasyon çalışması yapılacak. Ve ilk önce de Çatalağzı Santralı'ndan başlanacak. Bu santraldaki gelişmelere ve elde edilen iyileştirmelere göre diğerleri rehabilite edilmek üzere devreye alınacak. Bu santrallarda kullanılan kömürlerin kurutulmasında atık ısıdan faydalanılacağı bilgisini de ilave ederek, başta yanma optizasyonu olmak üzere yapılacak diğer iyileştirmeler sonrası santrallarda verimliliğin yüzde 13-14 oranında artacağına dair bilimsel çalışmalar yapıldığının da altını çizeyim.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar