Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Pazar günü Aslantepe'de Türk Telekom Arena'da bir kulağını Kadıköy'e vererek maç sonuçlarını bekleyen ateşli Galatasaraylıların arasındaydım. Ülkemizde futbolu rayından çıkaran tepe yöneticiler sayesinde, statlardaki havanın da gelişmekte olan ülkeler çıtasının altında olduğunu söyleyebilirim. Lig başladığında işin ekonomik boyutuyla ilgilenen cepheden birisi olarak, eleştirilerim olmuştu, görülen o ki, play off maçlarıyla Digiturk, kasayı epeyce doldurmuş durumda. Hatta, "Elinize kalem kâğıt alıp, ligin nasıl bitmesini hayal ettiğinizi, şu kâğıda yazın" denmiş olsaydı, eminim bugünkü tabloyu tahmin etmekte bile zorlanırlardı. Düşünsenize şampiyonluk maçı iki ezeli rakip arasında ve son maçta belli olacak, heyecan ve ilgi her yerde tavan yapacak.

        Aynı şekilde şike soruşturmasıyla tutuklanıp, içeri gönderilenler için de nasıl bir netice çıkacağı futboldan, kanundan anlayan, Türkiye gerçeğini azıcık okumasını bilenlere sorulsaydı, tahminimce böyle bir neticeyi öngörmeyi bırakın, karar açıklanmadan önce "Bu şekilde bir sonuç ortaya çıkabilir" yaklaşımlarına dahi tahammül edemezlerdi. Ama ülkemizin kurumları harikalar yaratmaya devam ediyor. Başlar suçsuz, ama ayaklar sorunlu. Bir ülkede ayakları baş yapmanın sıkıntısı bu olmalı. Ya da ayaklar baş olmuş, haberimiz yok.

        Yuvarlak olan sadece top değilmiş!

        Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), futbolda şike ve teşvik primi soruşturması kapsamındaki cezalarında bir mantık silsilesi görmedim desem yanlış olur. Uzun bir listeyi "ceza alanlar ve almayanlar" diye ikiye ayırıp yan yana koysanız bile durum ortaya çıkıyor. Ceza alanlar ile almayanların nasıl ayrıştırıldığını anlamanıza imkân yok gibi... Pirüpak olan kaymak tabakaya bakıp, bir de onların çamur deryasına gömüldüğü yönündeki suçlayıcı ifadelerle anılan arkadaşlarını incelediğimizde, aslında durum ortaya çıkıyor. Ama yuvarlak olan sadece top değil ki..

        Mesela TFF'nin internet sitesinde yer alan 71 maddelik kararlar uyarınca, Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanları İlhan Ekşioğlu'na 3, Şekip Mosturoğlu'na ise 1 yıl hak mahrumiyeti cezası verilmiş. Az vermişler halbuki. Pirupak başkanlarından habersiz hareket edip, bu cezaya muhatap oldukları için daha ağır ceza verilmesi gerekir. En azından Fenerbahçe yönetimi bu boşluğu doldurursa iyi olur. Fesüphanallah Fenerbahçe Asbaşkanlarının yapacağı başka iş yok mu?

        TFF'nin bazı kararlarını okuyunca gülme krizine girmemek de mümkün değil. Bir örnek: Falan kişinin, 15 Mayıs 2011 günü oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü müsabakasında, müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüsü nedeniyle FDT'nin 58/2-a maddesi uyarınca 1 yıl hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılmasına...

        Şikede play off dönemine doğru...

        Buna benzer epeyce karar var. Maç sonucunu etkilemeye çalışanlar, anlaşılan hep kendi bireysel hesaplarına çalışmışlar. Yukarıların, zirvelerin hiç haberleri bile olmamış. Zaten maç sonucu nasıl olursa olsun, başkanları ilgilendirmez ki. Sonucu etkilemeye yönelik gayretler, masraflar, hesaplar, paralar nerden çıkmış, kim karşılamış? Ben buralarla ilgileniyorum, amma velakin sonuç göremiyorum. Çünkü Türkiye'de halen daha devletin sırtından hovardaca para kazanıp, buralarda savuran tipler var. Evet halen daha güzel ülkemizde milletin parasıyla, tüyü bitmemiş yetimlerin haklarıyla ihalesiz iş veren, beş liralık işi asgari 11 5 liraya yaptıran kurumlar var.

        Türkiye'de futbol meselesinin sadece sporla, sporun sektöre dönüşmüş haliyle, kirli paraların temizlenme aracı olması yönüyle sınırlı olduğunu sanmıyorum. Ama biliyorum ki, futbolda veya sporda şike oyunu henüz bitmiş değil. Play off aşamasına geçmiş durumdayız. Kirli paraların girdiği yerlerden temiz işler beklenmeyeceğine göre bakalım Mevlam n'eyler...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar