Abdüllatif Şener'den latif olmayan yaklaşımlar
Yeni bir partiyle yola çıkmışsanız ve geçmişte yaptığınız işlerden güzel örnekler vererek vatandaşı cezbedemiyorsanız, siyasetinizin en önemli ayağına icraatlarınızı koyamıyorsanız, yanlış yoldasınız demektir.
Abdüllatif Şener'in medyaya yansıyan açıklamaları, son olarak salı gecesi Habertürk ekranında Genel Yayın Yönetmenimiz Fatih Altaylı'nın Teke Tek programında yaptığı açıklamalar tam da bu cinsten. Bakan Şener ile az çok bir muhabbetim olduğundan "yolsuzluk"diyerek yola çıktığı hiçbir konuda belge koyamamasına üzülüyorum. O halde bu iddialarını bu şekilde gündeme getirme. En azından iyi hazırlan, iddialarını, yolsuzluk söylemlerini belgeleriyle ortaya koy ki, inandırıcı olabilesin. Ama böyle yapmıyor, yapamıyor. Hatta bazı konularda belge koyamayacağını da ben biliyorum.
Mesela Galataport ihalesi. Şimdilerin Türkiye Partisi (TP) Genel Başkanı ve geçmişin Maliye Bakanı Abdüllatif Şener olarak, bu konuyu en iyi bilen ve belgelere sahip olması gereken isimken, bir yıldır açıklamalar yapıyor, ancak Galataport hakkında tek bir belge ve yeni bilgi meydana çıkaramıyor. Üstelik bu konu kapanmış, ihale iptal edilmiş. Türkiyede bu ihaleden dolayı ciddi zaman kaybetmiş durumda. Ayrıca Global-Offer ortaklığı ve bazı isimlerle ilişkisi de sorgulandı. Adamın Offer'in Yahudiliğinden girilip, birçok dedikodularından çıkıldı. Peki, elde ne var? Çünkü Global-Offer ortaklığı, Galataport ihalesi gerçeklerden saptırılarak yazıldı, çizildi. Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan isminin de bu konuda ciddi negatif etki yaptığını biliyorum. Unakıtan'ın anlamsız girişimlerinin olması sebebiyle de Galataport ihalesi iptal edildi. Fakat halen daha bu konuyu doğru taraflarıyla, Unakıtan'ın icraatları yönüyle bilmiyoruz. Ancak bunu gündeme getiren Şener de olayı sıcak tutmaya çalışıyor, ama aydınlatmak için ne yeni bilgisi var ne de belgesi...
En yetkili isimde belge olmaz mı?
Şimdilerde ise Abdüllatif Şener, Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden Wikileaks belgelerine sığınmış durumda. Fakat hep geriye sararak siyaset yapılır mı? En azından hükümetin bazı icraatlarını eleştirirken onların yerine kendi programını, fikrini, düşünceni, yapmak istediklerini koyarak vatandaşa anlat. Belki siyaseten yol almanda bir avantaj sağlayabilir. En azından AK Parti zemininde birileri "acaba"diyebilir. Fakat Şener'in açıklamaları tam tersi etki yapıyor. Gözlemlediğim bu. Ayrıca eski partililerinin önemli bir kısmı Şener'in ayrılık sebebini de farklı yorumladığı için söylemleri onlar üzerinde hiç etki yapmıyor.
En azından belli bir kesimde böylesine negatif bir imajı olan Abdüllatif Şener'in açıklamalarına, söylemlerine daha özen göstermesi gerekmez mi? Mesela gazeteci olarak beni de artık açıklamaları heyecanlandırmıyor. Çünkü biliyorum ki elinde ciddi belge ve bilgi olsaydı, şimdiye dek çoktan ifşa eder, kullanırdı. Bu sebeple dedikodu faslına geçtiğini düşünüyorum. Sadece ben değil, benim gibi çok sayıda insan var. Bu algıyı düzeltmek de Şener'e bağlı. En kısa zamanda somut bilgi ve belgelerle açıklama yoluna gitmeye başlamasında fayda var. Aksi takdirde geçmişe ışık tutan Wikileaks belgeleri, geleceğe yürümek isteyen Şener'in derdine çare olmayacaktır. Düşünün bir partinin en önemli 4 kurucusundan birisi olarak biliniyorsunuz. Aynı partinin kurduğu hükümette ciddi görevler üstlenmişsiniz. Sonra bulunduğunuz gemiden atlayıp başka teknelere yüzmeye çalışmışsınız. Beklentileriniz olmamış. Bu defa kendi küçük takanızla yola koyulmuşsunuz. Sonra kabinesinde üstelik en önemli bakanlık koltuklarında oturduğunuz hükümeti eleştiriyorsunuz, ama tek bir belge elinizde yok. Sizce tuhaf değil mi? Belge toplayamamış olmanız, olayları iyi tahlil edemeyişiniz başarısızlık olarak değerlendirilmez mi?
Komisyonları kim alıyor?
Abdüllatif Şener'in, Fatih Altaylı'ya anlattığı bir konu da Türk Hava Yolları'na (THY) alınan uçaklardan temin edildiğini iddia ettiği komisyonlar. THY yönetimi son yıllarda aracısız, direkt firmalardan uçak alımı yapıyor. Hatta bazı üreticilerle off set anlaşmasına bile girmeden anlaşmalar yaptı. Uçak sayısını 150 seviyesine çıkardı. Geriye dönüp baktığımızda ortalama 100 adet civarında uçak alındığını söyleyebilirim. Ama komisyon alındığını veya alınmadığını iddia edemem.
Ben de art niyetle komisyon iddiasını hiçbir şey bilmeden gündeme getirebilirim. Nitekim buna benzer bir şeyler yazanlar, "Aracılar, temsilciler kim?" sorusunu soran bile oldu ve iki cümle açıklamayla da ikna olduklarını ilan ettiler. Eğer biliyorsan aracıyı, komisyoncuyu yazarsın. Bilmiyorsan da bu şekilde karalamada bulunarak, iddialarını boşa çıkarmaya insanları yöneltmek, kelime oyunlarıyla onları yoklamak doğru değil.
Fakat Şener'in durumu daha vahim. Çünkü bir dönem THY, kendisine bağlıydı. Uçak alımlarını, kiralamaları çalakalem gündeme getirmek yerine en azından küçük bir belge gösterse yetecek.
Şener, "THY uçak alımları hakkında Devlet Denetleme Kurulu'nun raporu var"diyor. Ben de bu konuda böyle bir rapor olmadığını biliyorum. Yanılıyorsam Sayın Şener'den rica ediyorum; raporun dosya numarası nedir?