Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 1 Temmuz’dan itibaren çalışmalarını İstanbul’da yapmaya başladı. İstanbul’dan yurtdışı gezilerine gidiyor. Tekrar İstanbul’a dönüyor. Kabullerini İstanbul’da Huber Köşk’ünde yapıyor. Hatta Cumhurbaşkanı Gül’ün Ağustos ayının ortalarına kadar da İstanbul’da bulunmaya devam edeceği belirtiliyor.

        Ancak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün rahatsız olduğu önemli bir konu var; Basında istediği ölçüde yer alamamak. Yurtdışı gezilerinde bol fotoğraf vermesine, sık ziyaretler gerçekleştirmesine ve her defasında uçağında medya mensuplarını ağırlamasına rağmen medyada beklenen seviyede haber olmaması sıkıntılara sebep oluyormuş. Bu sebeple özellikle medyanın İstanbul ayağıyla daha yakından temas kuracak ve bu ilişkiyi sağlayacak yeni girişimler Çankaya Köşkü’nün gündeminde.

        Hâlbuki Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğu ilk günlerde, Betül Mardin’i Çankaya Köşkü’ne davet edip, Cumhurbaşkanlığı’nda basın ve halkla ilişkilerden sorumlu kişilere yaklaşık iki hafta boyunca özel ders verilmesini sağlamıştı. Ancak buna rağmen istenen neticeye ulaşılamadı. Cumhurbaşkanlığı, medyada Ankara ile sınırlı kaldı. Ankara’daki gazeteciler için rutin haline gelen Cumhurbaşkanlığı gezileri de medyada fazla yer almamaya başladı.

        Çankaya Köşkü, bu gelişmeler üzerine dışarıdan profesyonel hizmet almanın yollarını aradı. Önemli PR şirketleriyle görüşüldü. Ancak Çankaya Köşkü’nün kurumsal yapısının dışardan profesyonel destek almaya uygun olmaması sebebiyle de fazla mesafe kat edilemedi. Bu tablonun sonucunda ise şu an Cumhurbaşkanlığı Basın Müşavirliği görevini sürdüren Ahmet Sever’in yurtdışı gezileri ve yurtdışı basınla ilişkilerde görevlendirilmesi, yurtiçi medya ile temas kurmak için de ikinci bir basın müşaviri arayışı içine girildi. Fakat bazı gelişmeler ve içerideki yapılanmalar sebebiyle bu girişimde akim kaldı.

        Cumhurbaşkanı Gül ise bir yandan Çankaya Köşkü’nü ulaşılmaz bir şato havasından çıkarıp halk açmayı, diğer taraftan ise medya ile daha yakından temas kurmayı amaçlıyordu. Şu an Çankaya Köşkü’nün botanik bahçesi haftanın bazı günleri, önceden randevulu olmak kaydıyla sınırlı sayıda halkın ziyaretine açılıyor. Hatta Cumhurbaşkanı Gül, yine özel danışmanları kanalıyla ‘Twitter’ üzerinden de iletişim kurmaya başladı. Ancak netice itibariyle Çankaya Köşkü’nün basın ve halkla ilişkiler çalışması henüz hitama ermiş değil.

        Çankaya Köşkü’ndeki asıl rahatsızlık ise Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanlığı’nda yaklaşık 30 kişilik bir kadro görev yapıyor olmasına rağmen Abdullah Gül’ün çalışmalarının, ziyaretlerinin, yurtdışı gezilerinin, toplantılarının ve devlet adamı kabullerinin kamuoyuna yeterince yansıtılamaması.

        Önemli bir ismin beni uyarması üzerine bu konuyu araştırdım. Karşıma bu tablo çıktı. Önemli ismin bir de uyarısı daha oldu: ‘Cumhurbaşkanı, bu konuyla özel olarak yakından ilgileniyor.’

        BOTAŞ’ın Boyunu Aşan İşler

        Dün köşemde BOTAŞ’ın 25 Mayıs’taki yazıma gönderdiği cevabı aynen yayımladım. Üstelik Hukuk departmanımızın, ‘Yayınlama zorunluluğumuz yok’ uyarısına rağmen noktasına, virgülüne dokunmadan yayınladım. Çünkü cevap hakkına son derece saygılıyım. Yeter ki doğru üslup ve makul uzunlukta olsun.

        Fakat BOTAŞ yetkilileri yaklaşık iki ay sonra cevap göndermişler, hem de ‘Daha önce gönderdik yayınlamadınız’ şikâyetinde bulunuyorlar. Bu konuyu da eleştiriyorum umurlarında olmuyor. Birisi telefona sarılıp, ‘Şu gün size gönderdik, konuştuk. Diyemiyor.’ Ama sabredemedim. BOTAŞ Basın ve Halkla İlişkiler departmanı konusunda araştırma yaptım. Karşıma BOTAŞ’ı daha çok iletişim kazasına sürükleyecek tuhaf bir manzara çıktı. Basından anlayan birileri BOTAŞ’ın basın bölümünde çalışmıyor. Tersinden düzünden okuyunca aynı sonuca vardığım Nazan Hanım basın müşaviriymiş. Arıyorum telefona çıkmıyor. Çünkü bir ara BOTAŞ Genel Müdürlüğü’ne de vekâlet eden Mehmet Konuk’un eşiymiş. Haklı olarak ağırdan alıyor!

        Genel Müdürlüğe vekâlet eden isim böyle olunca, yabancı dili iyi diye 1978 doğumlu çocukları da BOTAŞ’a genel müdür yardımcısı yapmanın ne sakıncası olabilir ki? Bir de kalkmış benim yazıma cevap veriyorlar. BOTAŞ’ı yönetmeye çalışan Sevgili Gençler, o konu hiç abartmıyorum sizin boyunuzu aşar. Çünkü bir tarafına cevap vermeye çalıştığınız olayın çok yönü var. İş sadece boru döşemekle sınırlı değil. Sizin sınırınız ise döşenen boruya kadar.

        Eğitime ‘Çubuk’ Dikmek Lazım

        Milli Eğitim Bakanları, Türkiye’yi eğitim çıkmazına sokarsa özel okullar, dershaneler de işin suyunu çıkarırlar. İmam/cemaat misali. Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS) yaklaşık 1.500 kişi soruların tamamını cevaplamış. İlk on, özel okullar tarafından paylaşılmış. Sınava girenlerin önemli bir kısmı ise başarısız olmuş. Çünkü okullar, pilot sınıflarda yarış atı yetiştiriyor. 100 kişi içinden en fazla beş kişiyle ilgilenip derece yapma peşine düşüyorlar. Kazananlarla da reklâm yapıyorlar Nimet Hanım…

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar