Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yıl 2003. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a havalimanlarındaki VIP (Very Important Person) salonları ve VIP hizmetleriyle ilgili bilgiler aktarıyorum. Durumun vahametini anlatıyorum. Bakan Yıldırım’dan aldığım destekle de konuya gazetede birkaç gün işliyorum. Plana göre ben bunlara gündeme getireceğim, Bakan Yıldırım’da konuyu neşter atarak, VIP salonlarına ve VIP hizmetlerine çeki düzen verecek. Sonra düşünün bakalım ne oluyor?

        Ulaştırma Bakanı Yıldırım, bu konuyla ilgileniyor, ama çetrefilli bir konu olduğu için netice almakta zorlanıyor. Akabinde ise Atatürk Havalimanı’ndaki VIP salonu iki kat daha büyük yerde hizmet vermeye başlıyor. VIP hizmeti alanların sayısı da katlanarak artıyor. 2003’lerde 100 bin civarında olan rakam 2010’da 200 bine ulaşıyor.

        AK Parti Hükümeti göreve gelmeden önce Türk Hava Yolları (THY) yönetimi ile VIP hizmetleri üzerine çalıştığımdan, kuruma ne kadar maliyet yüklediğini iyi biliyordum. Bu sebeple milli havayolunun sırtına yüklenen ve birilerinin keyfi için harcanan paraların ortadan kalkması için ciddi mücadele ettim. Ancak sonuç almak yerine sürprizlerle karşılaştım. Şu an bu maliyet rakamının ne olduğu ilgililerden öğrenilirse, kamuoyunda ciddi infiale sebep olacağından eminim.

        Ayrıca mesele tek boyutlu da değil. VIP’de uzun süre görev yapan polislerin de başka hizmetler verdiğini, kanunsuz işlere bulaştığını da kısa süre önce medyaya yansıyan haberlerden öğrendik. İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın yerinde bir kararla 5 yıldan fazla görev yapanları VIP’den ve meydandan uzaklaştırdı, ama yerlerine adam konmadığı için başka sıkıntılar gündeme geldi. Diğer taraftan VIP konusunda sorunlarda azalacağına iyice büyüme eğilimi içine girdi.

        Devlet Adamı Varsa Bu İş Olmaz

        Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) üzerine vazife olmayan bir konuya el atarak, VIP uygulamasının alanını daha da genişletti. Şubat 2010’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Yer Hizmetleri Yönetmeliği’ndeki bazı hususları değiştiren karar ile VIP hizmeti tüm havayollarına zorunlu hale getirildi. Gazetemizde bu konu güzel bir şekilde ele alındı. Sektörün tepkesine yer verildi. Ancak ilgili ve sorumlulardan ses çıkmadı.

        Önceden bayrak taşıyıcı milli havayolları VIP hizmet verirken, bundan böyle havada ikramları bile para ile satarak bilet fiyatlarını aşağı çeken özel havayolu şirketlerinin önüne sürpriz bir maliyet, yeni ve zorunlu bir ürün paketi kondu. Devletimizin VIP pozisyonundaki yetkilileri, özel havayollarından 60 TL’ye aldıkları uçak biletiyle uçmak istediklerinde, özel havayolu şirketleri bu vatandaşları salondan uçağa götürebilmek için iki katı para harcamak zorunda kalacaklar. Şimdi SHGM’nin doğru bir iş yaptığını kim savunabilir?

        Geçmiş dönemlerde bu konulara hassasiyet gösteren Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bilgisi dâhilinde olabilecek bir uygulama değil bu. Hatta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bile dikkatini çekebilecek, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ı hiddetlendirecek bir uygulama olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim.

        Neticede saçmada olsa karar alınmış, umarım kuyuya atılan taş muamelesi görür. Top yekun VIP sorununun çözümüne katkı sağlamak için 40 akıllıyı harekete geçirir. Sadece biraz üzerine gitmek gerekir. Zira eğer üzerine gidilmez ise bu memleketin yarısı bir seçim sonrası VIP listesinde yer alır. Bunun altından da THY de özel havayolları da kalkamaz.

        Bunlar VIP Değil Başka Şey

        VIP listesinde yer alan ve birçok ülkede VIP olarak kabul edilmeyenler için bir düzenleme yapıldığı takdirde, havacılık sektörü rahat nefes alacaktır. Kamu kurumları da VIP olmayan yöneticilerine keyifli ve özel uçuşlar yaptırmak istiyorlarsa business classta, THY ve diğer havayollarıyla uçurabilirler. Bu biletlerin bedelini de ilgili kurumlar öder, havayolları değil. Havalimanlarında ise VIP değil, CIP salonlarını kullanırlar. Çünkü VIP uçuşların bir de uçak içindeki durumları var. Ekonomi sınıf bilet alınır, sınıf yükseltilerek businessta uçulur ki, bu bir TC teamüldür. Ama masrafını başkasının karşıladığı hiç de hakkaniyetli olmayan, hakka hukuka sığmayan bir teamüldür.

        Bir dönem uçak biletlerinin belli gruplar yüzde 50 ucuz alırdı. Tıpkı telefon hizmetlerinde olduğu gibi. Biz gazetecilerde her iki hizmeti yüzde 50 indirimle kullanan guruplar içinde yer alıyorduk. Bu uygulama kalktı. Eskiden yüzde 50 indirimle aldığımız uçak biletinin şu an yüzde 50 aşağısı bir rakamla aynı hatlarda seyahat ediyoruz. Halkın sırtından inmiş durumdayız. Uzayıp giden VIP listesinde yer alan eski, yeni, emekli, zahmetli devlet adamlarının da vatandaşın sırtından inmesi gerekir. VIP listesinin toplam 50 kişiyi geçmeyecek şekilde daraltılması gerekir.

        Kısacası, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yaptığı işgüzarlıktan sonra VIP listesinin medeni ülkeler seviyesine getirilmesi şart. Ulaştırma Bakanı Yıldırım’ın da buna destek vereceğini geçmişteki tecrübemden biliyorum. Ayrıca bırakın özelleri, THY de halka açık özel bir şirket olduğuna göre bir kez daha düşünmek icap eder?

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar