Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Son yıllarda Türkiye ile çok yakın ilişkileri olan, enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğine gidilen Katar’ın ilgisi sadece bizimle sınırlı değilmiş. Dünyanın üçüncü büyük doğal gaz rezervlerine sahip olan bu küçük ve zengin ülkenin hedefinde kaynaklarına ihtiyaç duyan Avrupa ile daha yakın temas var. Oldukça gizli yürütülen bir projeden dün ilginç bir şekilde haberdar oldum.

        Katar’ın önde gelen bir şirketinin Doğu Avrupa Bölgesi temsilciliğini üstlenen bir yabancı yetkiliden duyduğum proje şöyle; Katar doğal gazını Yunanistan üzerinden Avrupa’ya ulaştırmak için bu ülkede bir doğal gaz terminali yapacak. Sıkıntılı günler geçiren komşumuz Yunanistan için bu haber güzel. Çünkü yapılacak doğal terminali için yaklaşık olarak 3 milyar dolarlık bir yatırım rakamından bahsediliyor. Bu haber hem Katar için hem de Yunanistan ve Avrupa için olumlu. Ama Türkiye için ne anlam ifade ediyor. Zaman gösterecek?

        2005 yılı itibarıyla takriben 25 trilyon metreküplük ispatlanmış doğalgaz rezervi bulunan Katar, Arap Doğal Gaz Boru Hattı ile de kaynaklarını Türkiye’ye ve Anadolu üzerinden Avrupa’ya ulaştırmak istiyor. Hatta iki ülke arasında ciddi bir mesafede kat edilmiş durumda. Katar’ın yıllık doğal gaz üretiminin 50 milyar metreküp seviyelerinde kalması ve doğal gaz tüketim kaynaklarına uzak olması doğal olarak yeni pazarlar aramasına sebep oluyor. Doğal gazının önemli miktarını da coğrafi konumu sebebiyle denizden ve sıvılaştırılmış gaz (LNG) olarak pazarlıyor.

        Katar, LNG olarak Japonya, Güney Kore, Hindistan ve hatta ABD’ye gaz ihraç eden bir ülke. Şimdi sırada Yunanistan üzerinden Avrupa var. BOTAŞ ve Katar ile ilişkileri geliştirenlerin dikkatine…

        Nabucco Varsa Gaz Da Var

        Galiba bulunduğumuz ülkenin bölge ülkeleri ve dünya için ne anlam ifade ettiğini halen daha tam idrak etmiş değiliz. Hatta dünya haritasını açıp üzerinde düşünenimiz bile az. Artık haritalara fiziki ve coğrafi olarak bakmanın devri geçti. Enerji kaynaklarını, ulaşım noktalarını, deniz geçişlerini, limanları, hava meydanlarını, karayollarını, demiryollarını da yerleştirip, öyle bakmak, incelemek icap ediyor. Ama yapanımız az. Nabucco tartışması olduğunda bile en aydın geçinenlerimiz hamasi laflar etti.

        Yapılması gereken doğal gaz ve petrol rezervi olan kaynak ülkeleri harita üzerinde tespit edip, basit bir şekilde düşünmekti. Bakın Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi’nin sözcüsü Christian Dolezal ne diyor; ‘Proje çoğu zaman ‘Gaz var mı yok mu’ ekseninde tartışıldığını, ancak hat inşa edildikten sonra gaz pek çok kaynaktan temin edilebilecektir.’

        Defalarca bu ifadeleri ben de kullandım, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nda bu projeye kafa yoranlarda, ama primi yapan negatif mesajlar oldu. Aklı başında olanlar bile ‘gaz yok’ sloganıyla yaygara yaptılar. Boru hattı yapıldıktan sonra bu projeye ‘hayır’ diyenlerde, bazı ülkelerin gazını tüketmeye karşı olanlarda emin olun Nabucco’nun en önemli kullanıcısı haline gelecektir.

        EPDK’ya ve Başkanı Köktaş’a Bravo

        Türkiye’nin en önemli sorunlardan birisi habersiz ve zamansız meydana gelen elektrik kesintileridir. Yazın ortasında elektrik kesilir, her şey alt üst olur. Elektrik cihazların çalışmaması bir yana birçoğu da voltaj sorunu sebebiyle bozulur. Özellikle turizm sezonunda, turistik tesisler bu yüzden ciddi zarar yazarlar bilânçolarına. Bazıları da elektrik kesintileri için ekstra yatırım yaparlar.

        Ancak her şeye rağmen yani memleketin kaydettiği gelişmeye ve dünyanın teknolojik değişimine karşın bu memlekette çok sık elektrik kesilir. Sebebini sorgulama şansınız olmaz. Zaten elinizde elektrik arızaları için bir numara vardır ve o da lazım olduğundu ulaşılmazdır. Meydana gelen hasarlara kimsenin ses çıkarma, hesap sorma gibi cüreti de olamaz. Yeter ki kesilen elektrik biran önce gelsin. Hasarlar, zararlar, kayıplar çoktan kabulümüzdür.

        Sıkı durun bundan sonra bu işler böyle gitmeyecekmiş. Kayıp, kaçak hesabı yapan, verimliliği artırmak için elektrik üretim ve iletim şirketlerini özelleştiren devletimizin bu alandaki en yetkin kurumu Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) çok önemli bir adım attı. Buna göre voltaj düşüşü nedeniyle bozulan cihazların ücretini artık elektrik dağıtım şirketlerinden talep edilebilecek. Nasıl? Bence süper bir karar. EPDK’yı ve Başkanı Hasan Köktaş’ı vatandaşa güven veren, ilgili şirketleri de uyaran bu kararları için tebrik ediyorum.

        Bundan böyle arıza ve sıkıntılı anlarda arayıp ulaşamama devri de kapanacakmış. Çağrı merkezi şartı da geliyor çünkü. Vatandaş önceden EPDK’yı fazla tanımazdı, ama son açıklamalarla kendi haklarına da özen gösterildiği için müteşekkir olacaktır.

        Elektrik İhalelerinde Kafalar Karışık

        Boğaziçi, Dicle, Gediz ve Trakya elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesiyle ilgilenen yatırımcılar için, ön yeterlilik başvurusu 4 Mayıs 2010 tarihinde sona erecek. Son teklif tarihi ise 22 Temmuz 2010. Peki bu bölgelerin ‘blok satış yöntemi’ ile gerçekleştirilecek özelleştirilmeleri için neden büyük şirketler heyecan duymuyor?

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar