Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İki gün üst üste Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Başkanı Hasan Köktaş’ı yakından ilgilendiren iki yazı kaleme aldım. Ancak tatmin edici bir cevap alamadım. Köktaş’ın dolambaçlı yollardan gönderdiği açıklamadan ise hiç tatmin olmadım. Kendisi bu konuları araştıranlarla birebir konuşan, tartışan birisi değil. Zira dersine hiç çalışmıyor. Aşağıda gönderdiği cevaptan ne demek istediğimi zaten anlayacaksınız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan bazı üst düzey yöneticilerden de Köktaş hakkında benzer şikâyetler aldım. Hatta AK Parti Hükümeti’nin önemli bir ismi de EPDK’nın bu haliyle ve bu kadroyla uzun süre devam etmeyeceğine işarete ederek, üst kurul olması sebebiyle de yapılacak yeni organizasyon için bazı sıkıntılı konuların altını çizdi.. Yaklaşık 9 ay önce, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın kabine revizyonu esnasında, EPDK’nın ikiye bölüneceği açıklamasına vurgu yapan bu önemli isim, ‘EPDK ikiyi bölünürse durum ne olur? Mevzuatlar neye, nasıl izin verir veya yeni düzenlemeyle kurum nasıl daha aktif hale getirilir? Bu detaylar gündemin yoğunluğu sebebiyle biraz gecikti. Ama daha fazla gecikeceğini sanmıyorum’ bilgisini aktardı. Hasan Köktaş, sadece son yazdıklarım hakkında değil, daha önce petrol rafineleri ve akaryakıtta tavan fiyat uygulamasına yönelik sorularıma da cevap vermemiş hatta tatmin edici açıklama dahi gönderememişti. Zaten yaptığı uygulamanın haksızlığı sebebiyle tavan fiyat uygulamasını devam ettiremedi. Ama mevzuatlardaki sıkıntılı maddelerle de hiç ilgilenmedi. Başında olduğu yerin üst kurul olma özelliği sebebiyle de rahat davranıyor. Ama netice orası özel bir şirket değil. Radyo Televizyon Üst Kurumu (RTÜK) eski Başkanı Zahid Akman gibi davranmaması gerekir. Hasan Köktaş, Bodrum’da dinlenmeye çekilen Akman’ı bulup tecrübelerinden yararlanmasında fayda var. Çünkü üst kurulların bir de aşağıları var. Üst Kurul Havaları

        EPDK Başkanı Hasan Köktaş’ın basın müşavirliği kanalıyla gönderdiği cevap aynen şöyle; ‘4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu kanun kapsamında çıkartılan ikincil mevzuatta elektrik üretim lisanslarının hangi şartlarda verileceği hüküm altına alınmıştır. Kurum ancak kanunda açıkça tanımlanmış bu hükümler çerçevesinde karar vermektedir. Üretim lisansı başvurularını kabul eden EPDK bu başvurularda tüm projelerle ilgili TEİAŞ’tan bağlantı görüşü alınmasını, kaynaklarına göre kömür kaynaklı ise TKİ’den kaynak kullanım iznini belgelemesini, jeotermal ise özel idareden ruhsatı olmasını, hidroelektrik santralı ise DSİ ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamasını, rüzgâr santralı ise EİE’den teknik değerlendirme alınmasını talep etmekte, ayrıca şirketin Çevresel Etki Değerlendirme Raporu almak gibi çok sayıda yükümlülüklerini yerine getirmesi ile birlikte lisanslandırması yapılmaktadır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, kanundan aldığı yetkilerle, lisanslandırma ve piyasa faaliyetlerinde yerli ve yenilebilir kaynakların teşvik edilmesine yönelik düzenlemeler yapmış ve kararlar almıştır. Aynı kapsamda bahsettiğiniz Strateji Belgesi’nde de ifade edildiği gibi, doğal gaz, orta ve uzun vadeli planlamalarda Türkiye elektrik üretiminde yararlanılacak bir kaynak olarak yer almaktadır. EPDK’dan Türkiye elektrik enerjisi sektöründe kaynak dağılımını planlamasını ve buna göre belli projelere lisans verirken bir kısmına vermemesini istemek, kanunla kendisine verilmemiş bir yetkiyle davranmasını istemektir.’ EPDK, hem yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde kimseye hayır demeden lisanslandırmaya dikkat çekiyor, yaptığı teşviklerden dem vuruyor, hem de sektöre getirdiği düzenlemelerden ve aldığı kararlardan bahsediyor. Bunların hepsini EPDK yapıyor. Bütün bunlara yetkisi var mı? Bunları yapan EPDK, Türkiye’nin enerji geleceği hakkında söz sahibi demektir. Hâlbuki stratejinin belirlenmesi hususu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na aittir. Peki, Enerji Strateji Belgesi’ni kim uygulayacak? EPDK’nın lafı çevirdiği gibi değil, mesela doğal gazdan elektrik üretim oranları aşağı çekilecekse veya başka bir alan teşvik edilecekse bunu kim yapacak? Denetleyecek, düzenleyecek? EPDK şöyle cevap verseydi anlardım; ‘Biz sadece noter görevi yapıyoruz. Strateji Belgesi yeterli değil. Kanun çıkarılması lazımdı ki her başvuran müteşebbise doğal gaz santrali kurması için onay vermeyelim. Veya yıllık ne kadar kapasitede doğal gaz santrali kurulacaksa başvuranlar arasında ihale yapıp, kazanana izin verelim.’ EPDK yönetimi hangi mantıkla iş yaptığını bilmediği gibi eleştirilerimize makul cevap veremiyor. Daha da önemlisi bu gidişatla iş bilmez, hesap kitap yapmaz, kendini uyanık zanneden iş adamları, Türkiye’nin geleceğini karartabilir.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar