Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bugün başlayacak ve 28 Kasım’a kadar sürecek olan Contemporary İstanbul’a dinler temasını işleyen yapıtlarıyla katılan sanatçı Ahmet Güneştekin, “Güneşe Açılan Kapılar” isimli eserine biçtiği 2.5 milyon dolarlık fiyat ile tartışma konusu oldu. “2.5 milyon dolar insanlara yüksek ve abartılı gibi gelecek ama kesinlikle olmadığını kabul edecekler; çünkü dünyada benim yaş gurubumda pek çok sanatçının 15-20 milyon Euro’ya satılıyor resimleri ve 8-10 milyon Euro’dan aşağıya resim satılmıyor. Dünya sanatında var olmak istiyorsak, yaptığımız sanatın hak ettiği değeri vermemiz gerekiyor. Ben şuna inanıyorum, bu aslında çok mütevazı bir fiyattır. Çünkü ben buna hayat verdim” diyerek eleştirilere karşı çıkan Güneştekin’e katılan sanatçılar da var, sanat piyasasının sabote edildiğini düşünüp tepki gösterenler de...

        İşte farklı görüşler...

        Gülin YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        ‘İster kapı ister başka şey sanatçı istediği fiyatı biçer’

        Ressam-Tasarımcı YİĞİT YAZICI:

        Sanatın gelişmesi, ilerlemesi, halka yayılması için bu yüksek fiyatları çok negatif algıladığımı söyleyemeyeceğim. Dünyadaki sanat piyasasıyla kıyaslamamız doğru değil, sanatta hiçbir şeyi hiçbir şeyle kıyaslamamalıyız. Sanatta kıstas olmaz. 25 sene önce resmin bir etkisi yoktu, insanların hayatlarında yeri yoktu. Şimdi bir yeri var. Sanat toplumun gelişmesi için bir faydadır, araçtır. Onun duyulması, kitlelere ulaşması önemli. Kıstası belirleyen şey sanatçıdır, ne isterse onu koyar, o kadar fiyat biçer. Neyin üstüne yaptığınızın da önemi yok. İster kapı olur ister başka bir şey.

        Sanatçı “Ben bunun üzerine bunu yaptım, bu kadar da fiyat biçtim” diyorsa söyleyecek çok fazla bir şey yok. Alırsınız almazsınız bu izleyiciye kalmış bir şey. Ama ben sanatın her dalının toplum için kıymetli olduğunu düşünüyorum. Sanatçının kendisine koyduğu değer, geçerli değerdir.

        ‘Pahalı resim en iyi resimdir’

        Ressam BURHAN DOĞANÇAY:

        Sanat yapıtlarında nesnel bir fiyat belirleme ölçütü yok, 7 asırdır 1 tek ölçü var ve bu, en pahalı resim, en iyi resimdir tezidir. Resimde, atletizmde olduğu gibi bir ölçü yoktur. Kullanılan "En pahalısı, en iyidir" tezi, mükemmel bir ölçek değil ama kullanılan budur.

        Resim tarihini biliyorsam, bu böyledir. Bir zamanlar Raphael'di, bugün ise 104 milyon dolar ile Picasso'dur. Dünyada, fiyat belirleyen unsur, müzayedelerdir, özellikle Christie's ve Sotheby's, yoksa bir galeriden alınan resmin fiyatı, belirleyici unsur olamıyor.

        Sanatçının karakteri ve eğitimi büyük rol oynar ve çok önemlidir. Ama genellikle yapıtlarına değer biçerken özgürdür. Yüksek fiyatlar sanatseveri sanattan uzaklaştırıyor tezine katiyen katılmıyorum.

        Bilakis sanatsever ve sanatçı, yıllarca çalışmanın sonucu ulaştığı fiyatlardan memnun olur. Kendisinin veya başkasının fiyatlarının artmasından ancak memnun olur. Bir ülkede bir sanatçının fiyatlarının artması, diğerlerine de yansır ve diğerlerinin değerlerini de arttırır.

        Tarihe baktığınız zaman, bu artışlar, sanatçılara daha iyisini yapmak için şevk vermiştir ve bu, kolay erişilen bir yer değildir. Bütün mesele, bu fiyat seviyesine nasıl erişildiğidir, Everest'in tepesine tırmanmak ile, helikopter ile gitmek arasındaki farkta olduğu gibi. Kendimden örnek vereyim, bu işe 50 yılımı verdim, sıkıntılar çektim. Resimde de başarıya ulaşmak, çalışma, çalışma ve çalışma ile olur. Biraz da kısmet rol oynar.

        Dünya sanat piyasasında konuşulan rakamlara bakarsak Türkiye bu tartışmaları maalesef çok geriden takip ediyor. Örnek olarak, Dubai 'deki müzayede sonuçlarına baktığınız zaman, anlaşılıyor ki, İran, Suriyeli ve Kuzey Afrikalı sanatçıların bizden çok ileride olduğunu görüyoruz. ABD ve Avrupa'dan söz etmiyorum dahi. Türkiye'de fiyatların dünya seviyesine gelmesi için, resimde birinci lig'de oynamak istiyorsak, fiyatların 3 misline çıkması gerekiyor.

        Bu söylediklerim, demokratik rejimlerde olur, totaliter rejimler için geçerli değildir. Bu rejimlerde, fiyatlar artmaz, çünkü her sanatçıya aynı pay verilir. Ancak özgür ülkelerde, artışlar olabilir.

        ‘Resmine 2.5 milyon dolar istiyor ama bence atölyesi bile kiralıktır!’

        Ressam İSMAİL ACAR:

        Bu fiyatlar üzerine yapılabilecek tek yorum şu: Niye 3.5 milyon dolar koymamış? Keşke koysaymış! Bu ancak bir mizah konusu olabilir. Yaşayan sanatçıların kendi eserlerine fiyat biçmeleri şu şekilde gerçekleşiyor: Eğer siz 100 dolara bir resim yaparsınız, satarsınız. Talep arttıkça o eserin bedeli 150 dolar olur, daha da arttıkça 200 dolar olur. Çünkü sizin piyasada talep edilebilinir olmanız lazım, bir de bu fiyatları koyan sanatçıların kendi sergilerini açtıkları zaman kaç eser sattıkları bence çok önemli. Bu tip fiyatlandırmalar komediye yol açıyor ve sanattaki güvenilirlik azalıyor, sahiciliği biraz sorgulanmaya başlanıyor. Artık o sahicilik biraz illüzyona, biraz palavraya dönüştü. Sonuçta genç bir üniversite öğrencisi çıkar 12 milyon dolar koyar, yani bu şekilde bir sansasyon yaratmanın sonu ve gerçekliği yok.

        Ama bu konuda sanatçıların çok fazla suçu olmadığını düşünüyorum, bilinçsiz sanat alıcısı çok, bunu pohpohlayan insanlar var. Maalesef bu tür uçuk rakamlı söylemlerin nedeni bilinçsiz sanat alıcıları, bu fiyatlardan da sanatçılar hiç kazanmıyor. Bu bahsettiğimiz sanatçı eğer ki bu fiyatı koyduysa 15-20 milyon dolar servete sahip demektir. Ama bence atölyesi bile kiralıktır!

        ‘Kim olduğu belirsiz isimlerin fiyatını şaşkınlıkla izliyoruz!’

        Mimar Sinan Üni. Güzel Sanatlar Fak. Sosyoloji Böl. Öğr. Üy. Prof. Dr. ALİ AKAY:

        Sanat dünyasının ciddiye bile almadığı kim olduğu belirsiz isimlerin fiyatlarını şaşkınlıkla izliyoruz. Bir yandan iç pazar için üretim yapılırken diğer yandan dünyaya açılan bir Türk güncel sanatı var. Bu ikisi birbirlerinden kopuk ilerlemekte. Bu ikisinin birleşmesi gerçekleşmeden istikrar zor duruyor. Bu yüzden de, şimdilik koleksiyonerler galerilerin “iç pazara’’ yönelik arzını takip edebiliyor ve bu geleceği olmayan pazara takılıp kalıyorlar.

        Fitch’in daha dün Türkiye’yi durağandan pozitife çevirmesiyle de anlaşılabilinen bir para hacmi, yatırım yapacak yeni alanlar arayışı içinde. Koleksiyoncular nasıl diğer alanlarda dünyaya bakmaktaysalar, sanatta da aynı bakışı ve zamanı vermeye hazır olmadıkları takdirde, Woody Allen filmlerindeki gibi “gülünç’’ vaziyete girme riskini

        almakta. Bunun farkında olmamak da en kötüsü.

        ‘Güneştekin ilgi odağı olmak için ortaya fiyat salladı!’

        Ressam BEDRİ BAYKAM:

        Bir sanat eseri iki milyon dolar olabilir veya daha fazlası olabilir. Sorun rakamlar değil, rakamların mantığı. Türkiye’de ölüm borsası dediğimiz, ölümü yaklaştı diye fiyatının sonuna bir veya iki sıfır eklenen sanatçı komedyası var. Son bir yıldır sanat spekülatörlerinin ölüm borsası üzerine oynamalarının getirdiği üzücü sorunları piyasa bir dalgalanma olarak yaşıyor. Bu sanatçı hangi dünya ülkelerinde sergilenmiş, hakkında kaç dünyaca ünlü yazar yazmış, kaç uluslararası sergi açmış ya da bienale katılmış, kaç yıldır resim yapıyor?

        Açık konuşalım, Ahmet Güneştekin yeni yapılmış bir resmi için ‘2.5 milyon dolar ve bu çok mütevazı bir fiyat’ diyor. Bu söylemden basında çıkmak, konuşulmak, ilgi odağı olmak istediğini anlarım. Bunlar psikolojik oyunlar. Bu tip spekülasyon kokan ve bahsettiğim kriterlerle bağlantısı olmayan, havadan ortaya atılmış fiyatlar uydurma şekilde sallandığı zaman bu Türk çağdaş sanatını sabote edecek bir girişim olur. Ahmet “Ben buna hayat verdiğim için bu değeri biçtim” diyor. Kendisine kötü bir haberim var, her sanatçı eserine hayat verir yani bu orijinal bir durum değil, yemek gibi bir durum. Ortaya böyle bir fiyat salladığınız zaman çok güzel ilgi odağı olursunuz ama piyasada bir güvensizlik doğar ve yarın da başka bir genç sanatçı bir galerici ile ortaya çıkar ve “Benim eserlerim 5 milyon dolar” der. Galericileri, müzayedecileri, koleksiyonerleri ikaz ediyorum, zarar sadece size olmaz tüm piyasaya olur.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar