Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        OSMANLI döneminden beri aralıklarla ‘zorunlu askerlik’ hizmetine alternatif olarak süre kısalması karşılığı nakit bedel ödenmesi mantığına dayalı ‘bedelli askerlik’ hizmeti on yıl aradan sonra yeniden masaya yatırıldı. En son 2000 yılında Marmara depreminden sonra ülke ekonomisine katkı için çıkarılan ‘bedelli askerlik’ son bir haftadır ülke gündemini meşgul ediyor. Bedelli askerlik konusunda geçtiğimiz yıl “Yükümlü olarak gelecekler zaten

        ihtiyaçlarımızın altında, terörle mücadele eden bir ülkede, her gün şehitler veren bir ülkede parayla askerliği vatandaşımıza anlatamayız” diyen Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ dün Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüştü. İnternette oluşturdukları mail gruplarıyla yıllardır bedelliyi bekleyenleri heyecanlandıran bu görüşme öncesinde köşe yazarları da ikiyi bölünmüş durumda. “Parası olan zenginin yerine fakirler karanlık çukurlara girip belki de vurulacak” diyenlerle “Orduyu ‘gençlerin kâbusu’ olmaktan çıkaracak alternatif bir plan istiyoruz” diyenler bugünün polemiğinde karşı karşıya...

        Gülin YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        Habertürk Gazetesi Yazarı BEKİR COŞKUN:

        ‘Zengin para verecek parası olmayan dağlara gidecek’

        ZENGİN para verecek ve askerlik yapmayacak... Parası olmayan dağlara gidecek, zenginin yerine karanlık çukurlarda evini özleyip ağlayacak, gerekirse vurulacak... Belki de hiç dönmeyecek, zenginin yerine. Bunu önermek, istemek, savunmak. Bu kadar yitirdimi kendini Türkiye benimasıl söylemek istediğimise, Bu açılan görülmemiş kampanya, bu akıl almaz lobi, bu internet bombardımanı... Kamuoyunu aylardır dürten bu üstün çaba. İyi de, başka zamanlar nerelerdesiniz? Yüzlerce çocuk kaybolduğunda, kızlar saçlarından tutulup sürüklendiğinde, emeğini arayan işçiler havuzlara sürüldüğünde, çiftçiler domateslerini, besiciler sütlerini asfalta döktüğünde. Diyelimki; İstanbul’un ormanlarından Akdeniz’in koylarına, Karadeniz’in yeşilindenMarmara Denizi’ne kadar, doğamız yağmalanıp çalındığında. Dev ulusal varlıklarımız ele peşkeş çekildiğinde. Türkiye, AB umudunu yitirdiğinde. Laiklik suç, Atatürkçülük kabahat sayıldığında ve sesi çıkan herkes hapishanelere doldurulduğunda. Nerelerdeydiniz? Anlıyorumki derdiniz vatan-millet değil, sadece nalıncı keseri gibisiniz. Şimdi; sizin ve sizin gibilerin duyarsızlığı yüzünden çağdaşlaşamamış, yönünü yitirmiş, şaşkın vemutsuz bir ülkede “modern dünyada olanı” istiyorsunuz, öylemi? Ne hakla?

        Hürriyet Gazetesi Yazarı Yılmaz ÖZDİL:

        ‘Babam sağolsun’ tugayı kurulsun

        ANLAMADIĞIM şu... Kaç paraysa ödeyeceksek, niye “er” oluyoruz? Hem papelleri sayacaksın. Hem en altta kalacaksın. Adalet mi bu? 2 bin dolar fazla verip, albay olmak istiyorum belki... Parasıyla değil mi? Yapılacaksa, tam yapılsın. Tarifesi yayınlansın... Yüzbaşı, adı üstünde, yüz dolar. Binbaşı, bin dolar. Ya general? Hepsini içeri tıkıyorlar,

        paramızla rezil olacak kadar keriz değiliz herhalde! Peşin peşin tezkere... Taksit taksit ödensin. 2 al, 1 öde kampanyası yapılsın. İki biraderin biri bedavaya gelsin. Bonus’la teşvik edilsin... En az üç gönderene, F16’yla yemin törenine gidişdönüş bileti verilsin. Durumu iyi olan kombine alsın. Kendi gitmesin. Çocuğu gitmesin. Torunu da gitmesin.

        Tankçı, topçu meşakkatli; yeni sınıflar oluşturulsun mesela... “Bokumda boncuk var tümeni” kurulsun. “Babam sağolsun tugayı” kurulsun. Parası hangisine yetiyorsa, oraya gitsin. İsteyen, kendi yerine adam göndersin.

        Habertürk Gazetesi Yazarı YİĞİT BULUT:

        ‘Bu ülkede olamaz’

        BİR ülkede kura ile atama yapıldığı iddia edilen bir sistem varsa ve vatan için göreve gidenlerin bir kısmı canını veriyorsa; o ülkede “Ben para vereyim de askerlik yapmayayım” denemez! Nasıl olacak? Parası olan askere gitmeyecek, garibanlar gerektiğinde canını verecek! Yok öyle yağma! Bu ülkede bedelli askerlik olamaz, olmamalı! Vicdanı olan herkese sesleniyor ve değerlendirmelerine bırakıyorum! Bundan yaklaşık bir yıl önce “Devlet Bahçeli’ye teşekkürler” başlıklı bir yazı yazmış ve bir MHP’li vekilin tek başına başlattığı “bedelli askerlik” işgüzarlığını durdurmasının öneminin altını çizmiştim. O gün neden karşı çıkmış ve “olmaz” dediysem, bugün de aynı mantıkla karşı çıkıyorum ve not

        düşüyorum: Bu ülkenin vicdanını yaralarsınız.

        Vatan Gazetesi Yazarı Ruhat MENGİ:

        ‘Gazeteciler döktürüyor’

        BAŞBAKAN Erdoğan bedelli askerlik bekleyenlerin uzun süredir yaptığı baskılar konusunda

        önce ümit verdi, sonra da “Genelkurmay Başkanı ile konuşacağız” dedi ya, meğer askerliğin “işe yaramaz bir dönem” olduğunu düşünen ne çok gazeteci varmış, döktürüyorlar. Mademki parası olan, işi olanlar parayla askerliği satın alabilecekler, yoksul

        ailelerin hakkını kim savunacak, kim ödeyecek? Bedelli askerlik isteyenler ve onlara hak verenler kendilerini hiç “askerden aldığı parayı bile saklayıp ailesine gönderen yoksul şehitlerin, gazilerin analarının” yerine veya Şırnak’ta, Yüksekova’da görev yapan askerlerin yerine koyarak empati yaptılar mı, yapıyorlarmı?

        Habertürk Gazetesi Yazarı UMUR TALU:

        ‘Ordu zaten eşitlik cenneti değil, bedelli reform olur’

        ASKERLİĞİN hakikaten ciddi biçimde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Sadece ordunun

        demokrasi ve cumhuriyet içindeki hali açısından değil; cumhuriyet ve demokrasinin ordu içindekimelali açısından da. Sözde yüceltilen ama fiilen aşağılanan “profesyonel” binlerce askerinmutsuzluğu, huzursuzluğu çok açık. Ama örtülüyor! Ordunun çok sayıda lüzumsuz iş, “hizmetçilikte çalıştırılması yasak” binlerce askere yıkılmış angaryalar ile hantallığı da açık. Ama konuşulmuyor! O yüzden, “bedelli” hiç olmazsa yaşı 40’a yürümüşler açısından ciddiye alınmalı; bunun eşitsizlikle ilgisi olsa bile, ordu zaten “eşitlik cenneti” değil. Torpiliyle de, bir dolu ayrımcılıkla da. Belki de ciddi bir reform açısından ilk adımolur. Profesyonel askerin sürünmediği; profesyonel olmayanın yığılmadığı; angaryanın kalktığı;

        çalışanların uzmanlaştığı; hantallığın yok edildiği;mesleki yetenekler ile cumhuriyet ve demokrasi kültürünün daha doğru biçimde yerleştiği bir “hayal”!

        Star Gazetesi Yazarı MEHMET ALTAN:

        ‘Bedelli çıkmalı, ordu profesyonel olmalı

        DİYORUMki; seçimler yaklaşırken “Bedelli Askerlik Partisi” kursak. Parti programını da 1916’dan kalma yasayı lağvetmek, Prusya Tipi Ordu anlayışını demokratikleştirmek, askerlik görevini AB üyesi ülkeler düzeyine denk bir şekilde yeniden düzenlemek ile

        sınırlasak. Kısacası halka acilen “profesyonel ordu” sözü versek. “Prusya Tipi Ordu zihniyeti ile Türkiye gerçekten ne kadar demokratikleşebilir” sorusunu tartıştırsak. Acaba nasıl bir teveccüh görür, Türkiye’yi hangi oranda demokratikleştirir? Türkiye ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ihtiyatlı bir yeşil ışık yaktığı “bedelli askerliği” konuşuyordu. “Profesyonel Ordu” demokratikleşme gündeminin ilk sırasında acilen bekleyenmadde olmalı.

        Hürriyet Gazetesi Yazarı EYÜP CAN:

        ‘Askerlik kâbus olmaya başladı’

        TÜRKİYE’de askerlik, kelle hesabı gibi çağın gerisinde kalmış zorunlu bir görev anlayışına hapsedildiği için giderek “gençlerin kâbusu” olmaya başladı. Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a sesleniyorum. Sayın Başbuğ belki farkındasınız belki de değilsiniz. Bedelli askerlik kampanyası gençler arasında hiç olmadık bir şekilde orduya karşı bir önyargı ve nefret söylemine dönüşüyor. Girin bedelli askerlikle ilgili site ve blog’lara. TSK’ya karşı kullanılan dilin giderek daha öfkeli ve zehirli olduğunu göreceksiniz. Şimdiye kadar 10 kez bedelli askerlik çıkmış. 11’incisini çıkarmayacaksanız orduyu “gençlerin kâbusu” olmaktan çıkaracak alternatif bir planı hemen uygulamaya geçirmeniz gerekiyor.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar