Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Brezilya’nın iş ve finans merkezi olan Sao Paulo kenti 22 milyonluk bir nüfusa sahip. Bu 7,5 milyonu Japon. Her ülkeden, her dinden etnik topluluklar burada bir arada yaşıyorlar.

        Kaldığım otelin 24. katından dışarı bakınca iki şey hemen dikkatimi çekti.

        Birincisi, binlerce beton bina. 10 ile 20 kat arasındaki bu binalar kentin betonlaşmış bir yapıya dönüşmesine neden oluyor.

        İkincisi, şehrin tam ortasında bulunan gecekondu bölgeleri kötü görünüşlerine karşın şehre nefes alma olanağı tanıyor. Şimdi bu gecekonduları yıkıp yerine beton binalar yapıyorlar.

        Trafik ise inanılmayacak kadar kötü. İstanbul’u mumla arıyorsunuz. Kısa mesafelerde kaybettiğiniz süre için üzülmekten başka yapacak bir şey yok.

        TANIDIK FUTBOLCULAR

        Televizyondaki maçlara takılınca bildik yüzler karşınıza çıkıyor.

        Flamengo-Internacional maçını seyrederken eski Fenerbahçeli Deivid, Maldonado ve eski Beşiktaşlı Kaleberson hemen dikkati çekiyor.

        İzlediğim maçta Deivid nefis oynadı. İki gol attı. Bir golü de hazırladı.

        Galatasaray’ın eski sorunlu futbolcusu Lincoln Palmeiras takımının forması ile gazetelerde yarın sayfa resimleri ile yer alıyor.

        Roberto Carlos da oynadığı Cointhians takımında bildiğimiz futbolunu aynı şekilde sergiliyor.

        Sadece Türkiye’den değil diğer ülkelerden ayrılıp gelen eski futbolcular burada hala gündemdeler.

        GÜVENLİK, GÜVENLİK VE YİNE GÜVENLİK

        Uçaktan indikten sonra bizi karşılayan turizm şirketinin Türk sahibi Melih Altuntürk hepimizi uyardı. “Sakın sokaklarda dolaşmayın. Çok tehlikeli. 20-30 dolar için adam vurup parasını alıyorlar.”

        Bu uyarı ilk önce bize biraz garip geldi. Sonra sokaklara dikkat edince kimsenin kaldırımlarda yürümediğini fark ettik. Sadece alış-veriş merkezleri, bazı kalabalık caddeler ve topluca gidilen parklarda insanlar vardı.

        Buralarda yaşayan bir Türk anlattı. “Araba aldım. Üzerine zırh geçirttirdim. Oğlum zırhlı arabaya karşı çıkmasına rağmen onun arabasına da aynı şey yaptırdım.” Düşünebiliyor musunuz yaşamın güçlüğünü.

        Kırmızı ışıkta arabanın kapısını açıp cüzdan isteyen mi, elindeki çantayı alıp kaçan mı yoksa evinize girip sizi tehdit eden mi hepsi burada.

        Evlere, apartmanlara bakıyorsunuz. Demir parmaklıklarla çevrilmiş. Bu da yetmemiş parmaklıklara elektrik verilmiş. Kapı girişindeki güvenlik görevlisi de caba.

        Buna karşı yaşayan bir şehir. 24 saat eğleniyorlar. Eğlenmekten, yemek yemekten keyif alıyorlar.

        TÜRKİYE’DE REEL FAİZLER BREZİLYA’YA KIYASLA NEDEN DÜŞÜK?

        Otuz yedi yıldır Sao Paulo kentinde yaşayan ve bir dönem Brezilya Merkez Bankası Başkanlığı da yapmış İbrahim Eriş ile konuşurken konu faizlere geldi.

        Türkiye’de enflasyon yüzde 9’lardayken Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 7, buna karşı Brezilya’nın enflasyon oranı yüzde 5’lerde süre giderken politika faizinin yüzde 10,75 olmasının para politikası açısından anlamını tartıştık.

        İbrahim Eriş’e göre burada bir çarpıklık yok.Brezilya Merkez Bankası geçmişte yaşanan çok yüksek enflasyon nedeni ile enflasyon konusuna çok hassas. Enflasyonist eğilimleri baskı altında tutmak için daha yüksek reel faiz veriyor.

        Türkiye ise hiper enflasyon yaşamadı. Hassasiyeti daha az. Bu da faiz oranlarına yansıyor” yorumunu yaptı.

        Sayın Eriş’in yorumu ilginçti.

        Bir not: Basında T.C Merkez Bankası Mensupları Sosyal Yardımlaşma ve Sandığı Vakfı’ndan almakta olduğum yüklü maaşın kesileceğine ilişkin gerçek dışı haberleri Brezilya’dan döndükten sonra öğrendim.

        Daha önce de belirtmiştim ama bir kez daha altını çizeyim. Anılan vakıfta görevimden ayrılmadan önce kısa bir üyeliğim oldu. Ancak ne emekli oldum, ne de herhangi bir maaş aldım.

        Haberi yapanlar sorup gerçekleri öğrenselerdi kamuoyunu böyle asılsız bilgilerle meşgul etmezlerdi.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar