'Ben Dersimliyim, tek başına bu bile başarılı olmam için yeter'
Çoğu Tunceli’yi ilk kez gören yaklaşık 45 kişilik bir grupla, Munzur Çayı’na, onu çevreleyen muhteşem doğaya bakıyor ve sohbet ediyoruz. Türkiye’yi ilk kez gören bir Avrupalı turistin şaşkınlığına benzer yüz ifadeleriyle herkes birbirine “Hiç böyle bir yer beklemiyordun değil mi” diye soruyor. Bütün bildiklerinizi ya da bilmediklerinizi unutturacak bir coğrafya burası. Buna rağmen aklımız hep Türkiye gündeminde. Munzur’dayız ama aklımız hep Musul’a kayıyor. Türkiye bu, başka bir şehre, bir ülkeye gidip, yeni bir gözle çevreni izlemene izin vermiyor. Munzur derken dilimizin sürçmesi, arada Musul dememiz de bundan.
Garanti Bankası Anadolu Sohbetleri’nin 12’nci yılında 94’üncü buluşmanın adresi Tunceli. Salonu dolduran dinleyicilerin yarısı kadın. Konuşmacılar, ‘ekolojik tarım’ diyor, “Sakın diğer illerin düştüğü hataya düşüp de turistik olup yerellikten uzaklaşmayın” diye tavsiyede bulunuyor. Ama herkesin aklı, 18 yaşında “aile birleşmesi” uygulamasıyla Almanya’ya göç eden, 13 çocuklu ailenin kızı Aynur Boldaz Özdemir’in hikâyesinde. İlkokulu bitirip, 18’ine kadar dağlarda keçilerin peşinde koşturup tek kelime Almanca bilmeden Berlin’de kendini var eden Özdemir’in, nasıl kendi temizlik şirketinin kurduğunun hikâyesi salonda çıt çıkmadan dinleniyor. Özdemir, 27 yıldır yurtdışında. Berlin’de bir hastanede temizlik elemanı olarak çalışırken inat edip nasıl kendi işini kurduğunu anlatırken, “Eğer babam, bugün de keçileri gütmeyiver kızım deseydi, el bebek gül bebek büyüseydim bunları yapamazdım” diyor. Ona göre Dersim’de çocuk olmak zaten başlı başına bir mücadele.
Aynur Hanım, 21 yıldır Hıristiyan Demokrat Partisi’nde. İlk işi de oranın temizliğini almak olmuş. Almanya’da bir banka, “Siz Tuncelilisiniz, kalabalıksınızdır. Niye babanızdan değil de bizden para istiyorsunuz” diye sorduğunda, “Babamın 500 keçisi var. Onları versek karşılığında kredi alır mıyım” diyecek kadar da kıvrak zekâlı. Şu anda Berlin’de kim bir iş yapacak olsa, bir yol haritası arasa danışmanlığını Aynur Boldaz Özdemir yapıyor. Almanya’daki şirketi Türkiye’ye de taşıyan, 450 kişinin istihdam edildiği Forever Clean’ın çalışanlarının yüzde 70’i Alman, yüzde 45’i engelli.
‘Sadece kredi değil bilgiye de ihtiyaç var’
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, projeye başından beri liderlik ediyor. Bunca yıl ve şehirden sonra şunu söylüyor: “Anadolu insanının sadece krediye değil, bilgiye de ihtiyacı var. Biz bunu sağlamaya çalışıyoruz. İli belirledikten sonra ekibimiz gidiyor ve uzun süren bir ön çalışma yapıyor. Konuşmacıları ve konuları da o şehrin ihtiyaçlarına göre seçiyoruz.” Karadere’nin anlattıklarına göre Tunceli halkı kredi kullanmada da çok aktif. Bu, okuma yazma oranının yüksekliğiyle açıklanıyor. Bazı illere ikinci, üçüncü kez gidilen projede 2016’da 81 ile ulaşılması hedefleniyor.
TURİZM FIRSAT
Tunceli’deki buluşmada uzmanlar en çok yerelliğin üzerinde durdu. Bölge hem coğrafi hem de kültürel açıdan turistik değerlere sahip. Pülümür Çayı örneğin Güneydoğu Anadolu’nun yaz tatili alanı olmuş. Yerel lezzetleri ve endemik bitkileriyle de turistik değere sahip bölge için önerilen şey “Sakın Mardin’in yaptığı hataya düşmeyin. Doğallığınızı koruyun ve bölge dışından satın aldığınız şeyleri artırmayın” oldu.