Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HEPİNİZ biliyorsunuz; aylardır kurucusu olduğu Duru Tiyatro'nun kapanmaması için, tiyatronun içinde bulunduğu Kadıköy Anadolu Lisesi'nin yönetimine karşı hukuk mücadelesi veriyor Emre Kınay. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri töreninde, dilinde yine bu haklı mücadele vardı. Kameralar kendisine yöneldiğinde şu açıklamayı yaptı: "Salon boşaltılırsa salonsuz bir tiyatro olacağız. O salonu tiyatro salonu olarak biz yaptık. Oranın tiyatro salonu olarak devam etmesi lazım. Davayı kazanacağımızı düşünüyorum." Bir okul müdürünün, bir eğitimcinin, inatla "Ben burada tiyatro istemiyorum" diye tutturması nedeniyle Duru Tiyatro'nun üzerinde toplanan kapkara bulutlar, Kınay'ı ve ekip arkadaşlarını durduramadı. Bu zorlu süreçte yeni bir oyun sahneye koydular. Provalara uğradıkları engellemeler nedeniyle geç başladılar. Kendilerini yıldırmaya çalışanlara içlerindeki sanat aşkıyla meydan okudular. Ve sonunda 'Nafile Dünya'yı sahneye koydular. Bu süreçte başta Emre Kınay tüm ekip, benim bu dünyada gönülden verilen, iyi niyetli hiçbir çabanın nafile olmadığına inancımı perçinledi. Onların mücadelesi, onların tiyatro aşkı, onların duruşu içimi aydınlattı. Bir tiyatro salonu demek bu ülkenin bugününe ve yarınına yapılmış en değerli yatırım demek. İnsana yatırım yapmak demek. Duru Tiyatro, Moda'nın ortasında açmış kocaman bir gül. Ve can dostum Küçük Prens'in dediği gibi, önemli olan gülün için verdiğin emek! Duru Tiyatro ekibinin alın terleriyle suladıkları güllerinin kokusunu insanlıkla paylaşmak, sanat yoluyla dünyayı daha güzel kokan bir yere dönüştürmek için verdiği emeği bence ayakta alkışlamak gerek.

        ÖZTOPRAK İMZALI ŞAHANE MÜZİK

        Gelelim 'Nafile Dünya'ya... Oktay Arayıcı, Seferi Ramazan Bey'in ibret verici hikâyesini anlatan bu müzikli oyunu, 1969 yılında yazmış. Ramazan Bey, 1930'lu yıllarda başladığı mesleğini Cumhuriyet rejimine sıkı sıkıya bağlı kalarak sürdüren bir polis memuru. O da düzene uyup taviz vermek yerine gülü için yürekten emek vermeyi seçenlerden. Gülünü adalet, fazilet, doğruluk, dürüstlük gibi değerlerle sulayıp büyütenlerden... Bu duruşu başına türlü türlü işler açıyor. Emre Kınay'ın yönettiği oyun, tüm bu süreci açık biçim bir sahnelenişle seyirciyle buluşturuyor. Oyuncular kâh sahnenin köşesinden seyirciyle birlikte oyunu izliyor, kâh seyircinin arasına karışıp şarkılar söylüyor. Şarkıların 'Seçimini iyi yap geçimin tamam' ve 'Suç kimde, çare ne?' gibi 1969'da yazılan sözleri can kulağıyla dinlenmeli. Şarkı sözlerinin her satırında bu ülkenin maalesef bir türlü düzelmeyen acı gerçekleri gizli. Bora Öztoprak'ın imzasını taşıyan müziklereyse bayıldım. Hemen kulağa yerleşiyor, ritimler insanı şarkılarla sarmaş dolaş hale getiriyor. Haliyle hem seyircinin enerjisi hem de oyunun temposu yükseliyor.

        NE MUTLU GÜLÜNE EMEK VERENE

        Oyunda Başkomiser Ramazan'ı Erdal Cindoruk canlandırıyor. Emre Kınay, oyunun dekorunu da hazırlayan Selahattin Taşdöğen, Neslihan Yeldan, Ayşe Erbulak, Başak Akan, Tamer Serkan Subaşı, Erdeniz Kurucan ve Burak Bayer ise birden fazla karakterle seyirci karşısına çıkıyor. Herkes rolünün hakkını layığıyla verirken aralarındaki sinerji tadından yenmiyor. Özellikle Selahattin Taşdöğen ile Ayşe Erbulak'ın karşılıklı oynadığı karakol sahnesinde, oyunun içine kendiliğinden dahil olan doğaçlamaların da etkisiyle kahkahalar havada uçuşuyor. Her ikisinin de enerjisi seyirciyi sımsıkı sarıp sarmalıyor. Emre Kınay ile Neslihan Yeldan mimikleri ve güzel sesleriyle oyuna renk katıyor. Başak Akan, evde kalmış kız rolünde çok başarılı. Genç oyuncu Burak Bayer ise Bekçi Abdullah karakteriyle sahnede pırıl pırıl parlıyor. 'Nafile Dünya' 15 Mayıs Çarşamba akşamı saat 20.30'da Kozzy'de, 19 Mayıs'ta saat 16.00'da, 25 Mayıs'taysa saat 20.30'da Duru Tiyatro'da. Biletler 0216 338 56 36 numaralı gişede ve www.mybilet.com'da. Güldürürken düşündüren, hem eğlendiren hem de bugüne dair çok şey söyleyen oyunu izlemenizi tavsiye ederim.

        Yine Emre Kınay'dan bir cümleyle bitireyim. Afife Tiyatro Ödülleri törenindeki açıklamasında, "Zincire vurulmadıkça kimse beni tiyatro yapmaktan alıkoyamaz" da dedi Kınay. Günül bağı denen şey tüm ayak bağlarına böyle meydan okuyor işte! Bu meydan okuyuş, bu vazgeçmeme, bu inanç; insana nafile yaşamadığını hissettiriyor. İyiye, güzele, doğruya, aydınlığa inancının nafile olmadığını gösteriyor. Emek vermeyi sürdürmesini sağlıyor. Ne mutlu gülü için emek veren herkese! Ne mutlu diken yerine gül olmayı seçenlere!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar