Çiğdem Erken'in sesi bana öyle bir sarıldı ki...
Saat gece yarısını gösterdi ve tiyatromuzun müzik dendiğinde akla ilk gelen isimlerinden biri olan Çiğdem Erken, içeriden bana seslendi. "İçeriden" derken içerideki odayı kastetmiyorum, kalbimden bahsediyorum. CD Player'da tamamının söz ve müzikleri kendisine ait olan 'Kız Kafası' adlı albümü dönüyordu ve Erken, sanki kendisinden benim için bir şarkı yazmasını istemişim gibi, Demet Sağıroğlu ile birlikte, 'Küçük Prens'i söylüyordu. "Rüyalardan, masallardan seçtim seni. Boş hayaldin, tüm gerçeklere ben tek geçtim seni. Söylesene benim bu işte günahım nerede? Aşık oldum Küçük Prens'ime" diye kulaklarımdan kalbime, boğazıma, gözlerime ve oradan da yanaklarıma doğru akan sözler, beni sözün bittiği yere sürüklüyordu.
Aynı şarkıda, "Çok özlersen sarıl sesimden" de diyen Erken, duygulu sesiyle bana sarılıyordu. Tanıyanlar bilir; ben bir insanın notunu sevdiklerine nasıl sarıldığına bakarak veririm. Sarılma anında kemiklerin kırılacakmış gibi ve iliklerine kadar sıcak hissetmiyorsan; biriyle sarmaş dolaşım diye kandırmayacaksın kendini! Dışarıdan böyle sarılanını bulamazken; Erken'in ve piyanosunun sesi, içimden sımsıkı sarıp sarmaladı beni. Şarkılarının sözleri dostum kesildi, benimle sohbet etti, dertleşti! Şimdi soruyorum size; bu sadece gerçek sanatın yaratabileceği bir mucize değil mi?
NE VARSA DAMLARDA VAR!
Yazarken efkârdan parmaklarım karıncalanıyor ama; sanat ve sanatçı sandığımız, hiçbir eser üretmeden rüzgâr gibi eser hallerine söveceğimize övgüler yağdırdığımız müsveddeler için, gerçek sanatın ve sanatçının pabucunu dama atan bir toplumuz biz! Çoğunluk pabucu yarımlarla oyun oynayıp kendini kandırıyor, kendini öldürüyor. Ama bir de dama atılmış pabuçların paha biçilmezliğini bilenler; pabucu damdaki kemancıların, ressamların, şairlerin, yazarların, oyuncuların varlığı için şükredenler var. Mesela ben, ne zaman "Bu ülkede olup bitenlere artık dayanamıyorum" diye isyan etsem; kafamı yukarıya kaldırıyorum ve onların bana, damdan yani en yüksekten alçakgönüllükle el salladıklarını görüyorum. Ümitli, ışıklı, sanat gibi rengârenk bir gülümseme beliriyor yüzümde. Geleceğe inancımı, o gülümsemede saklıyorum.
Diyeceğim o ki; Çiğdem Erken bu ülkenin damdaki sanatçılarından biri! 'Üç Kuruşluk Opera', 'Dünyanın Ortasında Bir Yer', 'Kabare', 'Keşanlı Ali Destanı', 'Vanya Dayı', 'Savaş İkinci Perdede Çıkacak' piyanosuyla ya da müzik direktörü sıfatıyla hayat kattığı oyunlardan sadece birkaçı! Kendisiyle tanıştığımızda bana, "Tiyatro aşkından çok etkilendim" demişti. Ben senin tiyatro aşkının ve bu aşk doğrultusunda yaptıklarının yanı sıra, 'Kız Kafası' adlı albümünden de çok etkilendim sevgili Çiğdem! Albümün artık benim hiç eskimeyecek bir dostum! Tıpkı 'Saçlarım Daha Uzunken' adlı şarkının sözlerindeki gibi; aklım çok karışıkken, sabrım tam tükenirken ona koşuyorum, dinliyorum, rahatlıyorum. Herkese şiddetle değil, şevkle tavsiye ediyorum!
BENDEN DE TEŞEKKÜRLER!
Albümün teşekkürler listesi, ülkemizin damdaki gerçek sanatçılarının resmi geçit töreni gibi! Kimler yok ki bu listede? Bu ülkenin vicdanı hâlâ sağ olan sayılı isimlerinden Fazıl Say var mesela! "Sağ baştan say" dendiğinde vicdanının piyanosuna yansıyan cesur sesiyle, "Bu yaşayan ölüler diyarında ben hâlâ sağım, duruşumla sapasağlamım" diyen Fazıl Say!
Sonra hocaların hocası, tiyatromuzun mihenk taşı Yücel Erten! 'Ölürsen Haber Ver' adlı şarkının finalinde Erten'in yazdığı şiiri rüyaların yapıldığı kumaştan olan sesiyle seslendiren Selçuk Yöntem! Gözlerindeki hiç sönmeyen ışıltıyı viyolonselinin nağmeleriyle dans ettiren Çağ Erçağ! Ve sesi benim için doğru söylemenin sözlükteki karşılığı olan opera sanatçısı canımın içi dostum Güvenç Dağüstün! Bugün doğum günü Güvenç'in! İlk kutlamayı buradan yapayım; hep söylediğim gibi sen olmasaydın ben eksik olurdum Güvenç'im! Sen ve senin gibiler olmasaydı; hayat eksik olurdu, sanat eksik olurdu! Yürekli ve yürekten sesine sağlık; hem senin hem de Çiğdem'in!
'Kız Kafası'nı mutlaka dinleyin! Çiğdem'in özellikle "Aşksız yataklarda soyunmayın" şeklindeki sözlerine kulak verin! Aşkı damlarda arayın! Aşk bu; sever damdan düşer gibi gelmeyi!