Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Cinselliğin hâlâ tabu olduğu, adını namus cinayeti koydukları eylemleriyle namussuzluğu bile utandıranların cirit attığı, profesörlerin dahi "Dekolte giyip erkeği tahrik eden kadının, bunun sonucundan şikâyet etmesi makul değildir" diyebildiği bir ülkede, yazacaklarımı kaç kişi dikkate alır bilmiyorum. Yine de içimde yara olan bir meseleyi masaya yatırmak istiyorum. Masanın üzerindeki meseleyle ne yapacağını herkesin vicdanına bırakıyorum.

        İZLEME AMA YORUM YAP, KEBAP!

        Ben, her hafta tiyatroya giden, sahneye kalbiyle bakan ve kalbine dokunan her oyunu bu köşede sizlerle paylaşan çok iyi bir tiyatro seyircisiyim. Tam da bu yüzden yani vefalı seyirci kontenjanının bana kazandırdığı yetkiye istinaden, bir süredir sahnede var olduğunu duydukları her dekolteyi tiyatroya ve tiyatroculara tecavüz etmek için kullanmaya kalkan, 'her şeyi hep bilir kişilere' daha fazla seyirci kalamayacağım. Dikkat edin; var olduğunu duydukları diyorum, gördükleri değil! Bahsettiğim şu her şeyi hep bilir kişiler, izleyip de yorum yapmak yerine, kulaktan dolma bilgiler veya oyunun sadece iki saniyelik kısmını anlatan fotoğraflardan hareketle tiyatroya geçirme derdindeler! Ohhhh hem izleme hem de yorum yap, kebap!

        Konu; tiyatro oyunlarındaki sevişme sahneleri! Bu nasıl bir sevişmeyse, Türkiye'nin gündeminde tiyatrodan daha fazla yer tutuyor. Bu sahneler kadar tiyatro konuşulsa, bambaşka bir Türkiye yeşerirdi yaşadığımız topraklarda! Sevişme sahneleri hep tartışılırdı ama Cihan Ünal ile Hande Ataizi'nin başrollerini paylaştıkları 'Özel Hayatlar' adlı oyundan sonra, kaynayan kazan hepten fokurdar oldu. En güncel örnek olduğu için bu oyun üzerinden gidiyorum. Yanlış anlamak ve yazdıklarıma dekolte muamalesi yapmak için can atacakların olacağını bildiğimden, belirteyim!

        İki fotoğrafa bakıp yorum yapanlar, "Baby doll giymiş Ataizi'yle, üzerine saldırmış Ünal'ın fotoğrafları her yerde. Oyunun esprisi kalmadı, izlemiş kadar olduk" ya da "Tutmasını istiyorsan, oyuna sevişme sahnesi koyacaksın" buyurdular. 'Özel Hayatlar'ı ya da kapalı gişe giden Anadolu turnesi yerine Cemal Hünal ile Akasya Asıltürkmen'in öpüşme sahnesiyle konuşulan 'Aşk Kokusu'nu izlemiş biri olarak soruyorum herkese. Diyelim ki karşılıklı severken ayrıldığınız kişiyle yollarınız yıllar sonra yeniden birleşti. Ayrı geçen yılların acısını çatır çatır sevişerek çıkarmayacaksınız da ne yapacaksınız? Âşık olduğunuz kişinin dudaklarına "Ohh be" diyerek yapışmayacaksınız da, uzaktan mı bakacaksınız?

        SEYİRCİYE SAYGISIZLIK!

        Ayrıca, kim benim ya da başka bir seyircinin adına bu tür sahneleri oyunun tek esprisi ilan edebilir? Kabul ediyorum; bu sahnelerin üzerinden reklam yapmaya kalkan tiyatrolar ve tiyatrocular var. Ama sapla samanı ayıramayacaksak, izlemeden genelleme yapma kolaycılığına kaçacaksak, ne farkımız kalır malum profesörün hak verdiği tecavüzcüden? Her şeyi hep bilirkişiler, gerçek tiyatro seyircisine, onu, tiyatroya sadece sevişme sahnesi ya da dekolte görmek için gitmekle itham ederek, saygısızlık ediyorlar. Sadece bu sezon en az 30 oyun izledim. Size garanti; tiyatroya o çok tartıştığınız sevişme sahnelerini görmek için giden 5 kişi varsa, tiyatroyla sevişmek için giden 95 kişi var! Tiyatroya gitmeyenler bilmezler; bazen repliklerle sevişir hem oyunu izleyen hem de oynayan! Gerçek tiyatro-severleri tiyatroya mastürbasyon yapmaya gidenlerle bir tutmayın, vallahi dekolteniz olmasa da acımazlar, mazallah, aman aman!

        Gelelim, "Bizim oyunda sevişme yok ama full çekiyoruz" diye başka oyunlar üzerinden 'gizli' reklam yapan tiyatroculara! Arkadaşlarının sırtına çıkıp yükselmeye çalışanlar; sizin durumunuz, eleştirdikleri sevişme sahnelerinin fotoğraflarını, köşelerine kocaman açanlardan da beter! Onlara vah, size vah vah!

        İYİ OYUN ORGAZMIN TA KENDİSİDİR

        İşte, cinsel devrimini gerçekleştirememiş toplumumuzun, sanata ve medyaya yansıyan yüzü! Sevişmek hep günah, sevişebilenler hep tü kaka! Oysa gelişmek ve dönüşmek için sevişmek şart! Bunu kavradığımız gün, gerçekten utanmamızı gerektiren şeyler tokat gibi çarpacak yüzümüze! Tiyatroyu reklamın her türlüsüne muhtaç hale getirdiğimiz, elimizdeki medya gücünü tiyatroya köstek olmak adına kullandığımız için utanacağız. "Tiyatro da ne?" diyen bir çocuk sesi ilişecek kulağımıza, utanacağız. Birkaç dizide oynadıkları için magazin figürü gibi görmeye başladığımız tiyatroculara yaptığımız haksızlıktan utanacağız...

        En çok da, gerçek aşkla sahnelenen her oyunda, sadece kalple görülebilen bir sevişmenin var olduğunu fark edememiş olmaktan utanacağız! İçinde gözle görülür bir sevişme olsun-olmasın, iyi bir oyun; oynayan için de, izleyen için de, 'izleyip' hakkında konuşan için de orgazmdır. Allah bu orgazmı yaşayanları ve yaşatanları utandırmasın!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar