Yine bir Sevan Nişanyan vakası
Sonradan olma Şirinceli Sevan Nişanyan’ı bilenler bilir.
Kendisini yakından tanıdığım için, bilmeyenlere kısaca anlatayım.
O, kelimenin tam anlamıyla bir “hiperaktif vatandaş...”
Yazdığı “Küçük Oteller” kitabıyla Türk turizminin gelişmesine katkıda bulunan Sevan Nişanyan, 20 yıl kadar önce geldiği Selçuk’un tarihi köyü Şinrince‘de aktif turizmciliğe de el attı.
Profesyonel turist rehberi eşi Müjde Hanım‘la birlikte birkaç köy evini satın alan Nişanyan, bunları butik otel-pansiyon karışımı turistik tesise çevirdi.
Açtığı internet sitesi ile Şirince’nin adını tüm dünyada duyurdu. Tarihi köyün, turistik köy haline gelmesine önemli katkılar sağladı.
Nişanyan’ın bu işten iyi para kazandığını gören çok sayıda köylü de, Yunan mimarisinde yapılmış tarihi evlerinin uygun bölümlerini pansiyona çevirerek ek gelir elde etmeye başladı.
Ancak Nişanyan, “Tarihi SİT” kararlı köyde bu işi yaparken, mevcut kanunlar ve kanun adamlarıyla karşı karşıya geldi.
Hakkında peş peşe “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu”na yapılaşmaya gitmekten tutanaklar düzenlenen Nişanyan, 10’un üzerindeki “suç dosyası” ile mahkemeye sevk edildi.
Selçuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Sevan Bey, dosyadan sadece birinden aldığı ceza sonucu 11 ay hapis yattı. Diğer “suç dosyaları”nın duruşmaları ise halen devam ediyor.
KANUNA İSYAN ETTİ
Hakkındaki davalar görülürken, kanunun gereğini yerine getirmeyi şiddetle reddeden Nişanyan, kanuna ve kanun adamlarına isyanı seçti.
Hapis yattıktan sonra uzun süre sessiz kalan Nişanyan geçtiğimiz yıl, bir kavanoza doldurduğu dışkıyı eşinin başından aşağı dökünce bir kez daha “meşhur” oldu. Türkiye’deki tüm gazete ve televizyonların “manşet”lerine yerleşiverdi.
Köye bir de kaçak olarak “Hodri Meydan Kulesi” diken Nişanyan, Selçuk Kaymakamı Aziz İnci‘nin, Şirince’deki “yıkım kararları”nı uygulamak için harekete geçmesiyle yine küplere bindi.
Köydeki 20’ye yakın “yıkım kararı”ndan 15’inin sahibi olan Nişanyan, Şirince halkını yıkıma karşı direnmek üzere birlik olmaya çağırırken, sadece görevini yapan bürokratlara da oldukça “sivri dili”ni kullanmayı ihmal etmiyor.
Nişanyan’ın haklı olduğu durumlar da var.
YA BÜROKRASİ...
Selçuk’un yoksul köyü Şirince’nin turizmden pay almasına önemli katkılarda bulunan Sevan Nişanyan, sahibi bulunduğu butik otellerde 35 gence de iş sağladı.
Sevan Bey’in, yetkililer hakkında pervasızca ettiği hakaretler bir yana, onu ve ona özenen diğer köylüleri yasak yapılaşmaya yönlendiren nedenler de yok değil. Zamanın Tabiat ve Kültür Varlıkları’nı Koruma Kurulu üyeleri, Şirince’yi “tarihi SİT” ilan ederken, bir de “koruma amaçlı imar planı” yapılmasını şart koşmuşlardı.
Ama, acil olarak hazırlanması gereken imar planı ancak çeyrek asır sonra hazırlanıp yürürlüğe konabildi.
Bu uzun zaman da, köyde bir takım “imar suçları”nı teşvik etti ve vatandaşları adeta suça itti.
Bence, halen 20’den fazla davadan yargılanan Sevan Nişanyan ve diğer köylüler kadar, “koruma amaçlı imar planı”nı hazırlamak için 26 yıl bekleyen yetkililer de suçlu.
Vaktiyle bu vatandaşların elinde açıklanmış bir plan olsaydı, bu kadar “suç” işleyeceklerine asla ihtimal vermiyorum.