Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bittik... Tükendik... Ve yine feci ezildik.

        Acı gerçek şu: Futbol tarihimizin en sıkıntılı dönemini yaşıyoruz. Daha önce hiç böyle olmamıştı doğrusu... Düştük... Çöktük... Yerle bir olduk resmen... Ayağa kalkmaya çalışıyoruz. Kalkamıyoruz. Kımıldamak istiyoruz. Kımıldayamıyoruz... Toparlanmamız gerekiyor ama... Olmuyor.

        İstikbal hiç ümit vermiyor.

        Bu faciayı yazmak bile insanın içinden gelmiyor. Neyi neresinden tutacağımız dahi bilinmiyor.

        Günü kurtarmakla geçiyor ömrümüz...

        Bir iskeletimiz bile yok henüz... Kulüp takımlarımızdaki istikrarsızlık, ulusal ekibimize de yansıyor. Bugün banko oynayan, yarın yerlerde sürünüyor.

        2000 yılı ruhunu yakalamamız için 2 bin gün sistemli ve disiplinli bir şekilde çalışmamız gerekiyor.

        Mevcut şartlarda hayal kurmaktan ve birbirimizi kandırmaktan öteye gidemiyoruz.

        Ülke içinde birbirimizle teselli buluyoruz.

        Açıkçası feci acıdı içimiz dün.. Oysa maç öncesi kıpır kıpırdık... Ne de olsa rakip Brezilya idi... Rüya takım Brezilya... İyi bir oyun ve hele hele alacağımız bir galibiyet ile rüyalar alemine girebilirdik.

        Ama bize yine hüsran, yine bize kabus düştü.

        O Neymar yok mu... Önce o vurdu. Hem de çok çabuk vurdu... Daha kendimize gelemeden diğer goller geldi... Ne oluyoruz falan diyemeden... Almanya’nın Brezilya’ya yaptığını, Brezilya bize yapmaya başladı. Devreyi farklı yenik kapadığımızda... “Oh be” der gibi olduk. Anlayın halimizi...

        Aslında bu maçı uzun uzun yazmaya hiç gerek yok. Zaten Dünya’daki ve ülkemizdeki insanların önemli bölümü izledi ekran başından... Brezilya’yı taktiksel açıdan anlatmaya gerek mi var? Adamlar geldiler, yendiler, ezdiler, gittiler.

        Bize inanılmaz bir ders verdiler.

        İsteselerdi bir bu kadar daha atarlardı. Günün olumlu bakabileceğiniz tek tarafı, Neymar ve arkadaşlarını şu ölümlü dünyada canlı olarak izlemek oldu.

        Takım olarak ne oynadığımızı ve ne duruma düştüğümüzü hiç yazmayayım isterseniz... Girdiğimiz gol pozisyonu sayısını falan da merak ediyorsanız eğer... Hiç merak etmeyin... Daha fazla üzmeyelim birbirimizi... Bu kadar üzüldüğümüz yeter. Tel tel döküldük... Dileriz 4 gün sonraki Kazakistan maçında iyi bir sınav veririz... O maçta da iyi olamazsak zaten... Dükkanı kapatalım en iyisi...

        Sözün özü: Kapasitemiz bu... Kötüyüz. Yetersiziz... Hem de çok kötü ve müthiş yetersiziz.

        Yarınlarda ne mi yaparız?

        Sabır, sabır, ya sabır...

        MİSAFİRPERVERLİK

        Alkışlar tribüne... Yediğimiz her gol sonrası tribünlerden coşkulu alkış geldi... Konukseverlik örneği gösterildi.

        KALİTE FARKI

        Oyuncularımızın tamamı sınıfta kaldı. Aradaki kalite farkı gece ile gündüz kadardı.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar