Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar ‘Süper kahramanlar gazetecilere âşık olur’

        Ekin TÜRKANTOS/ GAZETE HABERTÜRK-PAZAR

        Eğlenceli üslubu, keyifli yazı diliyle tanınan ve ilk kitabını çıkaran gazeteci Neslihan Perker, hikâyesine kahraman olarak yine kendisi gibi gazeteci bir kız yarattı; Deniz ya da nam-ı diğer Fat Fatale. Çevresinde ona sürekli “Bir 5 kilo versen adamlar kapında kuyruk olur” diyen insanları da eğlenceli bir şekilde kaleme almış Perker.

        Kitabın kahramanı Deniz, haber peşinde koşarken bir gün hayatının aşkıyla karşılaşır. Ancak adamı bir türlü anlayamaz. Sonunda kendini değiştirmeye karar verir. Kilolarından kurtulmayı kafaya koyar ve saçlarını da boyatır. Kendine güveni yerine gelir. Bu sırada astrolog, kuantum koçu, Mozart terapisi, melek terapisti gibi spiritüel teknikleri de dener. Deniz, aslında hepimizden bir parça taşıyor. Kararsızlıkları, sorunları, ilişkide aradıkları... Günümüz ilişkilerini de böylelikle masaya yatırıyor ve kendi üslubuyla bir solukta okunan bir kitaba imza atıyor Perker. Filmi çekilse eğlenceli bir romantik komedi olur. Deniz’in hikâyesi bitmiş değil, bir başka maceraya taşınıyor.

        “Bir 5 kilo versen adamlar kapında kuyruk olur” sihirli cümle değil mi?

        Bu, Türk insanına özgü bir cümle. Eğer balıketliysen mutlaka duymuşsundur. Bu cümleye sinir olduğum zamanlar da oldu, beni gaza getirdiği de.

        Kitabın kahramanı Deniz sen misin?

        Hem benim hem değilim. Benden elbette izler taşıyor çünkü bir gazeteci. Çünkü bildiğim meslek gazetecilik. Deniz’in özellikle gazeteci olmasını istedim. Romantik komedi filmlerinde de genelde kadın gazetecidir. Superman’in sevgilisi Lois Lane de gazeteciydi. Süper kahramanlar gazetecilere âşık olurlar.

        Kitapta ikinci buluşmada “Ben ilişki istemiyorum” diyen bir erkek ve “Kafamda duvak mı var ki benim?” diyen bir kadını ve aslında ilişkilerin tipik sorununu anlatıyorsun.

        Türk erkeklerinde evlilik fobisi var. Bizde “Yuvanı kur” diyen ailelerimizden dolayı bakış açıları ve yaklaşımlar daha geleneksel. Bu da ister istemez genetik kodlarımıza işlemiş.

        Sen kişisel gelişim konularına da ilgi duyuyorsun. Bu tip teknikler gerçekten ilişki kurmak adına yararlı oluyor mu sence?

        Kitapta kişisel gelişim konularını seçmemin nedeni bire bir haberlerini yapmış ve araştırmış olmamdı. Kitapta Deniz böyle tekniklere hep şüpheci yaklaşıyor ve dalgasını geçiyor. Kendi iradeleriyle denediklerinde ve değişmeye karar verdiklerinde faydası olacağını düşünüyorum.

        Biz hep mutlu sonları severiz. Ama sen okuyucuyu merakta bırakıyor ve kitabın sonunda bir buluşmayı havada bırakıyorsun.

        Evet, en başından beri Deniz’in macerası bir süre daha devam etsin istedim. Devamının içeriği kafamda dolaşıyor. Deniz şimdi nasıl bir yolculuğa çıkacak ufak ufak şekilleniyor.

        ‘KARIN AĞRITAN İLİŞKİ MODELLERİ ANLATILIYOR’

        Ailende de çok sanatçı var. Onların tepkisi nasıl oldu?

        Ailemdekiler iyi kitap okur. Ağabeyimden ötürü sanat dünyasını da takip ederler. Babam okuduğunda nasıl bir reaksiyon vereceğini merak ediyordum. Bir anlamda özgürleşmeydi o benim için. Sen evin kız çocuğu olarak özel dünyanı paylaşıyorsun. Kitabı ilk okuyanlardan biri babamdı ve “Çok akıcı yazmışsın, beğendim. Gerçekten başarılı olacağına inanıyorum” dedi. 83 yaşındaki anneannem “Hanımefendi 2 günde bitirdim. Çok güzelmiş” dedi. Eğlenceli yorumlar geldi.

        Erkeklerin kaçması, kadınların kendini ifade edememesi herkesin ortak sorunu. Kadınlar erkeksileşti mi sence?

        Kitaptaki ilişki biçimi İstanbul’u çok anlatan bir ilişki biçimi. Son yıllarda İstanbul’da insanların en çok karnını ağrıtan ilişki modelleri anlatılıyor.

        Kadınlar çalışıyor, kendi paralarını kazanıyor, özgürce yaşıyorlar. Ancak ilişki kurmakta beceriksizler... Sence neden böyle?

        Bir ilişki uzmanı değilim ama gözlemlerimden çıkardığım sonuçlar var. Ekonomik özgürlüğümüz var ve her ihtiyacımızı görüyoruz, yük olmuyoruz, ulaşılabilirliğimiz daha kolay. Erkeklerin tabiatlarındaki kilit noktalar hiç değişmedi. Kadınların anlaması gereken şey bu. Erkek merak etmek, aramak, tırmalamak istiyor. Güdüsel olarak da kadınlar hep bunun arzusunu duyuyor. Ama mahalle manavındayken ya da doktora gittiğinde check-in yapan bir kadını adam nasıl merak etsin ki? Kadınlar bir buluşmada “Sen dur ben gelirim” diyebiliyor. Kadın kimseye muhtaç yaşayan biri olmak zorunda değil. Ama bazı noktalarda bırakın erkekler de sizin için uğraşsın.

        “Erkeğin hayatını kolaylaştırmayın” diyorsun yani.

        “Aklında kalacağına içinden geleni yap” derler ya bunu söyleyen herkes içinden geleni yapmak yerine aslında adama hizmet eden şeyi yapar.

        Çevrende hiç mutlu ilişkisi olan birileri var mı?

        Kadın çok net kendine saygı duyan bir tutum sergilediğinde bunun sinyalini erkek çok net alıyor. Erkekler paratoner gibi. Kendi değerini bilen kadınlar mutlu ilişki yaşıyor.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa