Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajı: Başaracağız, hedefimize ulaşacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Terörsüz Türkiye konusunda Erdoğan, "Başaracağız, hedefimize ulaşacağız" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Terörsüz Türkiye süreci konusunda, "Terörsüz Türkiye hedefimize doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam ilerliyoruz. Hayırlı bir işe koyulduk, inşallah başaracağız" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan günü birlik Etiyopya ziyareti dönüşünde uçakta aralarında Habertürk'ten Sena Alkan'ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
"Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili soruyu yanıtlayan Erdoğan, "Terörsüz Türkiye hedefimize doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam ilerliyoruz. Hayırlı bir işe koyulduk, inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz." diye konuştu.
"ANAYASA KONUSUNDA İSE HENÜZ BİR TAKVİM ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL"
Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e yönelik nefret söyleminin, toplum değerlerinin anayasal güvence altına alınması ihtiyacını bir kere daha gözler önüne serdiği belirtilerek, "Yeni anayasaya ilişkin bir takvim, bir öngörü, bize söyleyebileceğiniz bir zaman dilimi var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bizim, özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi 'uçağın kanatlarına takıldı' filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep Hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz."
"AMA CHP'YE DE MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, partisinden istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a gönderdiği öne sürülen hakaret içerikli mesajlar ve Meclis'teki yemin töreni sırasında yaşanan arbede hatırlatılarak, "Ana muhalefetin siyaseti taşımaya çalıştığı bu noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu yöneltilen Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:
"Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın. Sabırlı olacaksın. Vakti saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız."
Bir gazetecinin, "İktidarda olduğunuz 24 yılda üç CHP genel başkanı gördünüz ve aynı dönemde siyaset yaptınız. İlk ikisine yönelik zaman zaman çok sert eleştirileriniz de oldu ama son günlerde Silivri ile irtibatı yoğunlaşan Özgür Özel'e karşı tavrınız bir hayli değişti. Hem eleştirileriniz çok sertleşti hem de 'umudumu kestim' gibi bir tespit yaptınız. Bu ne anlama geliyor, size göre geçmişte CHP'de olmayan bugün ne oluyor?" sorusu üzerine Erdoğan, CHP'nin çok farklı bir kıskacın içinde olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın Genel Başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz."
"ATACAĞIMIZ ÇOK ÇOK CİDDİ ADIMLAR VAR"
Türkiye'nin nüfusla ilgili kritik bir dönemden geçtiğine işaret edilerek, "Siz uzun yıllardır 'Güçlü aile, güçlü nüfus' diyerek ülkemizin geleceği açısından önemli söylemlerde bulunuyorsunuz. Güçlü aileyi dile getiriyorsunuz. Geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının bu nüfusun düşüşünde, yaşlanmasında etkisi olmuş mudur? Ailenin güçlenmesiyle ilgili destekler veriliyor, yeni destekler olabilir mi?" sorusuna ise Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."