Yabancıya ev satışlarıyla bu konu gündemimize girdi. Birkaç defa da ‘ev turizmi’nin ülkemize, turizm sektörüne zarar verdiğini gündeme getirdim. Ama sesimiz önlem aldırmaya yetmedi. Gelen turist çok, otellerde, tesislerde kalanlar az olunca, şikayetler de arttı. Çözüm aranmaya başlandı.
Hatta Antalya’ya gelip ‘ev turizm’ yapıp, 5 yıldızlı otellerden bedava faydalananlar da ortaya çıkınca, turizm sektörü daha da rahatsız olmaya başladı. “Yerliye pahalı, yabancıya ucuz” sloganı “yabancıya beleş” moduna gelince turizm sektörü adeta ayaklandı.
Allah’tan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy sektörün içinden birisi. Uzun uzun mevzuyu, sorunu anlatmaya ve çözüm içinde sonu gelmeyen toplantılara ihtiyaç duymuyor. Rusların otel yerine Türkiye’den satın aldıkları konutlarda konaklaması ve bu konutları ayrıca diğer turistlere de kiralıyor olmasına artık çözüm aranıyor. Ama sadece mevzu Ruslar değil. İstanbul’da evi olan yabancılar da aynı yöntemi uyguluyor. Daha doğrusu Türkiye’de ev sahibi olan yabancıların neredeyse hepsi evlerini ait oldukları ülkelerin vatandaşlarına çok iyi rakamlardan pazarlıyorlar. Bir ev parasını bir yılda çıkaran bile var.
Kısa süre önce bizatihi şahit oldum. Bir Arap ülkesi vatandaşı komple bir apartmanı sahibi durumunda. Kendisi yılda bir hafta 10 gün geliyormuş, o da kendi evinde bile kalmaya biliyormuş. Ama apartmandaki daireleri kiraya veriyor. İşin başına da bir Suriyeliyi koymuş. Otel gibi işletiyor. Yani mevzu sadece Rus, Arap mevzusu değil. Ev kiralama da boyut değiştirmeye başlamış.
Bakan Ersoy’un “Ev satın alıyorlar, bir ay kaldıktan sonra 11 ay kiraya veriyorlar. Bu tarz evlerle ilgili bir mevzuat çalışması başlattık.” Açıklaması önemli. Kesinlikle bir düzenlemeye, kontrole ihtiyaç var.
TÜRKİYE'NİN RUSYA İTHALATI DÜŞÜYOR...
Türkiye – Rusya arasındaki ilişkilerin olumlu seyri savaş sebebiyle getirilen yaptırımlar sebebiyle rakamlara da yansımaya başladı. Haziran ayında Rusya’dan yaptığımız ithalat Ekim 2021’den bu yana en düşük rakam olarak gerçekleşmiş. Yani yaptırımlar başladığı seviyeye gerilemiş.
Haziran 2023'te Rusya’dan 2,91 milyar dolarlık ithalat yapmışız. Böylece enerji ithalatı parasal olarak yaklaşık yüzde 20 oranında azalmış. Fakat en büyük etkenlerden birisinin de düşen enerji fiyatları olduğu gerçeği unutulmamalı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Haziran’da Rusya’dan ithalat mayıs ayına göre yüzde 36 azalmış. Haziran 2022’ye göre ise düşüşü oranın yüzde 43. Türkiye son altı ayda Rusya’dan 24,7 milyar dolarlık mal almış. Yine 2022’nin 6 aylık aynı dönemine göre düşüş oranı ise yüzde 10,8 olarak gerçekleşmiş.
Böylece Haziran 2023 itibariyle Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında da Çin ilk sıraya gelmiş durum. Fakat altı aylık ithalat payında yine Rusya yüzde 13,4 ile birinci, ikinci sırada ise yüzde 12 ile Çin var. Ancak tablonun bu şekilde devam etmesi halinde Çin ilk sıraya yerleşecek gibi görünüyor.
Türkiye’nin ithalatında aktif rol oynayan iki ülkenin; Rusya ve Çin’in tedarik ettikleri ürünlerin aynı olmadığı, değişimin bu yönüyle de ele alınması gerektiğinin altını çizmekte fayda var.
Türkiye’nin Rusya ithalatında yaklaşık yüzde 60 ile ağırlık petrol ve doğal gaz gibi enerji ürünlerinde. Mesela mayıs ayına göre yüzde 20 azalarak 1,76 milyar dolara gerileyen ithalat rakamları içinde petrol dahil gizli kalemler kapsamındaki mal alımları geçen aya göre yüzde 18 düşüşle 655 milyon dolara gerilemiş.
Türkiye Haziran 2023’te yurtdışından çeşitli ülkelerden yaklaşık 3 milyon ton ham petrol ithal etmiş. Mayıs ayına göre yüzde 22 daha fazla, ancak geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 5 daha az. Dolayısıyla konuyla ilgili uzmanların görüşüne göre Rusya’nın ithalattaki payının azalmasında enerji fiyatlarındaki düşüşün büyük etkisi var.
ÇİN'DEN DRONE'LARA İHRACAT YASAĞI
Türkiye’nin ithalatında Rusya’nın konumundan Çin’e geçmişken ilginç bir ihracat yasağı getiren ve 1 Eylül’de uygulayacak olan Çin ile devam edelim. Çin, “ülkenin ulusal güvenliği” için dün, yani 31 Temmuz’da bazı ürünleri ilginç ihracat kısıtlamaları getirdi. Peki nedir bu ürünler? Askeri kullanıma uyarlanabilecek sivil insansız hava araçları bilinen adıyla drone’lar.
Yasak, 7 kg’ın üzerindeki ve yarım saatten fazla havada kalan drone’larla birlikte, ekipman ve bazı motorlarını kapsıyor. İhracat yasağının 1 Eylül’de yürürlüğe gireceği belirtiliyor ve sadece ABD’yi değil tüm ülkeleri kapsadığının altı çiziliyor. ABD’de çeşitli ülkelere Rusya’ya elektronik eşya satışı yapılmaması için benzer bir adımı atmış durumda. Öyle ki elektronik ev eşyaları bile yakın takipte. Bu ürünlerdeki çip vs. ürünlerin askeri alanda kullanımının önüne geçmek için bu karar alınmış. Çin’in drone’lara ihracat yasağını henüz tam olarak anlaşılmış değil. Ayrıca Çin bu yasağı Rusya’da da yoğun tartışılıyor.
Çin’in geliştirdiği 30 kg’dan daha ağır olan insansız hava araçları birçok ülkede yoğunlukla tarımda kullanılıyor. Diğer kategorilerde de çeşitli amaçlarla Çin yapımı drone’lar kullanılıyor. Bu sebep çok yeni bu gelişmenin nasıl bir etki uyandıracağı merak konusu. Ama asıl merak edilen Çin’in bu yasağı neden getirdiği ve Çin ürünlerinin boşluğunun nasıl doldurulacağı
Kategorilerine göre özellikler taşıyan drone’ler da çok yönlü olarak hayatımıza girmiş durumda. 10 kg ağrılığındaki bir 30 dakika havada kalabiliyor. Gözlem, keşif, tanıtım gibi amaçla kullanılıyorlar. İnşaatlarda, tarımda, saha kontrollerinde, güvenlikte birçok yerde tercih ediliyor. Bazı şirketlerde özel drone departmanları kurulmuş durumda.
Çin’in bu kararı sonrası nasıl bir gelişme olacağını, ülkelerin, şirketlerin ve insanların bundan hangi boyutlarda etkileneceğini tahmin etmek zor. Güvenlik amaçlı bu kararın asıl hedefinde hangi ülkenin olduğu konusu da karışık. Ayrıca Çin’in yerini kimin dolduracağı da ayrı bir merak konusu…
- 1
Türkiye F-35'e hangi şartlarda dönecek? - 2
Türkiye'nin TROY'unu görmezden gelmek mümkün mü? - 3
Akkuyu NGS'de yeni dönem… - 4
F-35'e dönüş KAAN'ı ne kadar etkiler? - 5
Hazar'da 30 yıllık hayal! - 6
Uçak bilet fiyatlarında tedarik zinciri etkisi! - 7
Tökezleme sırası Airbus'ta mı? - 8
Sabiha Gökçen'de yeni dönem çok yakın - 9
Ülke milli gelirinin yüzde 27'si havadan! - 10
"Veri Koruma Otoritesi" neden yok?