Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan Hakan Fidan'ın istifasıyla ilgili soruya yanıt | Son dakika haberleri

        HABERTURK.COM

        Başbakan Ahmet Davutoğlu, katıldığı televizyon programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı

        Davutoğlu, Hakan Fidan'ın istifasıyla ilgili "Ben hiçbir zaman ayaküstü açıklama yapmam. Benim gazetelere bir demecim olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'la ilgili daha sonra ifade ettiği kanaatlerse aslında iki şeyi ortaya koyar. Bir: Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'a verdiği önemi, iki: Sayın Cumhurbaşkanımızın MİT Müsteşarlığına verdiği önemi. Yani bu iki makama da kişiye de çok önem vermiş olması dolayısıyla bir önem vermiş olması dolayısıyla bu ifadelerin arkasında esas itibarıyla bu yaklaşım vardır" dedi.

        Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

        ÇÖZÜM SÜRECİ

        Demokratik siyasetin gereği yapılmalı. Süreçte birçok provokasyonlarla karşılaşıldı. Toplumsal destek çok güçlü. Hükümet kanadı olarak ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz.

        Son günlerde bu anlamda ciddi bir ivme var. Ümit ederiz önümüzdeki günlerde bunun kıymeti doğru anlaşılır. Tabii biz, hükümet olarak zaten kurulları işleterek irademizin gücünü ortaya koyuyoruz. Bizim tarafta açık söylemek gerek, çok güçlü bir irade var. Muhataplarımız anlamında toplumun bütün kesimlerini muhatap görüyoruz. Burada herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Herkes üzerine düşeni yapmalı derken kastettiğimiz temel husus da kimsenin tek taraflı açıklamalarla, emrivakilerle ya da 'şu süreç şöyle işleyecek, yok bu olmazsa olmaz' olmazsa olmaz şartlı refleksle yürümemesi lazım. Çözüm Süreci her şeyden önce terör, şiddet ve silahlı bir mücadele yönteminin terk edilmesi anlamına gelir. Demokratik siyaset içinde her şey konuşulur. Herkes özgürce konuşabilir ama bunun öncelikli olarak atılması gereken adımı Türkiye'de silahlı mücadeleyi kendilerince öngören tarafın kesinlikle bu yöntemi terk ettiklerini ifade etmeleridir.

        Türkiye'nin demokratikleşme çabalarında olağanüstü gelişmelere imza attık. Toplumun bütün kesimleri sürecin muhatabı.

        "Silah bırakma konusunda bir direnç mi var" sorusu üzerine...

        Bunun olmasını istemeyenler var. Olmasını isteyen taraflar olduğu kadar olmasını istemeyenler de var çünkü eğer eller tetikteyse her an provokasyona hazır demektir ortam. Şimdi Türkiye kamu düzeninin olduğu ve HDP milletvekilleri itibarıyla de söylüyorum seçimlerle iş başına gelen bütün milletvekillerinin her türlü görüşü açıkça serdedebildiği bir ülke. Hiçbir sınır, kayıt, yasak bu anlamda yok. Her şey konuşulabiliyor. Bu ortamda özellikle de seçime giderken halkın iradesinin sandığa yansıma büyük önem taşıyor ve böylesi bir baskı ortamının, çatışma ortamının yani 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi şehirlerimizde büyük bir travmaya sebebiyet verecek ortamın doğmaması önemli. Doğmaması yetmez bunun bir daha gündemde olmayacak şekilde güçlü irade sergilenmesi önemli. Bu da silahların terk edilmesi ve bu çerçevede her şeyin hukuk içinde legalite içinde yapılıyor olması, bu noktada adımlar atıldı mı her konu tartışılır, her çerçeve üzerinde konuşulur. Bu yönde de güçlü bir trend, ivme olduğu kanaatindeyim.

        2013 nevruzunda verilen sözün tutulmasını bekliyoruz. Halkın huzurunu bozacak hiçbir şeye izin vermeyiz. Siyasetin normalleşmesi için herkes her yerde siyaset yapabilmeli.

        Partiler toplumun bütününü kuşatan bir dil geliştirmeli Demokratik siyasi mücadeleye dönüşecekler mi; yoksa silahlı yöntemlerle mi devam edecekler? Ümit ederiz bu nevruz yepyeni bir bahar olur.

        İÇ GÜVENLİK PAKETİ

        Ben bu paketin her bir cümlesinin yazılımında bulundum, her bir virgülünü biliyorum. O paket bize sunulduğu gibi tümüyle geçmedi. Düzenlemelerin hepsini tek tek ele aldık. Düzenlemelerin örnekleri AB ve ABD'de var. Bu tür uygulamalar sınır aşıldığı zaman başlar.

        CHP, MHP ve HDP bugünlerde aynı dili kullanıyor. Mesele bir kaos ortamı içinde hükümete karşı bir cephe oluşturmak.

        Kılıçdaroğlu'na insanlara sokak değil sandık çağrısı yaptım. Bir daha ülkede, hiçbir şehrimizde 6-7 Ekim olayları görüntüsü olmasın istiyoruz. Özgürlüklerin korunması güvenlikle olur. Düzenleme gelecek hafta Meclis'te gündeme gelecek.

        HAKAN FİDAN'IN İSTİFASI

        Öncelikle benim basına yansıyan değerlendirmelerim konusuna bir açıklık getireyim. Ben hiçbir zaman ayaküstü açıklama yapmam. Mutlaka planlanmış bir şekilde açıklama yaparım. Önceden ilan edilir, özellikle gazetelere benim tek başıma demeç verdiğim hiç görülmemiştir. Dolayısıyla bugün bir demecim söz konusu olmadı.

        Hakan Fidan konusunda ise bununla ilgili kanaatlerimi geçtiğimiz hafta ifade ettim. Sayın Hakan Fidan devlete büyük hizmetler yapmış, bundan sonra da inşallah hizmet yapacağına inandığım bir arkadaşımızdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'la ilgili daha sonra ifade ettiği kanaatlerse aslında iki şeyi ortaya koyar. Bir: Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'a verdiği önemi, iki: Sayın Cumhurbaşkanımızın MİT Müsteşarlığına verdiği önemi. Yani bu iki makama da kişiye de çok önem vermiş olması dolayısıyla bir önem vermiş olması dolayısıyla bu ifadelerin arkasında esas itibarıyla bu yaklaşım vardır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda kanaatini bana da söylemiştir. Bu kanaati sayın Fidan ile paylaşmışımdır. Sayın Fidan'ın diğer bütün üst düzey bürokratlar gibi kendisiyle kararı verme hakkı var. O kendisiyle ilgili kararı ifade ettiğinde ben de bu karara, Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi bende olan yetki itibarıyla bu karara saygı duydum ve bu anlamda da gereken adımlar atıldı. Buradan daha başka anlamlar çıkarmak doğru değil.

        BÜROKRASİDE ADAYLIK İSTİFALARI

        Milletin vekili olabilmek büyük bir onurdur; herkes aday olabilir. 12 yılda böyle güçlü bir siyasi gelenek oluşturmuş başka bir parti yoktur. Bunlar demokrasinin sıhhat işaretidir.

        Hiç kimseye bir taahhütte bulunamayız; kimseye de verilmiş bir taahhütümüz yok. Çok sağlam bir istişare geleneğimiz var.

        7 HAZİRAN SEÇİMLERİ

        Hedef koymak ayrı ancak tahminde bulunmayı doğru bulmuyorum. Görevimiz ülkeyi suhuletle seçime götürmek. Seçimden sonrasıyla da ilgili güçlü bir anayasa vurgusu yapıyoruz. Bu yeni anayasa içinde başkanlık sistemi ele alınabilir. Türkiye'de sağlıklı işleyen bir parlamenter sistem yok. Türkiye'de sistemin yenilenmeye ihtiyacı var.

        PARALEL YAPI

        Paralel yapı ve benzeri yapılanmalar sadece AK Parti'ye veya bir siyasi harekete tehdit değil, devletin bütünlüğüne bir tehdit. Devlet işleyişine bir tehdit.

        Paralel ile mücadele ve bir daha böyle paralel yapı, seküler ya da dini kimlikli, cunta ya da vesayetçi böyle paralel yapılar şeklinde, hiçbir paralel yapıya yol vermeyecek, imkan ve izin vermeyecek sağlam bir siyasal yapı oluşturma konusunda irademiz güçlüdür ve çok ciddi şekilde de bu konuda mücadele veriyoruz, hem içeride hem dışarıda.

        CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki konuşmasında "Türkiye'de otoriterlik var. Herkes dirensin sokağa çıksın" dediğini anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:

        "Yüzüne maske takanlar, 'Bunun haklarını savunacağım' diyor. Molotofkokteyli atanların haklarını savunacağını da ifade eden, imalı ifade eden şeyler kullanıyor. Aynı saatlerde New York Times'ta paralel yapının başı, artık ismen de zikretmekten... Gerçekten büyük ızdırap duyarak bunu ifade ediyorum. Bu milletin bir kesiminin çok büyük saygıyla andığı bir isim ya da saygıyla baktığı bir hareket. Tam da milletin en kritik aşamalardan geçtiği bir dönemde bütün Amerika'daki Türkiye karşıtı, İslam karşıtı lobileri harekete geçirecek şekilde böyle bir makale yazar mı? Kimi kime şikayet ediyorsun. Eğer şikayet edecek idiysen 28 Şubat'ta neredeydin? Mazlum kızlar okulların önünde başörtüsü sebebiyle tahkir edilirken, 'başörtüsü teferruattır' demek dışında hangi otoriterliğe karşı çıktın? 12 Eylül'de neredeydin? Daha diğer örneklerde de. 2007'de neredeydin? Mavi Marmara olayında olduğu gibi İsrail'in otoritesini meşru göreceksin, Türkiye'de halk iradesiyle tekrar tekrar seçilmiş bir cumhurbaşkanının otoritesine meydan okuyacaksın, sonra da yurt dışında hem 'münzeviyim' diyeceksin, o kisvenin arkasına sığınacaksın, 'ben ilim adamıyım' diyeceksin arkasına sığınacaksın ama 24 Nisan'a 2 ay kala ve Kongre hareketliyken muhbirlik yaparak neredeyse, bir makale yayınlayıp bütün Amerikan Kongrelerini harekete geçireceksin."

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa