Musul’da 2 kritik risk
Musul için geri sayım sürerken, sürecin taşıdığı tüm riskler zirvenin gündemindeydi. Zirvede 2 kritik madde öne çıktı. Başika'daki Türk askerinin güvenliği ve PKK'nın Musul'a müdahil olması durumunda atılacak adımlar
ABONE OLMUSUL operasyonu için artık gün sayılırken, Bağdat ile Ankara arasında yaşanan gerilimin giderilmesi konusunda adımlar da atılıyor. Musul’un DAEŞ’ten kurtarılmasına yönelik operasyona Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başika’da eğittiği yerel unsurların da katılması ağırlık kazanıyor.
ABD’nin koordinasyonunda yürütülecek operasyon planında bir değişiklik olmazsa Musul’un kuşatılması görevini peşmerge güçleri ile Şii Haşdi Şabi milisleri üstlenecek. Bu kuvvetler, ilk etapta Musul’un içine girmeyecek. Kent merkezindeki operasyonu Irak ordusuna bağlı kuvvetler yapacak. Ancak mesele kentin demografik yapısına bir müdahalenin olup olmayacağı, kente giren farklı gruplar arasında çatışma riski ve Başika’daki Türk askerine yönelik oluşabilecek yeni tehditlerde düğümleniyor. DAEŞ’ten arındırıldıktan sonra 15 bin kişilik bir kuvvetle Musul’un savunulması planlanıyor. Bu gücün yerel aşiretlerden oluşacağı ifade ediliyor. Ancak kimler olacağına ilişkin belirsizlik var.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Külliye’de güvenlik zirvesini topladı. Suriye’deki Fırat Kalkanı harekâtı, PKK terörüyle mücadelenin yanı sıra zirvenin ana gündem maddelerinden biri de Musul operasyonu ve sonrasındaki risklerdi. Zirvede Başika’da bulunan Türk askerlerinin varlığına yönelik güvenlik riskleri de değerlendirildi. TSK birliklerine yönelik bir saldırı olması durumunda neler yapılacağı en ince detayına kadar konuşuldu, operasyon sonrası hamleler gözden geçirildi.