Bill ve Hillary Clinton Epstein soruşturması kapsamında ifade vermeyi kabul etti
Dünya, ABD Adalet Bakanlığı'nın Epstein soruşturması kapsamında paylaştığı 3 milyonu aşkın belgeyi konuşurken, dosyalarda ismi geçen Bill Clinton aylar sonra ifade vermeyi kabul etti. Bill ve Hillary Clinton çifti, Epstein soruşturması kapsamında Temsilciler Meclisi'nde ifade verecek. Bu karar, Temsilciler Meclisi'nin çifti Kongre'yi küçümseme suçlamasıyla karşı karşıya bırakabilecek bir oylamaya günler kala geldi.
ABD Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı yaklaşık 3 milyon sayfa büyüklüğündeki Epstein belgelerinin ardından Bill ve Hillary Clinton, yürütülen Temsilciler Meclisi soruşturması kapsamında ifade vermeyi kabul etti. Bu karar, Meclis'in Clinton çiftini "Kongre'yi küçümseme" suçlamasıyla karşı karşıya bırakabilecek bir oylamayı yapmasının beklendiği tarihten sadece birkaç gün önce alındı.
Bu adım, Clintonlar ile Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi James Comer arasında yaşanan gergin yazışmaların ardından geldi. Comer, pazartesi günü yaptığı açıklamada, komitenin celplerinin yerine getirilmesi için her iki Clinton'ın da komite önünde yeminli ifade vermesinde ısrar edeceğini söyledi.
Clintonların sözcüsü Angel Urena ise sosyal medyada Comer'a yanıt vererek, "Onlar iyi niyetle müzakere etti. Siz etmediniz. Yemin altında bildiklerini size anlattılar ama siz bunu umursamıyorsunuz. Ancak eski başkan ve eski dışişleri bakanı orada olacak. Herkes için geçerli olacak bir emsal oluşturmayı sabırsızlıkla bekliyorlar" dedi.
"KONGRE'Yİ KÜÇÜMSEME" SUÇLAMALARI İÇİN OYLAMAYA GİDİLECEKTİ
Temsilciler Meclisi, bu hafta Clintonlar hakkında cezai "Kongre'yi küçümseme" suçlamaları için oylamaya gitmeye hazırlanıyordu. Suçlamaların kabul edilmesi halinde, Clinton çifti ciddi para cezasıyla ve mahkumiyet durumunda hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilirdi.
Clinton çifti aylar boyunca Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu komite önünde ifade vermeyi reddetmiş; celplerin hukuken "geçersiz"ve "uygulanamaz" olduğunu savunmuştu. Clintonlar ayrıca Comer'ı, Donald Trump'ın siyasi rakiplerine yönelik misilleme kampanyasının bir parçası olarak kendilerini hedef almakla suçlamıştı.
12 Ocak'ta Clintonların avukatları Comer'a bir mektup göndererek neden ifade vermeyeceklerini açıklamıştı. Mektupta celpler; "geçersiz ve hukuken uygulanamaz", "meşru bir yasama amacına dayanmayan", "ilgili bilgi talep etmediği için yersiz" ve "kuvvetler ayrılığı ilkesine benzeri görülmemiş bir müdahale" olarak nitelendirilmişti.
Komitenin 21 Demokrat üyesinden dokuzu, Epstein soruşturmasında tam şeffaflık sağlanması gerektiğini savunarak Bill Clinton'a yönelik suçlamalarda Cumhuriyetçilere destek verdi. Üç Demokrat üye de Hillary Clinton'a yönelik suçlamaları destekledi.
Bill Clinton'ın Epstein ile olan ilişkisi, 2019 yılında New York'ta tutuklu bulunduğu cezaevinde intihar eden Epstein'in dosyasına ilişkin hesaplaşma çağrılarının artmasıyla birlikte Cumhuriyetçilerin yeniden odak noktası haline geldi. Epstein, ölümünden önce insan ticareti suçlamalarıyla yargılanıyordu.
CLINTON'IN EKİBİNİN YAZIŞMALARI ORTAYA ÇIKTI
ABD Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı belgeler kapsamında eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın ekibi ile Epstein'ın eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell arasında geçtiği düşünülen yazışmalar tespit edilmişti.
Clinton'ın ekibiyle birlikte Epstein'ın özel jetiyle en az 16 kez uçtuğu, bu seyahatlerde genellikle Epstein ile Maxwell'in onlara eşlik ettiği ve uçuşların bazılarının birden fazla durağı olan kapsamlı uluslararası seyahatler olduğu ortaya çıktı.
E-postalarda Clinton'ın ekibindeki çalışanların isimlerinin karartıldığı, alıcı veya gönderici kısımlarında yalnızca "WJC" ibaresinin görüldüğüne işaret edilen haberde, bu ifadenin Clinton'ın başkanlık sonrası ofisi "William J. Clinton'ın" olarak değerlendirildiği belirtildi.
YAZIŞMALARIN İÇERİĞİ
Yazışmaların büyük bölümünün eski başkanın seyahat ve yemek düzenlemeleri ile son dakika davetlerine ilişkin olduğu ve bazı yazışmalarda müstehcen ifadelerin yer aldığı görüldü.
Maxwell, Nisan 2003'teki bir e-postada, Clinton'ın ofisi olduğu düşünülen bir e-posta adresine, "Yemeğe geliyor olmana sevindim. JE, Clinton'ın da gelmek isteyip istemeyeceğini soruyor. Bana haber ver." mesajını gönderdi.
Aralık 2001'deki başka bir e-postada ise Clinton'ın ekibinin, İskoçya seyahati sırasındaki bir golf organizasyonunu ayarlamak için Maxwell'den Prens Andrew'un telefon numarasını istediği dikkati çekti.
Ayrıca, Maxwell'in Clinton'ın bir çalışanına gönderdiği e-postada, kendisini "yakışıklı" bulduğunu belirterek cinsel içerikli ifadeler kullandığı görüldü.
Öte yandan, belgelerde Maxwell'in doğrudan Clinton'a e-posta gönderdiğine ya da Clinton'ın Maxwell'e yazdığına ilişkin bir kanıta yer verilmedi.
DEMOKRATLAR SON DOSYA GRUBUNUN YAYIMLANMASI İÇİN MÜCADELE EDECEK
Clinton, aralarında Trump'ın da bulunduğu birçok tanınan erkek gibi, 1990'ların sonu ile 2000'lerin başında Epstein ile iyi belgelenmiş bir sosyal ilişki yürütmüştü. Clinton, Epstein ile temasları kapsamında herhangi bir suçla itham edilmedi.
Cuma günü Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein'e ilişkin 3 milyondan fazla dosyayı kamuoyuna açıkladı. Bu dosyalar arasında 2 binden fazla video ve 180 bin görüntü yer aldı. Belgelerde, milyarder Elon Musk ile Epstein arasında, daha önce bilinenden daha yakın bir ilişkiye işaret eden bir dizi e-posta da bulunuyor.
Son dosya grubunun yayımlanmasının ardından Demokratlar, Trump yönetiminin pazar günü Epstein'e ilişkin soruşturmanın fiilen kapatıldığını açıklamasını "tam teşekküllü bir örtbas" olarak nitelendirerek buna karşı mücadele edeceklerini duyurdu.
Birçok üst düzey Demokratın yanı sıra Kentucky’den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie de Adalet Bakanlığı’nın milyonlarca sayfalık ek bilgiyi hala kamuoyundan sakladığını savunuyor.