Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Yiğit Turhan, sosyal medyanın sırlarını Habertürk'e anlattı

        Gizem Sevinç SELVİ/ HABERTÜRK PAZAR

        Snopluğun kol gezdiği moda dünyasının yeni Türk fenomeni, Chiara’nın, Bryanboy’un kankası Yiğit Turhan, internette ünlü olmanın kitabını yazdı. Milano’da bulduğumuz Yiğit Turhan kim olduğunu ve işin sırlarını ilk kez anlattı

        Kitap tesadüfen elime geçti, başta tipik dizüstü işlerinden biri diye düşündüm ama değil. Sonra geçmişine, yaptığı işe baktım ki ne göreyim! Alında mühendis ama Milano’da dünyanın en lüks markalarından birinde çalışıyor; starlar, en ünlü bloggerlar, snapchatterlar kankası. Massimiliano Trudi, yani Yiğit Turhan bu işi biliyor yani. Buraya kadar tamam ama dikkat çekmesinin sebebi başka. Herkes sosyal medya fetişiyle kavrulurken, hatta kendisi bu işin kitabını yazmışken kitapta 2 saniye gördüğüm “Herkes internette ünlü olabilir, ününüzü basılı medyayla onaylamanız şart” minvalindeki cümlesiyle 12’den vurdu, “İşte bu” dedirtti. Sonra ben sordum, o cevapladı. Yiğit Turhan’la tanışın ve ona dikkat edin, zira bundan sonra ismini çok duyacaksınız.

        Bu kitabı okuyunca internette ünlü mü oluyoruz şimdi? Bu kadar iddialı mısınız?

        Sadece kitap okuyarak ünlü olunabileceğine inanmak, DVD’den pilates videosu izleyerek zayıflayabileceğimizi sanmaktan farksız. Ben yalnızca sektör ne olursa olsun birçok ünlünün kullandığı ve çok güçlü bir reçeteyi paylaşıyorum okuyucularla. Yaratıcı fikrinizi kitaptaki şablona göre dize getirebilirseniz tabii ki ünlü olacaksınız. Bir sene içinde yüz takipçiden milyonlarca hayrana ulaşanları da gözlemledim, yüz takipçiden sadece on bine ulaşıp gene de büyük işlere imza atanları da. Rakamları bir kenara bırakın, kimin tarafından takip edildiğiniz yani kitabın ilk bölümünde de altını çizdiğim gibi ‘sizi kimin taktığına’ bakmanız çok önemli. Şöhrete giden yolda Unkapanı’na kadar trafik derdi çekeceğinize, oturduğunuz yerden Youtube’a bağlanıverin mesela.

        Süpermiş. Kimsiniz siz?

        Massimiliano maskesini bir kenara bırakacak olursak, gerçek ismim Yiğit Turhan.

        Ne okudunuz, ne yaptınız?

        Koç Lisesi’nde aldığım yaratıcı yazım dersleri sayesinde daha 30’uma girmeden kendimi iki kitabın yazarı olarak buldum. İlki Nuh Tufanı’na dayanan bir korku kitabı olan “Kadük”, diğeriyse şu an hakkında konuştuğumuz “İnternette Ünlü Olma El Kitabı”. Bunun yanı sıra Milano’da dünyanın en büyük lüks markalarından birinin marketing işlerinden sorumluyum. Bir yandan Avrupa’nın en önemli business okullarında kariyerim sayesinde tanıştığım Kylie Minogue, Justin Bieber, Chiara Ferragni, Bryanboy gibi farklı sektör ünlülerinden ilham alarak kişisel pazarlama üzerine dersler vermeye başladım.

        İstanbul, Bilkent sonra Milano? Nasıl oldu?

        Önce Bilkent’te Elektrik ve Elektronik Mühendisliği ve ardından 1 senelik bir Biomedikal macerası. Sonrasıysa malum... Bocconi’de International Marketing master’ı yaparken aklıma gelen çılgın bir CV fikriyle moda endüstrisinin dikkatini çektim. Bu sayede sektörün en önemli markalarında sosyal medya ve dijital PR üzerine bir kariyer icat ettim. Aslına bakarsanız her şey Facebook’la başladı.

        Nasıl?

        Moda markaları CV’me bakmaya tenezzül bile etmiyordu. Ben de ilgi çekmek için CV’mi bir çizgi roman olarak hazırlayıp Facebook’a koydum. Gerisi viral.

        Bir Mert Alaş vakamız var zaten ama şimdi moda dünyasının yeni Türk fenomeni siz misiniz sizce?

        Fenomen olmak için çok gencim ama burada tanıştığım bazı Türk öğrencilerin dediği gibi “İmkânsızı başarmak için türlü yol var” söyleminin iyi bir örneğiyim galiba. Gerçekten istediğiniz bir şey varsa önünüzde duran hendeklere takılmayın. Öte yandan bu kadar önemli markalarda Türkiye’yi temsil etmek gurur veriyor, hatta çoğu zaman İtalyanlar arasında tek yabancı oluyorum. Bunun da getirdiği bir sorumluluk var, farkındayım.

        Hepsi tamam da, internette ünlü olmak neden bu kadar önemli olsun ki?

        Ünlü olmak ne demek?

        Ne demek?

        Üstüne titrediğiniz fikrinizin, size bahşedilmiş değerli bir yeteneğin veya sizi diğerlerinden ayıran ilginç bir detayın doğru kitleye ulaşması ve onları etkisi altına alabilmesi demek benim için. O halde neden internet bu kadar önemli? Çünkü herkes bir tık ötenizde. Çünkü internet dediğimizde artık gelecekten değil, günümüzden bahsediyoruz. Elinizde tuttuğunuz telefonların iletişimden öte çok başka, büyük güçleri var.

        Peki mesela bloggerları bu kadar önemli kılan ne? Chiaralar, Bryanboylar... Gerçekten bu kadar önemli kimseler mi? Yoksa “Snobluğun âlemi yok, zamanın ruhu bu” mu?

        Sektöre, yaptığınız projenin amacına ve yerine göre kimin daha önemli olduğu değişir. Texas’ta küçük bir sanat galerisini ön plana çıkarmaya çalışıyorsanız, dünyaca ünlü bir politika blogger’ının işinize yarayabileceğinden çok emin değilim mesela. Bunun yanı sıra evet, zamanın ruhu bu, ama tüm bloggerlara baktığınızda çoğunun o 5 sene öncenin modası olan “bugün ne giydim”den çıkıp kendi yeteneklerine odaklandığını görebilirsiniz. Kristina Bazan şarkıcı, Chiara ayakkabı tasarımcısı, Tavi gazeteci, Diane Pernet film festivalleri kraliçesi olma yönünde ilerliyor. Bu yüzden kitapta da çok altını çizdim... “Yeteneğiniz nedir?” Bu soruyu sorun kendinize.

        Sosyal medya da değişiyor. Mesela bir süredir “Security Check” gibi özelliklerle tazelense de Facebook biraz demode. Instagram tam gaz, okey ama onun da yerini bir şey alacak. Ne sizce ne o?

        Benim bakış açıma göre işin içine büyük reklamlar girmeye başladı mı gençler bundan rahatsız oluyor ve yeni bir platforma kayıyorlar. Instagram hâlâ benim en sevdiğim platform, “mistercoraggio” adıyla kullanıyorum. Görsellik açısından çok önemli bir platform, bu yüzden bol bol sanatçı ve ünlüyle karşılaşıyoruz. Emin adımlarla gelen en önemli rakipse Snapchat, bundan sonra kullanmayanı ayıplayacaklar.

        '3 ADIMDA ALAMETİ FARİKANIZI BULUN'

        Kitapta bayıldığım bir bölüm var, “Görüntünüzde asla değiştirmeyeceğiniz bir şey bulun...” diyorsunuz. Öte yandan herkesin de bob kesim Anna Wintour olması da mümkün değil. Daha basit bir örnek verin hadi, günlük hayata uygulanabilir bir şey. Mesela 3 adımda ne yapalım şimdi kendimize? Sizinle özdeşleşecek bir şey bulun. Herkes moda dergisinde çalışmıyor elbette, abartmanın âlemi yok. Önemli olan sizi farklı kılan o detaya sıkı sıkı tutunmanız. Bu, şirkette çay içerken kullandığınız mug koleksiyonu da olabilir, sürekli giydiğiniz renkli çoraplar da. Üç adımda ne yapılabileceğine gelirsek...

        1. İşinizin kişisel yaratıcılığa ne kadar alan bıraktığına karar verin. Finans sektöründe çalışıyorsanız kıyafetlerinize değil, şirket içi aksesuvarlarınıza odaklanın mesela: mug koleksiyonu, hiç değiştirmediğiniz karakteristik not defteriniz, ceket iğneniz... Bizim işyerinde bir yönetici var mesela, baştan aşağı klasik takım elbise ama koluna hangi saati takarsa taksın hepsi belirli bir saatte durmuşlar. “Pili bitmiş” dediğinizde cevabı hazır: “Her saatimi farklı zamanlarda durdurdum, benim için önemli olan anları sembolize ediyor.” Alın size karakter.

        2. Sizi siz yapan özelliğe karar verdiğinizde arkadaşlarınıza ne düşündüklerini sorun. Her gün çılgın şapkalar takmak sizi bir karaktere dönüştürebilir evet, ama unutmayalım Olacak O Kadar’daki o meşhur sahneyi... “Ne koydun lan kafana?” da diyebilir insanlar.

        3. Gözle görülmeyen birçok özellik de sizi diğerlerinden ayırır, unutmayın. Aksanınız da buna dahil, yılbaşında verdiğiniz hediyeler de. Her sene insanlara verdiğiniz hediye annenizin yaptığı bir kavanoz reçelse eğer, sizi reçelle anacaklardır. Neden olmasın?

        4 MADDEDE SOSYAL MEDYA FENOMENLİNE GİDEN YOL

        Fikrinizi detaylandırın çünkü sizinle aynı fikir üzerine odaklanmış binlerce site var. Ne yapabilirsiniz? Daha derine inebilirsiniz. BuzzFeed gibi sitelere baktığınızda aynı temayı farklı odak noktalarıyla önümüze sunmaya devam ettiklerine şahit olursunuz. Mesela popcorn yemeyi seven ünlüler, denemeniz gereken 10 popcorn tarifi, popcorn ile iyi giden 100 film, kızlarla film gecesinde olmazsa olmaz popcorn aksesuvarları, liste uzar gider...

        Fark etmemiz gereken bir ipucu var; bazen takip edenlerinizin sayısı değil, sizi takip edenlerin kalitesi de önemli. İşte bu yüzden Bangladeş’ten sahte takipçi almaktan vazgeçin ve o bütçeyi başka nelere harcayabilirsiniz diye hayal edin.

        Biraz snobluk her zaman iyidir: “Takip edeni takip ederim” diyenlerden veya resminin altına #cute #boy #istanbul yazanlardan olmayın lütfen. “Kesin yapın” dediğim şey ise size gelen yorumları okuyun ve verebildiğiniz kadar çok kişiye cevap verin.

        Her sabah vapura biniyor ve simit yiyorsanız bundan bile bir proje ortaya çıkarabilirsiniz. Simiti çerçeve olarak kullanıp, ortasından görünen manzaraları değiştirin ve fotoğrafını çekin. Proje fikri olarak Instagram’a “Simitimin ortasından sabah manzaraları” yazın ve kendinize bir etiket bulun, mesela #simittenkareler. Birkaç ay içinde binlere ulaştığında ve sizi takip edenler de aynı etiketi kullanıp kendi karelerini paylaştığında Simit Sarayı’ndan bir telefon gelecek.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa