Modifiye insanlar
Belki de “Millet acı çekerken bak nasıl eğleniyorlar”, “Adam nasıl da götürdü parayı” insanlarından olmadığımdan, rahatsızetmiyor beni “İkoncanlar”. Partiden partiye giden, ilginç giysileriyle dikkat çeken sütun bacaklı, sırma saçlı kadınlara bakıyorum keyifle... Ve geçiyorum...
Her gazete okuyuşumda bir onlara bakıyorum, bir de 3. sayfa haberlerine...
Cem Yılmaz’ın sabah kadın programlarında izlediklerini anlatırken söylediği
“Hani biz marjinaldik, bütün mahalle tren yapıyor” lafı aklımdan çıkmıyor...
Dergi insanları bana sokakta süklüm püklüm yürüyen pek çok kadın ya da adamdan daha zararsız geliyor.
Bu yüzden de önce keyifle karıştırmaya başladım, ikoncangillerden Deniz Berdan‘ın internet günlüğünü (http://denizberdan.blogspot.com/).
MODA ÇEKİMİ DEDİĞİN...
Blogda anne Deniz, kızı Begüm (ama ona Beg diyorlar) ve küçük Can giyinip giyinip fotoğraflar çekmişler.
Bacaklar çarpık - kambur halde durmak, şaşkın bir ifadeyle havaya bakmak, döküntü bir yerin önünde parlak kıyafetlerle poz vermek moda çekiminden sayılıyor ya! En âlâsından moda çekimleri yapmışlar.
“Vintage giysileri custumize ederek oluşturulan PP From Longwy elbiseleri çok sevdik:)” gibi ‘çarpıcı’ cümlelerle dolu blogda favori kelime: “Modifiye” Berdanlar “her şeyi modifiye etmiş”; yani aldıkları hiçbir şeyi olduğu gibi bırakmayıp “kendi tarzlarına uygun hale getirmişler.” İyi güzel... Kendi bedenleri, kendi giysileri, kendi blogları... Ne tatlı...
BÖYLE BİR CÜMLE KURAMADIM
Ancak birkaç ay önce Hello Dergisi için yaptıkları moda çekimiyle ilgili ifadeleri ‘akılları baştan alıyor’...
Şöyle anlatıyor Deniz Berdan: “Projenin geneli kapitalizmin getirdiği tüketim toplumunun, birer kişiliksiz android haline getirdiği marka tutuculuğunu anlatıyor.
Artık açıkça konuşulmasa bile dünyada hâlâ var olan Rasizm ideolojisinin tam tersi bir yaklaşımla projeyi gerçekleştirdik.
Fotoğraflarda sınıf ayrımının absürtlüğünü sürrealist bir yaklaşımla göstermek istedik.
Fotoğrafları anlamak için; Mona Lisa’yı bıyıklı çizen Dadaizm’in babası Marcel Duchamp, Austin Young, Tim Burton’ın ilham aldığı sürrealist yönetmen Çek sanatçı Jan Svankmajer, AndyWarhol,
David Lachappel ve Banksy’yi bilmek ve anlamak gerekiyor.”
Gerçekten mi? Yedik mi?
Bu noktada birinin “Kral çıplak” demesi gerekiyor; Binenal’de “İnsan Neyle Yaşar?” sorusuna yanıt olarak bir dilim ekmek koymakla sanatçı olunmuyor!
KRAL ÇIPLAK!
Bütün bu ifadeler üzerine vazgeçtim ikoncan tarafsızlığımdan...
İstiklal Caddesi, cebine en havalısından telefon, ayağına Converse çekip, zımbalı deri ceket giyen, saçını Almanya’dan yeni gelmiş futbolcu gibi kestiren genç erkek ile her şeyin çakmasını “modifiye eden”, çizgili eşofmanları altına ag bot giyip, bileğine çanta, başına da şu tüylü taçlardan takan kızlarla dolu zaten...
Sonuçta Deniz Berdan’ın, eğlenceli fotoğrafları ve Begüm Berdan’ın gerçekten beğendiğim kolajlarıyla dolu bloğu, zihnimde “modifiye insan” gibi bir kavramı oturttu ki, sağ olsun; bu da bir şeydir.