Kadınların âşık erkeklerin hayran olduğu adamın sırrı
Küçükken roman karakterlerine hastaydım. Trevanian romanlarının karizmatik, zeki, seksi, sportmen; dağcılık yapan, meditasyonla zihnini açan, sanat eleştirmeni kahramanı Jonathan Hemlock’a mesela... Validem onun ve bir diğer Trevanian karakteri Nicolai Hel‘in katil olmasından huzursuzluk duyardı. Ama anne, Jonathan sadece âşık olduğu resimleri alacak parayı bulmak için öldürdü!
YENİ ÇAĞKAHRAMANI
Yaş büyüse de huy değişmiyor demek ki, şimdilerde 16 yaşındaki çıtır kızlarla savaş veremeyeceğimi anlayıp romantik vampir Edward’ı bıraktım; Californication adlı diziyle kalbime giden Hank Moody‘nin hastasıyım. Bir aktöre değil de, onun canlandırdığı karaktere hayranlığımı masaya yatırmaktayım. X-Files dizisiyle akıllara kazınan David Duchovny tarafından ete kemiğe bürünen Hank, bir kitapla büyük bir şöhret yakalamış çok yetenekli ama tıkanmış, tembel bir yazar... Hâlâ eski eşine âşık ve çok sevdiği bir kızı var. Ünlü, yetenekli, esprili... O kadar çekici ki, her gün başka bir kadın kendini onun kollarına bırakmak için can atıyor. RTÜK’lük sahne ve diyaloglardan geçilmeyen dizinin adı da California (dizi orada geçiyor) ve fornication (zina) sözcüklerinin bir araya gelmesinden oluşuyor. Erkekler hiç yıkatmadığı, üzeri açık otomobili içinde “ağzımda bir sigara, dünya kimin umurunda” tavrıyla gezen adama öykünüyor. Sanırım “Entourage”, “Californication” gibi diziler erkekler hayal kursun diye çekiliyor.
KİTAP DEĞİL DİZİ KULÜPLERİ
Şimdilerde ABD'deki kitap kulüpleri misali Türkiye'de ve dünyanın pek çok yerinde de adı konulmamış "dizi kulüpleri" var ya... İnsanlar dizileri, o karakterlerin içeriğini tartışıyor; kendi hayatlarını bunun üzerinden değerlendiriyorlar.
İnternette "Californication"la ilgili yazılanları okuyorum da; erkeklerin çoğu "Biz niye böyle bir yaşam süremiyoruz?" diye ağlayıp duruyor!
"Tipsiz, akılsız, esprisiz, parasız, sığ" olmak gibi sorunlar bir yana başka eksikler de var.
HANK MOODY'NİN ÖZELLİĞİ
Evli olup da başka kadınlarla birlikte olma hayalleri kuran adamların aksine Hank Moody, tüm kadınlarla birlikte olup da hala eski karısıyla olmayı düşleyen biri.
Her daim sakin, her daim kendi gibi! Girdiği tüm kavgalar bir kadını korumak için.
Yaptığı her hata sadece kendi gibi olduğu için...
Kimseye yalan söylemiyor, dikensiz gül bahçeleri vaat etmiyor. İyiliği yürekli, esprili, insaflı, ince ve cömert hali insanı büyülüyor.
Ve karakterin özünü alamayıp da "Hank ne güzel her kadınla yatıp kalkıyor" diye özenen adamlar bana Hermes marka çanta almak için sıraya giren kadınlar kadar anlamsız geliyor.
Pencere önü çiçekleri
Türkiye’de Allah’tan hâlâ, büyük şehirlerde bile balkonlarımız, iki saksı koyabileceğimiz pencere önü yerlerimiz var. Böyle yerleri olmayan New Yorklular, çareyi eski pet şişelerden birer pencere önü sistemi yapmakta bulmuş. Minnacık apartmanlarda yaşayan şehirliler, pencere önüne kurdukları saksı sistemleriyle domates, bezelye, marul gibi sebzeler yetiştirebiliyor. Meraklılara “www.windowfarms.org” adresli siteye bakmalarını öneririm; gerçekten ilginç.