Enflasyon, FED ve sonrası
Bu yalnızca ülkemize has olaylar ve haberler için geçerli olmayıp dünyanın gelişmiş piyasaları da bundan nasibini almaktadır.
Bu gelişmelerin, yani yoğun ve farklı veri bombardımanında etkisiyle dünya finansal piyasaları ve varlık fiyatları da kendine yol aramaktadır.
Cuma günü akşam saatlerinde de bu veri akımına ekim ayı enflasyon rakamları da eklendi. Tüik(Türkiye İstatistik Kurumu) Ekim ayı enflasyon oranlarını açıkladı.
Ekim ayında Tüfe(Tüketici Fiyat Endeksi) % 1.81,Üfe (Üretici Fiyat Endeksi) ise, % -0.13 olarak gerçekleşti.
İlk bakışta tüketici fiyat endeksinin bu seviyede(hatta üstünde) çıkması beklenmekteyse de, üretici fiyat endeksinin eksi çıkması biraz sürpriz olarak görülmektedir. Özel kapsamlı tüfe (yani çekirdek enflasyon) ise, h gurubunda
% 1.69, f gurubunda ise % 2.35’lik atış kaydetti. Tüketici fiyatlarındaki artışın en önemli kalemi ise giyim, ayakkabı gibi ürünlerden kaynaklanmış görülmektedir. Bununla birlikte ülkemizde eylül ayı itibarı ile görülen mevsimsellik etkisi de enflasyondaki artışta kendisini göstermiştir.
Üretici fiyatlarındaki düşüşün ana nedeni ise sanayi sektöründe görülen
% - 0.47’lik düşüş gibi görünse de, üreticinin karlılıktan ziyade başa baş çalışma
Zorunluluğu ve hammadde fiyat artışlarını yansıtamamasından kaynaklanabilir.
Enflasyon hedefinin tutmasının imkânsızlaştığı anlaşılmasına karşın, enflasyon canavarının hala ölmediğinin fark edilmesi gerekmektedir.
Üstüne üstlük, seçim, vatandaşa şirin gözükmek gibi nedenlerden ötürü uzunca bir süredir zam yapılmayan, elektrik, doğal gaz, petrol ürünleri gibi ana girdiler
Ve özel tüketim vergisi ayarlamalarıyla yapılacak zamlarla önümüzdeki dönemde enflasyonda artış trendi devam edebilecektir.
Dolayısıyla enflasyonla mücadeleyi daha da ciddi bir şekilde sürdürmek artık bir zorunluluk olmuştur.
Enflasyon sorununu sadece Merkez Bankasının bir sorunuymuş gibi algılanmasının doğru olmayacağı, para politikası yanında, maliye ve diğer makro ekonomik politikaların uygulanması gerekliği ortadır.
Gelelim FED’in son faiz ayarlamasına, geçtiğimiz hafta yaptığımız tahmin doğrultusunda, % 0.25’lik sınırlı(beklide biraz zorla) indirim yaptı.
ABD Merkez Bankası, hali hazırda kredi piyasasındaki sorunlarla, ekonomin makro değişkenleri arasında denge kurarak, ekonomiyi ne çok soğutup, ne de çok Isıtıp sorunu atlatmaya çalışmaktadır.
Şimdilik günü kurtarmayı başaran Fed peşinden gelebilecek sorunlar için neleri yapabileceği ve sorunların piyasaları nasıl etkileyeceğini bir sonraki yazımda incelemeye çalışacağım
Piyasalara baktığımızda ise, lodos yemiş balığı andıran dünya finansal piyasalarında bu dalgalanma sürecektir. Bu hafta borsalarda yön arama
Petrol, altın gibi emtialarda ise yükselme görülebilecektir.