Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ANAYASA değişikliği konusunda partilerin dün yaptığı toplantılar sonucunda yol haritaları büyük oranda kesinleşti.

        CHP tutumunu önceden belirlemiş ve AK Parti ile Anayasa değişikliğine yanaşmayacağını net şekilde açıklamıştı.

        İYİ Parti’nin tutumu da dünkü Başkanlık Divanı ve kurucular kurulu toplantılarında belirlenecekti, ancak netleşmeden askıda kaldı…

        İYİ Parti’de eğilim, dün Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu’nun da altını çizdiği gibi, referandumu getirerek, “seçmenin kafasını karıştıracak, sandığın üzerine bindirilmiş külfetten yana olmama” yönünde.

        İYİ Parti’nin konu ile ilgili isimlerine sorduğumda da benzer yaklaşımı sergiledi...

        “Temel hak ve özgürlükler referandum konusu olamaz, referandumsuz çözüm modeline uygun hale gelmesi gerekir” görüşünü savundu.

        Dolayısıyla, İYİ Parti, Anayasa değişikliğine giden sürecin tarafı olmadığı gibi, aktörü haline gelmekten kaçınıyor; referandumu ise hiç istemiyor.

        CHP’YE KARŞI BURUKLAR

        Bu aşamada CHP’nin kendileriyle konuyu müzakere etme gereği dahi duymadan TBMM’ye taşımış olmasına da tepkili…

        Vardıkları karar, süreci takip etmek ve 14 Kasım'da DEVA Parti’sinin ev sahipliğinde yapılacak 6’lı masa liderler zirvesine konuyu taşımak ve bu noktaya neden ve nasıl gelindiğini, ortak çözümün ne olması gerektiğini sorgulatmak…

        REKLAM

        KILIÇDAROĞLU-AKŞENER DÜĞÜNDE BULUŞACAK...

        Zirve öncesinde ise CHP lideri Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti lideri Akşener Adana'da Seyhan ve Ceyhan belediyelerinin açılışları ve akşam da Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın küçük oğlunun düğününde buluşacak; birlikte nikah şahitliği yapacak.

        Her iki taraf da düğün öncesi iki liderin görüşmesinin olası olduğunu, liderler zirvesi öncesi ortak bir yol haritasının konuşulabileceğine vurgu yaptı.

        Bu aşamada bir noktanın altını çizmem gerek, Anayasa değişikliği tekliflerinin görüşülmesi sırasında partiler grup kararı alamaz.

        Milletvekilleri özgür iradesiyle gizli oy kullanır…

        ÜÇ YOL KAVŞAĞINDALAR

        Açıklamalarında da vurguladıkları gibi, referandumsuz çözülmesi isteniyorsa İYİ Parti’nin önünde iki yol var…

        Birincisi, açıklamaları doğrultusunda, “Bugünün konusu değil” deyip oylamaya katılmama yönünde milletvekillerine görüş bildirmek.

        Katılan milletvekili olursa da ona da görmezden gelmek...

        AK Parti ve MHP’nin sayısı yetmediği, en azından 25 milletvekiline daha ihtiyaç duyulduğu için referanduma götüremeyecek sayıda, 360 altında oy oranında bırakmak...

        İkincisi, CHP’nin de oylamaya katılması durumunda referandumsuz sonuç anlamına gelen 400’ün çok üzerinde oyla geçmesini sağlamak.

        Bunun da bir şartı var, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 400 üzerinde bir oyla geçmesi halinde referanduma götürmeme kararını deklare etmesi.

        Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün İYİ Parti'nin bu beklentisine kabine toplantısının ardından yanıtını verdi, temel hak özgürlüklerin referandum konusu olmaması gerektiğinin altını çizip, 400 üzerinde oyla referandumsuz geçmesi halinde halk oylamasına götürmeyeceğinin sinyalini verdi...

        REKLAM

        Böylece 400 üzerinde oyla yeni bir sandık gerektirmeyen sonuç çıksa dahi, her şartta ihtiyari referanduma gideceğine dönük iddiaların da önünü kesti.

        Buna rağmen muhalefetin endişesi, oylamanın gizli olması nedeniyle bazı milletvekillerinin ret oyu kullanıp, sayının 400 altında kalması ve referandum sonucunun doğması.

        O nedenle İYİ Parti, CHP'nin katılımıyla en az 500 oya ulaşılabilecek güvenli bir sonuç arıyor.

        Başka bir oylamanın tarafı olmak istemiyor...

        HDP ile de yan yana oy kullanır duruma gelmekten kaçınıyor...

        AK PARTİ’NİN BEKLENTİSİ

        AK Parti’nin tutumu ise CHP kadar kesin…

        AK Parti grup yöneticileri ile dün yaptığım konuşmadan çıkardığım şu ki, ne şartta olursa olsun, değişikliği TBMM’ye getirmekte ve oylama yapılmasını sağlamakta kararlılar.

        Hatta CHP, HDP ve İYİ Parti’den milletvekillerinin oylama katılıp evet vereceğinden eminler...

        CHP'nin katılmadığı durumda HDP'nin destek verebileceğini, olmazsa 360 ile 400 arasında bir sayıda kalıp, referandumlu çözüm olacağı konusunda tereddüt etmiyorlar.

        Muhalefetin oylamaya katılmaması, 360’ın altında, yani referanduma dahi gitmeden iptal edilmesi durumunda da ellerinin güçleneceğine inancındalar.

        “O zaman neden oylamaya girmediklerini seçim sahasında seçmene anlatırlar” yaklaşımı sergiliyorlar...

        MHP’YE BİLGİ VERDİK

        Bu aşamada AK Parti’nin Anayasa değişikliği için HDP’yi de ziyareti kapsamındaki tartışmaları aktardığımda yeni bir bilgiyi aktardılar.

        “Biz HDP’ye gideceğimizi öncesindeki görüşmelerimizde Cumhur İttifakı ortağımız olarak MHP’ye bildirdik” diye söze girip devamını getirdiler:

        “HDP’ye koalisyon ortaklığı, bakanlık, ittifak teklif etmedik. Başörtüsü ve aile ile ilgili olarak Anayasa değişikliğimizi anlattık, destek vermelerini istedik. MHP de gideceğimizden haberdardı. Amacımız Anayasa değişikliğine oy sağlamak. Bunun abartılmasını anlamıyoruz…”

        REKLAM

        AK Parti muhalefetin konuyu sürekli tartışılır tutmasından ve MHP ile aranın açılması çabasından da hoşnut değil…

        O nedenle hepsi bugün MHP lideri Bahçeli’nin partisinin TBMM Grup toplantısı konuşmasına odaklanmıştı.

        Hatta öyle bir boyuta geldi ki sözlerinin yazılmasına itiraz etmezken, isimlerinin yer almaması konusundaki hassasiyetlerini defalarca kayda geçirdiler.

        MHP: MUHALEFETİN OYUNUNA GELMEYİZ

        MHP’deki hava ise HDP konusunda AK Parti ile aralarının açılmasına yönelik çabaları alevlendirecek bir adım atılmaması yönünde.

        Parti yöneticileri ve milletvekilleri konu açıldığında ağırlıklı olarak 6’lı masadaki partilerine göndermede bulunarak, “Onlar konuya benzin döküyor, ama başaramazlar, bizim aramızı açamazlar” yaklaşımı içindeydi.

        Nitekim, beklenildiği gibi de oldu, MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında beklenen konuşmasını yaptı, CHP ile HDP'yi aynı kefeye koyarak tavrını şu sözlerle dile getirdi:

        "AK Parti heyetinin CHP ile kurduğu temasa ses çıkarmayanların bizim sırtımızdan HDP'yi dillerine dolamaları müflistir. Bizim gözümüzde HDP neyse, CHP de aynısıdır. Biz çözümün nasıl olacağına bakıyoruz..."

        Böylece "acaba ne diyecek?" arayışına dayalı gerilimi yatıştırdı.

        Buna rağmen HDP’nin de zorunlu olarak olsa bile ziyaret kapsamına alınmasından hoşnut değillerdi; ancak bunu bir krize dönüştürmekten de uzaklardı.

        Görünen o ki Anayasa değişikliği önümüzdeki süreçte en çok tartışılan konulardan biri olmaya namzet.

        Dikkat çeken ise meselenin özünden çok, konunun ötekini sıkıştırmayı hedefleyen zeminde ilerlemesi...

        Sorun ise on yıl önce çözülmüş başörtüsü gibi temel hak ve özgürlük konusunun, bırakın referandumu, tartışma aracı haline getiriliyor olmasında…

        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00
        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar