Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Felicioli-Gagnol ikilisinin “Belleville’de Randevu”nun el çizimi animasyonu tekniklerine yakın bir düşünceyle ürettiği “Hırsız Kedi Paris’te”, detaycı evreni, kübist mimarisi ve büyük şehir yozlaşmasına yaklaşımıyla öne çıkıyor. Gangster dünyasına konuşmayan bir kedinin gözünden bakış atıp çocuk filmlerinin muhafazakar mesajlarını altüst eden eserin, Japon animelerinde gördüğümüz karakter prototiplerine de uyum sağladığı söylenebilir. Bilindiği üzere Fransız animasyonu “Hırsız Kedi Paris’te”, 84. Oscar Ödülleri’nde “Arabalar 2”, “Tenten’in Maceraları”, “Neşeli Ayaklar 2” gibi Amerikalı rakiplerini alt ederek ‘En İyi Animasyon’ kategorisinde aday oldu. Ben de hazır ödül töreni yaklaşmışken geçtiğimiz aylarda ülkemizde vizyona girmeden DVD raflarında kendine yer bulan bu eseri ele almak istedim.

        Fransa’da animasyon anlayışı, hiç kuşkusuz ne Japonya ne de ABD’nin hakim geleneklerine benziyor. Ancak bir diğer taraftan da bu konuda Japon animeleriyle akrabalık kuran bir ‘alan’ın varlığından söz etmek mümkün. Özellikle Sylvain Chomet’nin getirdikleriyle girilen ‘el işi yol’ bir hayli kıymetli. Ama nedendir bilinmez “Belleville’de Randevu” (“Les Triplettes de Belleville”, 2003) kadar üst düzey ürünler verilmedi dokuz senedir.

        Konuşmayan kedi, aile filmi geleneklerini yıkıyor

        Daha ziyade ‘bilimkurgu’ veya ‘kara film’ güdüsünü öne çıkaran farklı çizimli işler izledik. Bu da filmin yarattığı etkinin ‘alternatif teknik geliştir!’ emrine kadar uzandığını ispatlıyor. Jean-Loup Felicioli-Alain Gagnol ikilisi ise Chomet’nin sessiz stilini sinema tarihine saygı duruşunda bulunan bozucu bir aile filmi üzerinden yorumlamış. “Hırsız Kedi Paris’te” (“Une Vie de Chat”, 2010) sözde bir kedinin şehrin göbeğindeki sahibesinin yanında yaşadıklarını anlatıyor gibi yapsa da, esasen klasik Fransız gangster filmlerine saygı duruşunda bulunan kübist bir koşuşturmacanın adresine dönüşmüş.

        Zaman zaman ‘el çizimi animasyonu’nun insan karakterler konusunda ‘boyut’ kaçırdığı söylenebilir. Ancak genel anlamda Julien Duvivier’nin “Paris’in Çatıları Altında”sı (“Sous le Toits de Paris”, 1930) misali bir Fransız Şiirsel Gerçekçiliği arka planlı mücadelenin yerine getirildiği görülebiliyor. Bu da gangster filmine konuşmayarak yaş ortlamasını düşürmeyen bir kedinin gözünden bakış atmaya yarıyor aslında. “Savaş Atı”ndaki (“War Horse”, 2011) ‘atın 1. Dünya Savaşı gözlemi’nin burada Fransa’nın sosyal yapısına ve 40’larda yükselen ‘gangster filmi’ eğilimine transfer edildiği net.

        Büyük şehrin yozlaşmasına aşağıdan bakış

        Bu da yönetmenlerin el çizimi gözlemini doruklara taşırken, animelerde gördüğümüz derecede ilginç bir tutarlılıkla ilerlemesini sağlıyor. “Hırsız Kedi Paris’te”, gerçek anlamda ‘bir kedinin gözünden gangster dünyası’nın özetini sunmakla kalmıyor. Aynı zamanda açgözlü, ikiyüzlü ve paragöz bir portrenin animasyon temsilini fazlasıyla mimari bir detaycılıkla sarıyor ve Felicioli-Gagnol ikilisinin sanat dalındaki yolunu da açmaya yarıyor.

        Asla bir çocuk animasyonu olmayan eserin, daha ziyade büyükleri hedefleyerek ‘büyük şehir yozlaşması’ temasına yöneldiği kesin. Bu durum, buradaki küçücük hayvandan çıkan sonuçları yerine ulaştırırken, ‘kedi bakışı’ ile suç dünyasının mercek altına alınmasına da destek veriyor.

        Künye:

        Hırsız Kedi Paris’te (Une Vie de Chat / A Cat in Paris)

        Yönetmen: Jean-Loup Felicioli, Alain Gagnol

        Seslendirenler: Dominique Blanc, Bruno Salomone, Jean Benguigui

        Süre: 62 Dk.

        Yapım Yılı: 2010

        keremakca@haberturk.com

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar