Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İkinci Japon Yeni Dalgası’nın en uçarı isimlerinden Sion Sono’dan minimalist bir bilimkurgu filmi. Camp (bilinçli bayağılık estetiği) ve çılgın öğelerle siyah-beyaz dokuyu hareketlendirme becerisi ise Fukushima felaketinin sarsıcı sonuçlarını anlamlandırıyor. 17 Nisan’da sonlanan 35. İstanbul Film Festivali’nde izlediğim “Fısıldayan Yıldız”, etkinliğin en iyilerindendi.

        Arada “Himizu” (2011), “Umut Diyarı” (“Kibô No Kuni”, 2012) gibi Japonya’daki 2011 depreminin yol açtıklarını anlatan minimalist ve sade dramlar çeker Sion Sono. Ama bu konuda başarılı değildir. Onun genel tavrı bolca kan ve çıplaklık kullanarak anime/manga estetiğiyle kalıpları yıkan işlere imza atmaktır. “Fısıldayan Yıldız”da (“Hiso Hiso Boshi”, 2015), genelde insan şeklindeki uzaylılara uygun bulunan ‘humanoid’ motifinin izini sürüyor.

        SIRA DIŞI, ALTERNATİF VE MİNİMALİST

        Burada humanoid bir kuryenin hikayesini izliyoruz. Açıkçası bu robot türü, “Ex Machina”dan (2015) daha sıra dışı bir denemeye malzeme oluyor. Aslında 2011’de yaşanan nükleer felaketin izlerini üzerinden atamayan Japon toplumuna bakıyor film. Bu açıdan da kıyamet sonrası fonuna, kıyametin etrafında olup bitenlere bir ‘uzay yaşamı’ tasviri ilave ediyor. Sanki “Son Savaş” (“Le Dernier Combat”, 1983) ile “VOL·i”yi (“WALL·E”, 2008) birleştiriyor. Minimalist bir siyah-beyaz film olmanın peşine düşüyor “Fısıldayan Yıldız”. Hiroşima’nın yerine Fukushima’yı koyarken ‘dinginlik’ten taviz vermiyor.

        İşin doğrusu tüm bunları yaparken de yanımıza kar kalanlar, Sono’nun kendi kuşağından Miike ile yarışa girdiği, “Ölüm Provası”na (“Ôdishon”, 1999) alternatif bir nükleer felaket eleştirisi. Ama bu kez ‘bilimkurgu draması’, ‘gotik korku filmi’nin yerine geçiyor. Kuryenin dolaştığı uzay gemisinin ya da portatif evin arkasına yerleştirilen ateşli motorlar ‘camp ötesi’ duruyor. Böylece filmin katmanları, hedefleri farklılaşıyor.

        BİR BİLİMKURGU DRAMASI

        Yoko’nun (Megumi Kagurazaka) gemisinin bilgisayarının sesiyle, kendi sesiyle ve rakamlarla ilerleyen yapıt, ‘Fısıldayan Yıldız’ı arayışa çıkıyor. “Amerikalı Astronot”tan (“American Astronaut”, 2001) bu yana en kitsch uzay tablosuyla yüzleşirken mest oluyoruz. Film, bunu yaparken “Yerçekimi” (“Gravity”, 2013), “Marslı” (“The Martian”, 2015) gibi bilinçsiz durmamasıyla ucuzluğu anlamlandırıyor. Uzayda yapılan teslimatlar, yalnızlığı, teknolojikleşmeyi eleştiren sabit planlarla yansıtılıyor. İnsan ruhu da merkeze yerleşiyor.

        Bir sekanstaki renkli bölüm derken, yine insan-robot kırması bir varlığın ses çıkarması ve finalde Japonya’nın geleneksel dokusunu mekanikleştiren fon dahice. “Fısıldayan Yıldız” da bir eklektik deneyden ziyade, ciddi bir bilimkurgu dramasına dönüşüyor.

        ROBOT YOLCULUĞUYLA ÖRNEK TEŞKİL EDECEK BİR YAPIT

        Elbette Aldo Lado’nun kült filmi “The Humanoid”i (1979) ya da Aaron Lipstadt’ın “Android”i (1982) de akla geliyor. Bir bakıma bunları sadeleştirmeye, Chantal Akerman’ın elinden geçirmeye gayret eden film, 100 dakikanın faydasını fazla görmüyor.

        Yer yer senaryonun, anlatının kopukluklarını hissedebiliyoruz misal. Ama her şeye rağmen Sono’nun en iyilerinden biri “Fısıldayan Yıldız”. Belki “Exte” (“Ekusute”, 2007), “Aşka Maruz” (“Ai No Mukidashi”, 2008), “Tokyo Çetesi” (“Tokyo Tribe”, 2014) kadar çılgın değil. Ama ‘bir robotun yolculuğu’ olarak örnek teşkil edecek, cins bir yapıt.

        FİLMİN NOTU: 6.9

        Künye:

        Fısıldayan Yıldız (Hiso Hiso Boshi)

        Yönetmen: Sion Sono

        Oyuncular: Megumi Kagurazaka, Kenji Endo, Yûto Ikeda

        Süre: 99 dk.

        Yapım Yılı: 2015

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar