Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Dün başlayan 35. İstanbul Film Festivali’nde dikkat çeken üç filmi değerlendirdim. Kosta Rika, İngiltere ve Çek Cumhuriyeti’nden çıkan yapıtların özellikle yenilikçi olma çabaları takdir edilesi. Festival 17 Nisan’a kadar sürecek.

        “BİR AİLE FİLMİ”: DİKKAT: KÖPEK ANİMASYONU DEĞİLDİR

        Çek usulü “Sitcom” (1998), “Mutluluk” (“Happiness”, 1998) ya da “Amerikan Güzeli” (“American Beauty”, 1999) olarak anılacak cins bir film. “Bir Aile Filmi” (“Rodinny Film”, 2015), ismindeki zeki imadan beslenerek düzlüğe çıkıyor. Bir köpeğin peşine takılarak başlamasına karşın beklentileri karşılamıyor. Onun bakış açısından akmıyor. Aksine hayattan ayrıksı parçaların üst üste gelmesi, kutsal evi de, tatil eğlencesini de şaşırtıcı hale getiriyor.

        Film, ülkenin puslu havasından beslenen sinematografisiyle de çalkantılı bir kurumun içyüzünü masaya yatırdığını belli ediyor. Bu durum karşısında biz çıplaklık, köpek, Skype, cinsellik, böbrek nakli gibi ayrı ayrı incelenecek meselelere dağıtılıyoruz. Aslında yalnız bırakılmanın mecburiyet haline geldiği orta sınıf aile, filmin esas işleyiş noktasına dönüşüyor.

        Köpek ise seyirciyi peşine düşürünce neredeyse işlevsiz ailenin reenkarnasyonuna dönüşüyor. Olmo Omerzu, Çek sinemasının tarihine yakışan rahatsız bir iş ortaya koymuş. Parçalar kutsal aileyi delik deşik edince, göstermelik mutluluk devre dışı kalıyor. Puslu havanın etkisinde ise aslında iletişim sorunları, olağandışı detaylar sinir bozucu hale geliyor.

        İnatla zıt kutuplara kayan motifler ve görüntüler, filmin duruşunu belli ediyor. Sürpriz üzerine sürpriz geldikçe izleme ve analiz metotlarıyla ilgili malzemeler de artıyor. Bir sekansta ‘köpek animasyonu’ izlenmesi, bu sevimli hayvanı ilk gördüğümüzde ister istemez oluşan beklentileri tersyüz etmek için… Karşımızda tutucu bir aile filmi yok. Aksine tabuları yıkan bir Orta Avrupa gözlemi var.

        FİLMİN NOTU: 7.1

        “YOLCULUK”: VAHŞİ VE ASİ BİR AŞK

        “Cold Water of the Sea” (“Aqua Fria de Mar”, 2010) ile Rotterdam’da Kaplan ödülüne ulaşan Kosta Rikalı bir kadın yönetmen… Paz Fabrega’nın ikinci uzun metrajı, aşkın zorunluluklarına, vahşi doğayla, asi ruhlarla imtihanına bir ‘giriş’ niteliğinde. Bir partide tanışan Luciana ve Pedro’nun yolculuğu fazlasıyla engebeli…

        “Yolculuk”ta (“Viaje”, 2015) iki kişinin idare ettiği sinematografi, netsizlik ayarını bir dile dönüştürüyor. Siyah-beyazda odak kaydırma, dar odak bir üslubun ana malzemesi haline geliyor. Arka planda akan, sanki 80’lerin Amerikan gençliğini, X kuşağını gözlemeyen şarkılar ise bu etkileşime ayrı bir boyut katıyor. Fabrega, bilinmeyen bir bölgeden sanki Meksika canlılığı ile yedinci sanata giriyor.

        Ormanda geçen vahşi, erotik, modern ve asi aşk hikayesinin ucunu Metin Erksan’ın eşsiz “Kuyu”suna (1968) kadar götürmek mümkün. Ama burada standart bir ilişki yok. Aksine yol almaktan, tabulardan kopmaktan etkilenen, egzotikliği, güzel doğa manzaralarını hiç kullanmadan arka plan nesnesine dönüştüren bir çeşit “Heathers” (1988) coşkusu var.

        Yönetmen; sinematografi, kurgu ve müzik kullanımıyla ABD’ye yakın bir bölgeye baktığını hissettiriyor. Yaşam tarzındaki izler çok bariz. Bu da sanki Cuaron’un en iyi filmi “Ananı da!”nın (Y Tu Mamá También”, 2001) ruhuyla destekleniyor. “Yolculuk” ülkesini de düşününce keşif algısını değerli hale getiren eserlerden.

        FİLMİN NOTU: 6.5

        “AYRILIŞ”: ARAFIN SINIRINDA ERGEN VAROLUŞU

        İngiliz yönetmen Andrew Steggall’ın ilk filminin açılış bölümü, duyusal bir araf tanımı gibi... Krizdeki Elliot (Alex Lawther), bu kısımda ormana Napolyon döneminden, önceki yüzyıllardan kalma ceketiyle çıkıyor. Dolaştıktan sonra kafasındaki bıçaklarla birlikte varoluşunu tamamlama peşinde… Özellikle atmosfer yaratımı bizi Fransa’nın güneyinden bir ‘retro distopya’ tanımına kadar götürüyor.

        “Ayrılış” (“Departure”) bu dünyadan kopup gitmeyi ergen varoluşu olarak adlandıran bir eser. Bir Fransız gençle yaşanan ilişkinin katkısıyla Juuliet Stevenson’ın etkili anne prototipine çok şey yükleniyor. Pawel Pawlikowski’nin “Yaz Aşkım”ı (“My Summer of Love”, 2004) ile akrabalık, kuzenlik ilişkisi belirgin.

        Bu noktada “Hanging Rock’ta Piknik”in (“Picnic at Hanging Rock”, 1975) atmosferine de teğet geçiliyor. Evin içinde ‘klostrofobik’ durmayı reddeden aile yapısının ‘kutsal’lığı aslında bir cinsel kimlik arayışına alan açıyor. Anne, eşcinsel aşık ve genç adamın bir araya gelmesiyle de bir ‘aydınlanma’ yaşanıyor.

        Fransa’nın egzotik doğasında ilginç bir tutku, aşk, cinsel uyanış, büyüme tanımı bizi tesiri altına alıyor. “Ayrılış”, saf, masum halinden kopma olarak gerçekleşen bir ergen varoluşunun adını koyuyor. Eşcinsel olmak da sanki Fransa’da, İngiltere’den daha doğal.

        FİLMİN NOTU: 6

        KEREM AKÇA’NIN 35. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU:

        11 Dakika (11 Minutes): 6.2

        3000 Gece (3000 Layla): 5.5

        Ara (Interruption): 5.2

        Beyaz İnsanlar (Det Vita Folket): 5

        Bin Başlı Canavar (Un Monstruo de Mil Cabezas): 5.5

        Bize Rüyalarımızda Huzur Ver (Paz Para Nós em Nossos Sonhos): 6

        Brooklyn: 5.3

        Bundan Sonra (Efterskalv): 5.2

        Çete (El Clan): 4.3

        Dağ (Ha’Har): 4.2

        Denizdeki Ateş (Fire at Sea): 4.9

        Doğru Zaman (Ji-Geum-Eun-Mat-Go-Geu-Ddae-Neun-Teul-Li-Da): 2

        Dolaptaki Canavar (Closet Monster): 5.4

        Eva’ya Huzur Yok (Eva No Duerme): 3

        Evrim (Evolution): 7.5

        Fısıldayan Yıldız (Hiso Hiso Boshi): 7

        Francofonia: 3.1

        Gökdelen (High-Rise): 7.2

        Hatırla (Remember): 4.5

        İblis (Demon): 4.6

        Kadınların Gölgesinde (L’Ombre des Femmes): 4.8

        Karar Kimin? (Keeper): 4.5

        Karışma Anne! (The Meddler): 2.8

        Keder (Il Viaggio): 2.9

        Köpeğin Kalbi (Heart of a Dog): 6.3

        Kördüğüm (Maggie’s Plan): 3.7

        Neon Boğa (Boi Neon): 6.9

        Ötedekiler (The Other Side): 6.7

        Pek Ağır Yol İleri (Dead Slow Ahead): 7

        Rabin’in Son Günü (Rabin, The Last Day): 5

        Saraybosna’da Ölüm (Death in Sarajevo): 5.3

        Schneider Bax’a Karşı (Schneider vs. Bax): 3

        Semptom (Symptoma): 2.8

        Sihirli Dağ (La Montaigne Magique): 3.3

        Suyun Kalbi (La Memoria Del Agua): 5

        Şövalye (Chevalier): 4.9

        Tikkun: 5.6

        Truman: 3

        Toprağın Gölgesinde (La Tierra y La Sombra): 3

        Yılanın Kucağında (El Abrazo de la Serpentie): 5.5

        Yer Altı Kokusu (Underground Fragrance): 5.5

        Not: Yurtdışı festivallerde izlediğim filmleri de içeren yıldızlar, festival süresince güncellenecektir.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar