Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        'Ak Parti ve Gülen'i bitirme planı' ile ilgili 3 ihtimal üzerinde duruldu. Belgenin kurumsal olması, emir-komuta zinciri dışında hazırlanmış olması ya da sahte olması.

        Belgenin kurumsal olması seçilmiş bir hükümete karşı askeri çevrelerden kaynaklanan anti-demokratik bir müdahale girişimi anlamına, TSK içinde fakat emir komuta zinciri dışında bulunması TSK'da örgütlenmiş anti-demokratik bir yapının mevcudiyetine işaret edecek. Belgenin sahte olması ise TSK'nın itibarını sarsmaya yönelik veya TSK ile hükümeti karşı karşıya getirmeyi amaçlayan komplocu bir teşebbüsü ortaya koyacak.

        Belgenin kurumsal olmadığı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un açıklamaları ile açığa çıktı. Başbuğ'un bu tür faaliyetlerde bulunan personelin TSK içinde barındırılmayacağını ve böyle bir talimat verip vermediğinin sorulmasını dahi hakaret kabul edeceğini açıklaması son derece önemli. Nitekim, gerek Başbakan Erdoğan ve gerekse muhalefet liderleri Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un açıklamasının bu yönüne değer atfettiklerini ifade ederek ortak bir tavır sergilediler. Bu ortak tespit ülkemizde demokratik bilincin yerleşmeye başlaması açısından önemli bir gösterge.

        Öte yandan; gerek Genelkurmay Başkanlığı, gerek iktidar, gerekse muhalefet partilerinin böyle bir belgenin emir komuta zinciri dışında hazırlanmış olması durumunda dahi demokrasi ve hukuk dışı olacağı ve belgede sorumluluğu bulunanların soruşturulmaları ve yargılanmalarının gerektiğine yönelik ortak tespitte bulunmuş olmaları da yine demokrasi açısından son derece önemli. Bu iki husus Türkiye'de asker-sivil ilişkilerinin, asker-seçilmiş hükümet ilişkilerinin, asker-milli irade ilişkisinin olması gereken demokasi standardına ulaştığını ortaya koyuyor.

        İlgili tüm tarafların üzerinde birleştiği bir başka tespit de belgenin sahte olarak hazırlanıp devam etmekte olan bir soruşturmaya bilinçli olarak eklemlenmiş olması ihtimalinin TSK'ya yönelik bir komplo girişimi anlamını taşıyacağı konusu.. Ülkemizde siyaset çevrelerinin bu ortak tespitte bulunmaları, bir anayasal kurum olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin saygınlığının korunmasının sadece TSK'ya ait bir görev olmayıp aynı zamanda hükümetiyle muhafetiyle tüm siyasal kurumların göz önüne almaları gereken bir konu olduğuna dair bilincin yerleşmiş olduğuna işaret ediyor.

        Sonuç olarak, Taraf Gazetesi'nde haberin yayınlanmasından başlayarak geçen 4 günlük sürenin sonunda gelmiş olduğumuz nokta ilerisi için umut verici. Demokrasi ve hukuk devletine yönelik komplo girişimlerine kimden kaynaklanırsa kaynaklansın anayasal kurumlarımızın aynı demokratik bilinçle karşı çıkmaları demokrasimiz açısından çok önemli ve çok olumlu bir aşama olarak değerlendirilmelidir.

        Bu belge bu demokratik bilinci ortaya koymaya ve bu bilincin gereklerini yapmaya vesile olacaksa bir şerden bir hayır doğmuş demektir.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar