EPDK Başkanı iddiaya var mı?
Elektrik dağıtım ihalelerinin beklentilerin üzerinde rakamlarla özelleştirilmesi, sektörde fiyat artışlarını tetikleyeceği yönündeki bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Ama son ihalelerle birlikte fiyatlar üzerinde baskı oluşturacağı tartışmasının fitilini çeken benim. Hem bu sütunda, hem de televizyonlarda bu konuya özellikle dikkat çektim. Ve örneklerde verdim. Amacım elbette olabilecek özelleştirme kaynaklı zamlara dikkat çekmek..
Zira son özelleştirmelerden önce de bu yönde tartışmalar vardı. Bizatihi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, katıldığı toplantılarda kar marjının artırılması yönünde taleplere muhatap olduğunu biliyorum. Ama şimdi durum başka çünkü hâlihazırda Türkiye’nin yüzde 70 civarındaki dağıtımı özelleşti. Bu sene itibariyle hepsi bitirilmiş ve yeni sahiplerine teslim edilmiş olacak. Dağıtım piyasasının yüzde yüzü özelleştiğinde, yüzde yüzlük bir lobi ve baskı gurubuna karşı bakalım EPDK nasıl direnecek?
Köktaş, "Hiçbir yatırımcı kapımıza gelip zam isteyemez" diyor. Zaten tek tek gitmeyecekler, toplu olarak talep bulunacaklar, ulusal tarifeler, 5 yıllık tarife döneminin, yatırım kalemleriyle gelen ince hesapları, kar marjları gündeme gelecektir. Benzeri durum doğal gaz dağıtımda sıfır ve sıfıra yakın bedellerle yapılan özelleştirmelerde de yaşanacaktır.
Ben şimdiden uyarayım. En azından EPDK’nın elinde bu taleplerle gelenlere karşı, takip edildiklerine dair bir yazı olsun. Bu sebeple de iddialıyım ve iddiaya girmek istiyorum?
Daha önce küçük denebilecek pazar payı ile lobi yapanların, yüzde yüzlük pazar payları ile hareket etmelerini, lobicilik yapmalarını kimse engelleyemez. Hatta EPDK tarafı bir iyileştirme, düzenleme yapmaya kalktığında, ‘Pazarın tamamına yönelik yapıyorum’ herhangi bir dağıtıcı itiraz eder mi?
Elektrik fiyatı ne kadar olursa olsun şirketin kâr marjı yüzde 2.33. Bu kâr marjı aşılması durumunda üstünü EPDK alacakmış. Böyle bir pozisyona düşen dağıtıcı olur mu, bilmiyorum. Ama EPDK’nın bu konuda söyledikleri, henüz Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı’ndan bağımsız olamaz. Son indirim elektrik indirim olayında yaşadık. Ve gördük ki, henüz enerji piyasasının kat etmesi gereken yol var. İddialı olmamak gerekir.
Yüz liralık mala elli liralık masraf
Koca İstanbul’da bir markanın böyle bir servis anlayışı olur mu? Burası Türkiye ise oluyor. Etrafımız bu kadar yabancı alış/veriş merkeziyle dolup taşıyor, devletin ve hükümetin yetkilileri bu durumdan kaygı duymuyorsa, yabancı yatırımcı, markasını, ürününü alıp gelir kafasına göre de takılır.
Varsayın Beylikdüzü’ndeki Alman MediaMarkt’tan HP yazıcı aldınız. Değeri 200 TL olsun. Eve götürdünüz. Kısa süre sonra bir arıza belirdi, çalışmıyor. Büyükçekmece, Avcılar, Bakırköy, Küçükçekmece, Zeytinburnu nerde, oturursanız oturun cihazınızı servis için Mecidiyeköy’e ulaştırmanız gerekiyor. Gitti yarım gün. Üstelik servis de tuhaf bir yerde park sorunu var. Allahtan servis içinde klima bulunuyor. Tam ne güzel, demeye niyetlendiğiniz an. Durumu çakıyorsunuz. Çünkü işlem yapmak için uzun bir süre beklemek zorundasınız. Bu sürede serinlemek yerine sinirden baruta dönüyorsunuz.
Ayrıca servis sokak arasında olduğu için sokaktan her geçen kapı gel gel diyerek açılıyor. Bu gıcırtıyla bekle bekleyebilirsen. HP gibi bir teknoloji şirketi, zırt pırt açılan otomatik kapıya çare bulamamış, servis sorunuyla elbette ilgilenmez. Dolayısıyla böyle istimrarlar yüzünden 200 liralık bir ürünün sıkıntısını gidermek için en az yarısını harcamanız gerekiyor. Zaman kaybı da cabası.
Adamlar haklı, çünkü ‘bu ürünler tamir edilsin’ diye yapılmıyor. Bol kartuj tüketsin diye imal ediliyor. Bizler ayakta uyuyoruz.
Okullu hostes olur mu?
Yaklaşık 4 yıl önce havacılık sektörüne farklı bir açıdan katkı sağlayan yazar Alev Alatlı dün misafirim oldu. Alatlı’yı kamuoyu hatta dört yıl öncesine kadar bende eserleriyle bilirdim, ama farklı bir tarafına da görmüş oldum. İlke Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın faaliyete geçirdiği Kapadokya Meslek Yüksekokulu’nun en önemli destekçisi, Mütevelli Heyeti Başkanı Alev Alatlı, bu okulu arz talep dengesini dikkate alan bir kuruma dönüştürme çabası içinde.
Bu okulda daha Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği programı başlamıştı, bu sene ise Türk Hava Yolları ile işbirliği yaparak, iş garantili hosteslik programı açtı. Anlayacağınız hostesliğin okulu Kapadokya’da hem de Alev Alatlı’nın katkılarıyla devrede. Eğer YÖK ile sorunlar çözülürse Pilotaj Programı’na da en kısa sürede başlanacak. Diğer bir ifadeyle ihtiyaç duyulan pilotları da eğitmeye talipliler.
Kapadokya Meslek Yüksek Okulu, Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri adıyla açılan program 80 kişilik bayan kontenjanla 2010 yılında eğitim hayatına başlıyor. Ayrıca bu sene ek kontenjanda Uçak Bakım Teknisyenliği Programı da açılıyor.
Güzel atlar ülkesi Kapadokya, havacılığa kanatlanıyor.