Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Türkiye ile Rusya arasında imzalanan gaz satış anlaşmalarının en önemli ayağını oluşturan Mavi Akım Doğal Gaz Boru Hattı ve bu hat üzerinden yapılan anlaşmaların üzerinden yıllar geçmesine rağmen halen daha istismar ediliyor. Hâlbuki Mavi Akım konusu en üst seviyede ele alındı Yüce Divan’a gitti. Yargılanan eski başbakan ve enerji bakanları aklandı. Ama buna rağmen o dönemlerde yapılan kapalı oturumlar gerekçe gösterilerek, ‘Türkiye’yi kaça sattınız’ şeklinde lüzumsuz ve anlamsız tartışmalara malzeme ediliyor.

        İktidar partisi adına konuşanlar Mavi Akımı ve o dönemki olayları istismar ediyor. Muhalefet cephesi ise kavga beklediği için tansiyonu yükselteme potansiyeli olan her konuşmanın üzerine atlıyor. İç boş dedikleri ‘Demokratik Açılımı’nın bir süreç olduğunu görmeden, gelişmeleri anlamadan içini kavgayla doldurmaya çalışıyorlar. Eğer Türkiye bölgesinin güçle ülkesi olmak istiyorsa, ‘Demokratik Açılım’ başta olmak üzere diğer açılımları da önemsemek zorundadır.

        Ayrıca bugün, önceki hükümetler döneminde Mavi Akım’dan alınan gazın pazarlık şeklini ve formülasyonunu eleştirenleri de başkaları aynı şekilde gündeme getiriyor, yanlış yapıldığına dikkat çekiyor. Ancak bu eleştirilerden kimse de sonuç almıyor, alamıyor. Öyle ki normal vatandaş hiç anlamıyor. İşin az çok içinde olan enerjiyle ilgili benim gibiler ise şaşkınlıkla takip ediyor.

        Görebildiğim kadarıyla iktidara gelen elindeki imkânlarla ülke adına en iyisine inandığını yapmaya çalışıyor. Doğal gaz alım anlaşmaları ve gazın hangi formüle göre fiyat ayarlaması yapılacağına dair sözleşmelere de bu sebeple iktidara gelir gelmez müdahale ediyor. Ama daha önce iktidarda olanlarda yapılanları geçmiş tecrübeleriyle eleştiriyor.

        AK Parti Hükümeti döneminde Rusya’dan farklı boru hatlarından alınan gazın farklı formüllere sahip olması sebebiyle yeni bir formül düzenlemesine gidildi. Yaklaşık 4-5 yıl önce yapılan değişiklik sebebiyle de AK Parti Hükümeti muhalefet tarafından eleştirildi. Hatta bir iktidar değişikliği sonrası konunun Yüce Divan’a götürüleceği bile söylendi.

        Rus Gazexport ile BOTAŞ arasında 15 Aralık 1997 tarihinde imzalanan Doğal Gaz Alım-Satım Sözleşmesi kapsamında, Şubat 2003’te başlarında alınan gaz ait ilk fatura bir ay sonra gönderiliyor. BOTAŞ faturayı ödemeden inceliyor. Fiyat tespitinde, faturadaki formül ile anlaşmadaki formül arasında bir farklılık görüyor.

        İşte bu gelişmeler üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Rusya ile masaya oturuyor. Tahkime kadar uzanan hadiseler gelişiyor. Ama konu tahkimde değil karşılıklı anlaşmalarla çözülüyor. Fakat iyi niyetle yenilenen anlaşmaların da Türkiye’ye zarar getirdiği konusunda ciddi bir muhalif görüş oluşuyor. Tıpkı Suat Kılıç’ın Mavi Akım’ı bir kez daha TBMM’de zamansız ve anlamsız olarak gündeme getirip parlamentoyu gerdiği gibi...

        Eğer ortada gaz alım anlaşmalarından kaynaklı bir vukuat söz konusu ise emin olun bunda hem iktidarın hem de geçmişte iktidarı paylaşan günümüz muhalefet partilerinin payı vardır. Birini tutup diğerini eleştirmek doğru değildir. Ayrıca enerji merkezi olma yolunda hızla ilerleyen bir ülkeye de yakışmıyor. Lütfen enerji üzerinden gerginlik yapmayın, iş yapın, proje geliştirin…

        Hırsızlık, cinayet her şey var ama

        Erzurum’da yaşanan vahşetin ne kadarında sanal dünyanın etkisi söz konusu henüz ortaya çıkmış değil. Ama internet ortamının genç nesli tehlikeye sürüklemeye başladığı tartışılmaz bir gerçek. Aileler kadar okullara, kurumlara, emniyete, İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıklarına ve özellikle hükümete de görev düşüyor. Özellikle taşrada ve varoşlarda maddi imkânsızlıklar sebebiyle evinde bilgisayar kullanamayanlar hızlı bir şekilde yaygınlaşan internet kaffeleri tercih ediyor. İmkanı olanlarda evinden, işyerinde sanal alemdeki siteler kanalıyla her türlü suça iştirak edecek potansiyel bireyle haline getiriliyor.

        Mesela sanal ortamdaki normal bir bireyin takip edeceği site sayısı çok sınırlı. En basit siteye bile tuhaf resimler, linkler koyuluyor, sanal reklamlar alınıyor. Türkiye’nin en büyük gazeteleri bile sanal ortamdaki yayınlarında farklı bir politika izliyor. Genel gidişat böyle olunca internette çocukların ilgisini çeken oyunlarda da çok farklı taktiklere yer veriliyor. Sanal kahramanlar geliştirilip, gerçek hayatta karşılığı olan meta haline dönüştürülüyor. Dolayısıyla ciddi bir takip ve düzenleme şart.

        Medya devi Rupert Murdoch da Google’ı hırsızlıkla suçlayarak gazete içeriklerine ulaşımı engellemekle tehdit etmiş. Bizde daha tuhaf bir durum var. Maalesef çapulcu takımının kurduğu dedikoducu, şantajcı, emek hırsızı internet siteleri denetlenmek, kontrol edilmek bir kenara devletin ilgili makamları tarafından meşrulaştırılıyor. Taltif ediliyor. Bir ‘TC Bakanı’nı hırsızlıkla ve başka vukuatlarla tescilli bir internet sitesinin ödül töreninde görebilirsiniz. Özel röportajını okuyabilirsiniz...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar