Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HAVA soğuk; yağmur, kar, fırtına bir yandan. Ama ne olursa olsun yılbaşı gecesi bu kadar çok eve kapatmazdı kimse kendini. Bu sene kiminle konuşsam evdeydi. Genel olarak ev partileri çok modaydı. Öyle ki, bir yıl boyunca eve girmeyen birçok kişi bile “Bu sene kesinlikle evden çıkmayacağım. Hatta pijamalarımla oturmayı planlıyorum” dedi. Tabii bunu uygulayanlar da vardı, saatler gece yarısına yaklaştığında sokağa çıkanlar da. Genel olarak geçmiş senelere göre daha sakin bir yılbaşı gecesiydi diyebilirim. Tabii “’Seneye nasıl girersen öyle olur” diye bir kavram da yok değil. “Bu seneyi herkes evinde mi geçirecek?” diyenler oldu. Sık sık dile getiriyorum, yineleyeyim; bu sene geçmiş seneler gibi sabahlara kadar sokakta olma durumu olmayacak. İnsanlar yemeklerini yiyecek, biraz müzik sonrasında en geç 02.00’de evlerinde olurlar. Eski kulüp havaları yaşanmayacak gibi duruyor.

        Geceden aklımda kalan

        - Saatler 05.00’i gösterdiği sırada çok sayıda trafik kazası gördüm.

        - Limitsiz yerli-yabancı içki fiyata dahil olduğu için yeni yılın ilk dakikalarını göremeyen çok insan oldu. İlk saatlerde kusmaya başladı birçok kişi.

        - Hanımların birçoğu yağmur çamur dinlemedi, ellerinde ayakkabılarıyla yollarına devam ettiler. Ah keşke ayaklarınızı sıkmayan ayakkabıları tercih etseydiniz.

        - Tombala bu senenin en gözde oyunuydu. Birçok evde “Tombala” sesleri yükseldi.

        İsmini de değiştirseydin Naz

        YENİ yıl akşamı saat 21.30’da bir arkadaşımdan Naz Elmas’ın evlendiğine dair bir fotoğraf geldi. Naz bu fotoğrafı kendi Instagram hesabında paylaşmış. Bildiğim kadarıyla bu ikili ayrılmıştı. Yeniden bir araya gelince evlenme kararı almışlar. İyi, güzel, hatta harika. Yeni yıla girerken evlenmek güzel bir sürpriz oldu herkese.

        İkiliye sonsuz mutluluklar ama Naz’cığım ilk dakikadan soyadını değiştirmek... Benim ilk o dikkatimi çekti. İnsan niye yıllardır taşıdığı soyadını bir saniyede yok eder? Bunu sosyal medyada çok fazla görüyorum. Hanımların ilk yaptığı iş soyadı değiştirmek oluyor. Evlendikleri saniye! Sanırım gündüzden öyle bir ayarlama yapıyorlar. İmzalar atılınca hemen değiştiriyorlar. O telaşla nasıl bunu düşünüyorlar çözemiyorum. Kavgalar, gürültüler başlayınca ilk iş o soyadı değişiyor. Kardeşim siz flört dönemini atlatmış, evleniyorsunuz. Bundan daha büyük adım olur mu? Böyle çocukça hareketlere ne gerek var? Aradaki saygı, sevgi, ağırlık yok oluyor tabii. Yani Naz istersen ismini de değiştirseydin. Kimseye saygısızlık yapmak istemiyorum, herkesin kendi fikri ama uzaktan hoş durmuyor.

        Arda’nın halleri

        GEÇEN senelerde “Bıktım bu magazinden, magazin yüzünden yurtdışına kaçıyorum” diyordu Arda Turan. Ama ne zaman memlekete gelse magazin basınına o kadar çok malzeme veriyor ki, her gün gazetelerde. Instagram’a “Sarı saçlarından sen suçlusun” yazıyor. Eline mikrofonu alıp şarkılar söylüyor. Yanlış anlamayın bunlar güzel şeyler ama bunları yapıyorsan şikâyet etmeyeceksin. Geçen seneler Arda ile bu konuda en çok kavga eden, tartışan bendim. Bu konuda uzun uzun konuşmuşluğumuz var. O zaman söylediğimi şimdi yine savunuyorum; yapıyorsan şikâyet etmeyeceksin. Şikâyet etmek istemiyorsan yapmayacaksın. Gizli gizli işini yürüten, malzeme vermeyen o kadar çok kişi var ki; onlardan olacaksın. Bazı ünlülerimiz hem göz önünde olayım, hem gönlümce her şeyi yapayım hem de hiç didiklenmeyeyim istiyor. Hiç eleştirilmeyeyim istiyor. Ama o da olmuyor işte.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar