Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İSTANBUL'da yazlar, öğleden sonra güneşini zalimce çeken evimizde rahat geçmiyor. Her fırsatta en yakın parkta alıyoruz soluğu. En yakın parklar hep araba yolu mesafesinde. Parkın iyi yanı Uzay'ın "gazını almasında"! 3 yaşına yaklaşan erkek çocuğu ebeveynleri, nasıl da bitmez tükenmez bir enerji topuyla karşı karşıya olduklarını bilirler. 3 oda bir salon dört duvar, söz konusu enerjiyi tüketebilecek ortam değil. İlla ki açık hava lazım, koşma yarışları, trambolinde nefessiz kalana kadar zıplamalar, tırmanma duvarları lazım. Aksi halde evdeki kütüphaneler tırmanma duvarı, yataklar trambolin...

        Parklarda gözüme çarpan bir manzara var bugünlerde. Uzay yaşında çocuklar akülü arabalar ve motosikletler kullanıyorlar. Anne babalar peşlerinde ellerinde akıllı telefonlarla dolaşırken. Tüketimde sınır yok elbette, kim çocuğuna nasıl bir oyuncak alır söylemek haddime değil lakin bu akülü arabalara, motorlara gıcığım.

        3 yaşında altında Mercedes arabasıyla gezen çocuk için öngörebildiğim 3 tehlike var. Birincisi şimdiye dair: Çocuk hareket etmiyor. Akülü araba bisiklet değil, bacakları çalıştırmıyor. Çocuk parkta koşup oynamıyor, zıplamıyor, kumdan kale yapmıyor. Tıpkı evdeki gibi ya da babasının arabasında arka koltukta oturduğu gibi hareketsiz. Direksiyonu sağa sola çevirmek haricinde bedenini kullanmıyor. Enerjisi boşalmıyor, bedensel koordinasyon gelişmiyor.

        İlk arabamı 25 yaşında üç sene kredi ödeyerek aldım. Bulabildiğim en küçük, en ekonomik, en az benzin yakan arabaydı. Beni senelerce mutlu etti. Peki bu çocuklar büyüdüklerinde nasıl bir eşyayla, nasıl bir alışverişle tatmin olacaklar merak ediyorum. 3 yaşında son derece lüks bir araba sahibi olsam 6 yaşında jet uçak isterdim; 18'imde uzay mekiği ve bunlar olmadığı için depresyona girerdim; sanırım. Bu tamamen benim fikrim.

        Son olarak da bizim oralarda (Kadıköy) yaz geceleri eğlencesi olarak kabul gören araba yarışlarını düşünüyorum. Kapışmak deniyor buna sanırım. Sahil yolunda çeşitli yerlerde toplaşan gençler arabalarını bağırttırarak hem kendi hem de çevredeki diğer herkesin can güvenliğini tehlikeye atan bir oyun oynuyorlar. Parkta akülü arabasıyla gezen çocuğu görünce bunlar geliyor aklıma. Bu çocuğun büyüyünce nasıl biri olabileceğini gördüğümü sanıyorum. Bu görüntü hoşuma gitmiyor.

        Kimse kendini, yaşamını bana beğendirmek zorunda değil elbet, lakin yaptığımız ufak tefek seçimlerle çocuklarımızın geleceğini nasıl etkilediğimizi görmemiz lazım. Akülü arabalar çocukların ne fiziksel ne de psikolojik sağlığı için hiç uygun değil bana kalırsa. Bazen her şeyin en pahalısını tedarik etmek en iyisi olmuyor çocuklar için. Yine de çocuk sizin, para sizin.

        Mutlu çocuklar

        OKUL başarısı, Uzay'ın hayatı için olmazsa olmaz diye düşündüğüm konulardan biri değil. Ben sadece mutlu bir çocuğum olsun ve dünyanın her yerinde tek başına ayakta durabilsin istiyorum. Geçen gün okul çağına gelmiş çocukları olan iki arkadaşımla konuşuyordum. Onlar da aynı fikirdeler... Neden mi?

        Eğitim sistemi, ben son diplomamı aldığımdan beri sayısız kere değişti. Liseye, üniversiteye girişler, okulların nitelikleri, değerlendirme sistemleri... Takip edemiyorum şimdi hangisinin güncel olduğunu... Bir ara dört senelik okulu 2.5 senede bitirtebilen kredili sistem vardı liselerde; ardından meslek liselerini dezavantajlı konuma düşüren düzenlemeler yapıldı, sonra meslek liselerinin hayrına bir sürü kanunlar çıktı, okul ortalamaları önem kazanıp kaybettiler, sınavların isimleri ÖSS, ÖYS, SBS, LGS, ABC, DEF vs. diye değişip duruyor...

        Üstüne üstlük her sene yapılan sınavlarda usulsüzlükler, hesap kitap hataları vs. de cabası. Eğitim evet çocuk için en önemli şeylerden biri mutlaka, ama bu sistemsizlikte yarar yerine zarar görüyorum. Çocuk ne kadar çalışsa, çaba gösterse, ennnnn okullara gitse, ennnn notlar alsa da bu öyle bir sistem ki bir anda her şeyin sıfırlanması mümkün. Her an her şey değişebilir, baş aşağı olabilir, geçerliliğini yitirebilir.

        İşte bu yüzden önemli olan kendine güvenen, mutlu, huzurlu, sorgulayan, meraklı çocuklar yetiştirmek. Bunun sonucu hiçbir sisteme göre farklılık arz etmez.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar